Dolar
49,3464
0,11%
Euro
55,2708
0,07%
Sterlin
65,3351
0,05%
Bitcoin
4.061.896
0,88%
BİST-100
12.265,98
0,43%
Gram Altın
6.654,867
1,59%
Gümüş
60,81
2,75%
Faiz
39,13
-0,58%

Fon krizine ilişkin kanun teklifi Meclis'te: SPK'ya milyarlık hisseleri borsa dışında sattırma yetkisi geliyor

Fon krizinin çözümü için Meclis'e sunulan dokuz maddelik kanun teklifinden, 1 milyon liralık ara ödemenin ötesinde kritik düzenlemeler çıktı. SPK'ya tasfiye kapsamındaki hisselerin borsa dışında ve toplu yöntemlerle satılmasına izin verme yetkisi verilmesi öngörülüyor. Teklif, bazı yatırımcıların ödemelerden yararlandırılmamasını ve TMSF'nin fonlardan çıkarılan varlıkları geri almak için yeni yetkiler kullanmasını da kapsıyor.

09.10.2026 18:26 • Güncelleme: 09.10.2026 18:28
Fon krizine ilişkin kanun teklifi Meclis'te: SPK'ya milyarlık hisseleri borsa dışında sattırma yetkisi geliyor
16px
32px

Deniz DALLI 

Fon krizinde yeni dönem: Hisseler nasıl satılacak?

Türkiye'nin gündemindeki fon krizinin çözümü için hazırlanan kanun teklifi TBMM'ye sunuldu. AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan dokuz maddelik teklif, tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarının varlıklarının nasıl satılacağını, yatırımcılara hangi koşullarda ödeme yapılacağını ve kaybolan fon varlıklarının nasıl geri alınacağını düzenliyor.

Patronlar Dünyası'nın incelediği 21 sayfalık teklifin en dikkat çekici bölümlerinden biri, Sermaye Piyasası Kurulu'na tanınması öngörülen özel satış yetkileri.

Teklifin üçüncü maddesiyle, fonların elindeki hisse senetlerinin olağan borsa işlemlerinin dışında farklı yöntemlerle nakde çevrilmesinin önü açılıyor.

Bu yöntemler arasında toplu satış, hâkim ortağa satma hakkı, özel işlem bildirimi, farklı fiyat marjları ve borsa dışı satış bulunuyor.

Üstelik bu hisseleri satın alan yatırımcılara belirli süre borsada yeniden satış sınırlaması getirilebilecek.

Düzenlemenin gerekçesinde, düşük likiditeli hisselerin kısa sürede yoğun biçimde satılmasının fiyatları daha da düşürerek yatırımcı zararını büyütebileceğine dikkat çekiliyor. Amaç, satışlardan mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi.  

Asıl soru: Hisseleri kim, hangi fiyattan alacak?

Yeni düzenleme, tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde bulunan büyük hisse bloklarının geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.

Ancak teklif, bütün hisselerin borsa dışında satılacağı anlamına gelmiyor. SPK'nın koşullara göre farklı satış yöntemlerine izin verebilmesi öngörülüyor.

Burada iş dünyası ve yatırımcılar açısından kritik sorular ortaya çıkıyor:

Satışlarda hangi değerleme yöntemi esas alınacak? Borsada oluşan fiyat ile blok satış fiyatı arasında fark olursa bu fark nasıl gerekçelendirilecek? Hâkim ortaklara hangi koşullarda satış imkânı tanınacak? Alıcıların belirlenmesi ve satış sonuçlarının açıklanmasında nasıl bir şeffaflık sağlanacak?

Bu soruların yanıtları, yalnızca fon yatırımcılarını değil, hisseleri tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan halka açık şirketlerin diğer ortaklarını da ilgilendiriyor.

1 MİLYON LİRA HEMEN VE KOŞULSUZ ÖDENMEYECEK

Teklifin yatırımcıları doğrudan ilgilendiren diğer önemli bölümü, 1 milyon liraya kadar yapılabilecek ara ödemeler.

Düzenleme, bu ödemenin otomatik bir hak olarak değerlendirilmesine imkân vermiyor.

İlk ara ödeme, endeksleme uygulanmamış net yatırım tutarıyla sınırlı olacak. Fonun dağıtılabilir nakdinin yetersiz olması halinde SPK'nın ödeme miktarını düşürmesine veya küçük yatırımcılara öncelik tanımasına imkân sağlanması öngörülüyor.

Nihai hesaplamada ise yatırımcıların net yatırım tutarlarının TÜFE ve Yİ-ÜFE değişimlerinin aritmetik ortalaması kullanılarak güncellenmesi esas alınıyor.

Dolayısıyla teklif, her yatırımcıya derhal 1 milyon lira ve enflasyon farkı ödeneceği anlamına gelmiyor. 

BAZI YATIRIMCILAR ÖDEME ALAMAYABİLECEK

Teklifin hukuki açıdan en fazla tartışma yaratabilecek hükümlerinden biri de üçüncü maddede bulunuyor.

Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 ve 107'nci maddelerinde düzenlenen fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumların, özel tasfiye ve geri kazanım mekanizmasından ödeme alamaması öngörülüyor.

Bu düzenleme, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığına ilişkin hükümlerle bağlantılı.

Ancak SPK'nın idari tespiti ile kesinleşmiş yargı kararı aynı hukuki nitelikte değil.

Bu nedenle söz konusu tespitlere karşı başvuru yolları, yargısal denetim ve sonradan iptal edilen kararların ödeme haklarına etkisi, düzenlemenin uygulanmasında önem taşıyacak.

TMSF'YE GERİ ALMA VE TAHSİLAT YETKİSİ

Teklifin diğer önemli ayağı, fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması.

Öncelikle ilgili portföy yönetim şirketlerinin sorumluluğuna gidilmesi, tahsilatın yeterli olmaması halinde ise sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerden tahsilat yapılması öngörülüyor.

TMSF'nin kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat kapsamında takip ve tahsilat süreçlerinde görev üstlenmesi de teklifin önemli hükümleri arasında.

Ceza soruşturması ve kovuşturmaları kapsamında el konulan malvarlıklarının fonlarla hukuki bağlantısının kurulması halinde, bunların yatırımcı zararlarının karşılanmasında kullanılabilmesine yönelik mekanizmalar da düzenleniyor. 

DEVLET BÜTÇESİNDEN ÖDEME YAPILMAYACAK

Teklifin genel gerekçesindeki bir başka önemli ayrıntı ise kamu bütçesine mali yük getirilmemesinin öngörülmesi.

Buna göre yatırımcılara yapılacak ödemeler, fonların mevcut varlıkları ile geri kazanılan, tahsil edilen veya iade edilen değerlerden karşılanacak.

Başka bir ifadeyle düzenleme, yatırımcıların bütün zararlarının Hazine tarafından üstlenilmesini öngören bir devlet garantisi getirmiyor.

Bu nedenle fon varlıklarının hangi bedelle satılacağı ve hukuka aykırı işlemler nedeniyle kaybedilen tutarların ne kadarının geri alınabileceği, yatırımcıların alacağı toplam ödemede belirleyici olacak.

Fon krizinin bundan sonraki en önemli aşaması, yalnızca paranın ne zaman ödeneceği değil; milyarlarca liralık varlığın hangi yöntemlerle, hangi bedeller üzerinden nakde çevrileceği olacak.

patronlardunyasi.com