Can Holding soruşturmasında tutuklanan Büyük Üstat Remzi Sanver'in yönetimi, mason teşkilatı içinde hukuk mücadelesi ile karşı karşıya
Can Holding soruşturmasında tutuklanıp sekiz ay sonra tahliye edilen Büyük Üstat Remzi Sanver'in yönetimi, bu kez mason teşkilatı içindeki hukuk mücadelesiyle karşı karşıya. 42 yıllık mason Ali Rıza Aral'ın açtığı davanın ardından ortaya çıkan yeni gelişme, teşkilattaki yetki ve yönetim tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

PD HABER MERKEZİ
Can Holding soruşturmasıyla Türkiye'nin gündemine gelen Prof. Dr. Remzi Sanver'in başkanlığını yaptığı Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nde başlayan yönetim tartışması mahkemeye taşındı.
Türkiye'deki mason teşkilatının yönetiminde yaşanan anlaşmazlığın merkezinde, 42 yıllık mason Ali Rıza Aral bulunuyor.
Aral, Sanver'in tutuklanmasının ardından derneğin genel kurulunun toplantıya çağrılması gerektiğini savunarak 1 Nisan 2026'da yargıya başvurdu.
TUTUKLULUKLA BAŞLAYAN YÖNETİM TARTIŞMASI
Remzi Sanver, 17 Ekim 2025'te Can Holding soruşturması kapsamında tutuklandı.
Bu gelişmenin ardından derneğin yönetimine ilişkin tartışmalar başladı.
Ali Rıza Aral'ın başvurusunda, Büyük Loca Tüzüğü'nün 28'inci maddesine dayanıldı. Aral, Sanver'in tutuklanmasıyla başkanlık makamının fiilen boşaldığını ve üç ay içinde seçim yapılması gerektiğini ileri sürdü.
Ancak dernek yönetimi farklı bir hukuki görüş savundu.
Yönetim, tutukluluğun başkanlık görevini kendiliğinden sona erdirmeyeceğini ve Sanver'in medeni haklarını kullanma ehliyetinin kısıtlanmadığını açıkladı.
MAHKEMENİN ÜÇ KİŞİLİK HEYET KARARI
İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 8 Nisan 2026 tarihli ara kararına ilişkin yayımlanan haberde, Türk Medeni Kanunu'nun 75'inci maddesi kapsamında genel kurul çağrısı yapabilecek üç üyenin mahkemeye bildirilmesinin istendiği aktarıldı.
Bu kararın, derneğin yönetimine kayyım atanmasıyla aynı hukuki anlama gelmediği anlaşılıyor.
Nitekim Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği, kayyım atandığı iddialarını resmî açıklamayla reddedildi.
SANVER TAHLİYE EDİLDİ, TARTIŞMA BİTMEDİ
16 Haziran 2026'da Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi.
Ancak tutukluluk döneminde başlayan genel kurul ve yönetim tartışması, tahliyeyle birlikte tamamen kapanmadı.
Sabah gazetesinin 26 Ekim tarihli manşetinde, Sanver'in Ali Rıza Aral'ın localara girişini yasakladığı ve Aral'ın buna karşı dava açtığı bildiriliyor.
Gazetenin haberine göre mahkeme, ihtiyati tedbir başvurusunu değerlendirmek üzere üç kişilik bilirkişi heyeti görevlendirdi ve ilk duruşmayı 6 Ocak'a bıraktı.
BÜYÜK ÜSTATLIK MAKAMINDA YETKİ TARTIŞMASI
Yaşanan gelişmelerin merkezinde iki farklı hukuki mesele bulunuyor.
Birincisi, tutukluluk döneminde büyük üstatlık makamının boşalıp boşalmadığı.
İkincisi ise teşkilat içindeki disiplin ve üyelik haklarına ilişkin kararların hangi yetkilerle alınabileceği.
Aral'ın localara girişinin engellenmesine ilişkin işlemin hukuki niteliği, gerekçesi ve dayanağı, yeni davanın belirleyici konuları arasında yer alabilir.
Bu nedenle mesele yalnızca iki isim arasındaki bir koltuk mücadelesi değil, mason teşkilatının kendi iç yönetim kurallarının yargı tarafından nasıl değerlendirileceği sorusu.
ŞİMDİ GÖZLER MAHKEMEDE
Türkiye'deki mason teşkilatında yaşanan tartışmanın bundan sonraki aşamasını mahkeme süreci belirleyecek.
Sanver'in tahliyesinden sonra başlayan yeni davada, Aral hakkındaki işlemin hukuka uygunluğu ve ihtiyati tedbir koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilecek.
Can Holding soruşturmasıyla kamuoyunun gündemine gelen Remzi Sanver, böylece bu kez başkanlığını yaptığı teşkilatın içinden yükselen hukuki itirazla karşı karşıya.
patronlardunyasi.com















