'Boğaz köprüleri satılıyor' haberlerine Resmi Gazete yanıtı, köprüler için hangi kapı açılıyor?
Sosyal medya “Boğaz köprüleri satılıyor” yorumlarından geçilmiyordu. Oysa Resmî Gazete’deki metin başka bir tablo ortaya koyuyor. 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri yeni kararla özelleştirme kapsamına alınmadı, zaten yıllardır programdaydı. Kararda mülkiyet devri açıkça kapsam dışında tutulurken, henüz yapılmış bir ihale ya da gerçekleşmiş bir devir de yok. Peki 5 Eylül’de yayımlanan karar gerçekte neyi değiştirdi? Patronlar Dünyası kararın satır aralarını geçmiş kararlarla karşılaştırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, Türkiye’nin en önemli ulaşım varlıklarının geleceğini ilgilendiren yeni bir özelleştirme sürecinin çerçevesini çizdi.
Kararın yayımlanmasının ardından özellikle sosyal medyada 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin “satıldığı” ya da “30 yıllığına özelleştirildiği” yönünde çok sayıda yorum yapıldı.
Ancak Resmî Gazete’deki karar dikkatle okunduğunda tablo bundan farklı.
İKİ BOĞAZ KÖPRÜSÜ BUGÜN KAPSAMA ALINMADI
11750 sayılı kararın birinci maddesiyle özelleştirme kapsam ve programına yeni alınan varlıklar üç güzergâhtan oluşuyor:
Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü.
Bağlantı yollarının yanı sıra bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer ilgili varlıklar da kapsama dahil ediliyor.
Boğaz köprüleri açısından ise durum farklı.
Bugün 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adını taşıyan dönemin Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün özelleştirme hikâyesi 23 yıl öncesine uzanıyor.
24 Şubat 2003 tarihli 2003/4 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı’yla iki köprü ve bazı otoyollar özelleştirme kapsamına alınmıştı. 15 Ekim 2010 tarihli 2010/88 sayılı kararla da köprüler ve genişletilen otoyol portföyü özelleştirme programına alındı.
Dolayısıyla 5 Eylül 2026’da iki Boğaz köprüsünün ilk kez özelleştirme kapsamına alındığını söylemek doğru değil.
RESMÎ GAZETE’DE “MÜLKİYET DEVRİ HARİÇ” HÜKMÜ
Sosyal medyadaki tartışmada gözden kaçan en önemli ayrıntılardan biri de kararın özelleştirme yöntemini tarif eden bölümünde bulunuyor.
11750 sayılı karar, kapsamdaki varlıklar için işletme hakkının verilmesi, kiralama, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve gelir ortaklığı modeli gibi yöntemlerin kullanılabilmesine imkân tanıyor.
Ancak kritik bir istisna getiriyor:
Mülkiyet devri hariç.
Bu nedenle “Boğaz köprüleri satıldı” ifadesi Resmî Gazete’de yayımlanan kararın hukuki karşılığı değil.
Üstelik bugün itibarıyla sonuçlanmış yeni bir ihale ve köprüleri veya otoyolları 30 yıllığına devralmış bir şirket de bulunmuyor.
ASIL YENİLİK: TEK PAKET MECBURİYETİ YOK
Yeni kararın iş dünyası açısından belki de en önemli bölümü ise sosyal medyadaki tartışmanın gölgesinde kaldı.
2010’daki modelde köprü ve otoyolların tek paket halinde özelleştirilmesi öngörülmüştü. Nitekim Özelleştirme İdaresi’nin resmi belgelerine göre 2012’de gerçekleştirilen ihale de yaklaşık 1.975 kilometrelik köprü ve otoyol portföyünün tamamını kapsıyordu.
Yeni Cumhurbaşkanı Kararı ise farklı bir kapı açıyor.
Kapsamdaki varlıkların “bir bütün halinde veya ayrı ayrı gruplar halinde” özelleştirilebilmesine olanak tanıyor.
Bu ifade teknik görünse de önümüzdeki ihale açısından son derece önemli.
Devlet artık bütün köprü ve otoyol portföyünü tek bir yatırımcıya tek paket halinde vermek zorunda değil. Hangi otoyol ve köprülerin aynı grupta yer alacağına bağlı olarak farklı yatırımcı gruplarının karşısına farklı büyüklükte paketler çıkabilecek.
2012’DE MASADA 5.72 MİLYAR DOLAR VARDI
Bu sürecin ekonomik büyüklüğünü anlamak için 14 yıl geriye gitmek gerekiyor.
Köprü ve otoyolların 25 yıllık işletme hakkı için 17 Aralık 2012’de gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklif 5 milyar 720 milyon dolar olmuştu.
Teklifi Koç Holding-UEM Group Berhad-Gözde Girişim ortak girişim grubu vermişti.
Ancak ihale sonuçlanmadı.
Özelleştirme İdaresi’nin resmi belgesine göre ihale, 22 Şubat 2013 tarihli ve 2013/18 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile iptal edildi.
Böylece Türkiye’nin en büyük altyapı özelleştirmelerinden biri hayata geçirilemedi.
2012’DE 25 YILDI, YENİ SÖZLEŞME 30 YIL OLACAK
İki dönem arasındaki dikkat çekici farklılıklardan biri de sözleşme süresi.
2012’de gerçekleştirilen ihalede işletme hakkının fiili teslim tarihinden itibaren 25 yıllığına verilmesi öngörülmüştü.
4 Eylül 2026 tarihli 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ise yeni özelleştirme sözleşmesinin süresini 30 yıl olarak belirliyor.
Özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için verilen son tarih de 31 Aralık 2031.
İşlemler tamamlanıncaya kadar söz konusu otoyol, köprü, bağlantı yolu ve tesislerin bakım, onarım ve işletilmesini Karayolları Genel Müdürlüğü sürdürecek.
Devir sonrasında da bakım, onarım ve işletme yükümlülüklerinin çerçevesini KGM belirleyecek ve denetim yetkisi KGM’de olacak.
23 YILLIK DOSYA YENİDEN AÇILIYOR
Dolayısıyla 11750 sayılı kararı yalnızca “iki Boğaz köprüsü özelleştiriliyor” şeklinde okumak, kararın ekonomik önemini de eksik bırakıyor.
Kararın anlattığı daha büyük bir hikâye var.
patronlardunyasi.com















