Dolar
49,3468
0,11%
Euro
55,2119
-0,03%
Sterlin
65,2551
-0,07%
Bitcoin
4.072.872
1,13%
BİST-100
12.265,98
0,43%
Gram Altın
6.645,87
1,45%
Gümüş
60,84
2,81%
Faiz
39,13
-0,58%

Rahmi Koç’un 96. yaş gününde, İstanbul’da bir hastanenin 401 numaralı odasının duvarında saklı kalan 55 yıllık sır

Türk sanayisinin duayeni Rahmi Koç’un 96. yaş gününde, İstanbul’da bir hastane odasının duvarında yarım asrı aşkın süredir duran sanat eserinin hikâyesini ortaya çıkarıyoruz. Ünlü seramik sanatçısı Jale Yılmabaşar’ın imzasını taşıyan ve Türkiye’nin otomotiv tarihinden izler barındıran eser, Koç’un geçmişte ofis olarak kullandığı belirtilen odada bulunuyor. Bu hikâye, iki eski dostun sanat ve sanayiyle kesişen yolculuğuna da ışık tutuyor.

09.10.2026 15:16 • Güncelleme: 09.10.2026 15:26
Rahmi Koç’un 96. yaş gününde, İstanbul’da bir hastanenin 401 numaralı odasının duvarında saklı kalan 55 yıllık sır
16px
32px

Kerim ÜLKER

Geçtiğimiz hafta kardeşlerimle yaptığımız sohbetlerden birinde konu uzun yaşamak ile güzel yaşamak arasındaki farka geldi.

Ablam heykel sanatçısı Nermin Ülker, ikisinin bir arada mümkün olduğunu söyledi.

Örneği de Rahmi Koç’tu.

Sanayiye adanmış bir ömür. Sanatla, kültürle, koleksiyonlarla zenginleşmiş bir hayat. Ve 96 yaşında hâlâ devam eden bir merak ve çalışma heyecanı…

Bir dönem sağlık sektöründe de çalışan, aynı zamanda heykeltıraş olan ablam için Rahmi Koç, sanatla hayatın nasıl iç içe geçebileceğinin örneklerinden biriydi.

Ardından yıllar öncesinden bir hatıramızı anlattı.

Bir rahatsızlığım sırasında beni çalıştığı Mecidiyeköy’deki Çevre Hastanesi’ne götürmüş, tedavimi orada yaptırmıştı.

Hastanede kaldığım günlerden birinde odama gelip şöyle demişti:

“Şanslısın. Kaldığın oda çok özel.”

O gün dinlediğim hikâyeyi yıllar sonra yeniden hatırladım.

Çünkü o odanın duvarında yalnızca bir sanat eseri değil, Türk otomotiv sanayisinin geçmişinden bir parça duruyordu.

401 NUMARALI ODANIN SIRRI

1983 yılında kurulan Çevre Hastanesi’nin bulunduğu bina, hastaneden daha eski bir geçmişe sahip.

Ablamın aktardığı bilgilere göre binanın dördüncü katındaki odalardan biri, geçmişte Rahmi Koç tarafından ofis olarak kullanılmıştı.

Bugün o mekân, hastanenin 401 numaralı hasta odası.

Odayı farklı kılan ise duvarındaki büyük seramik pano.


Heykeltıraş Nermin Ülker

İlk bakışta renkli otomobil figürleriyle dikkat çeken eserde, Türkiye’nin otomotiv tarihine uzanan önemli ayrıntılar bulunuyor.

Panoda TOFAŞ adı, 1968 tarihi ve Büyük Ankara Oteli ibaresi yer alıyor.

TOFAŞ’ın 1968 yılında kurulmuş olması, eserin şirketin ilk dönemleriyle bağlantılı olabileceğini düşündürüyor.

Panoda farklı renklerde altı eski otomobil ve Murat modelini çağrıştıran bir araç figürü de bulunuyor.

Ancak burada dikkat çekici bir tarih ayrıntısı var.

TOFAŞ’ın Murat 124 modelini üretmeye başlaması 1971 yılına uzanıyor. Dolayısıyla panodaki 1968 ibaresinin doğrudan eserin yapım tarihini gösterip göstermediği henüz kesin değil.

Eserin üretim tarihi ve ilk kullanım amacı ayrıca araştırılmayı hak ediyor.

Fakat panoyu asıl değerli kılan başka bir ayrıntı var.

Üzerindeki sanatçı imzası.

İMZA, JALE YILMABAŞAR’A AİT

Ablamın dikkatimi çektiği imza, Türk seramik sanatının en önemli isimlerinden Jale Yılmabaşar’a ait.

Bir başka ifadeyle, hastanenin sıradan bir odasının duvarında, Türkiye’nin sanat tarihinde önemli bir yere sahip bir sanatçının eseri bulunuyor.

Üstelik sanatçı ile Rahmi Koç arasında uzun yıllara dayanan bir dostluk var.

1939 yılında Samsun’da doğan Jale Yılmabaşar, Türk seramik sanatının öncü kadın isimlerinden biri.

1957 yılında AFS bursuyla ABD’ye gitti. Türkiye’ye döndükten sonra sanat eğitimini sürdürdü. Seramik alanında akademik kariyer yaptı, profesörlüğe yükseldi ve dünyanın farklı şehirlerinde eserlerini sergiledi.

Ancak Yılmabaşar’ın hayatındaki ilginç dönemeçlerden biri de Rahmi Koç’la dostluğuna uzanıyor.

RAHMİ KOÇ’UN BİR CÜMLESİYLE DEĞİŞEN SANAT YOLCULUĞU

Yılmabaşar’ın sanat hayatı seramikle başlamıştı.

Anlatılanlara göre Rahmi Koç, bir gün yakın dostuna şöyle söyledi:

“Seni ressam olarak görmek isterim.”

Bu söz, sanatçının resme yönelme hikâyesinin önemli parçalarından biri oldu.

Yılmabaşar, 1985 yılında Münih’te resim eğitimi almaya başladı. Anlatımına göre, Türkiye’de profesör olduğunu öne çıkarmadan üç yıl boyunca öğrenci olarak eğitim gördü.

Bu hikâye, iki isim arasındaki ilişkinin yalnızca sanatçı ve koleksiyoner ilişkisinden ibaret olmadığını da gösteriyor.

Bir tarafta Türkiye’nin sanayileşme tarihinde önemli rol oynayan Rahmi Koç.

Diğer tarafta seramiği ve resmi kendine özgü renklerle buluşturan Jale Yılmabaşar.

Ve ikisinin yollarını kesiştiren otomobiller…

OTOMOBİLLERİ SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜRDÜ

Jale Yılmabaşar’ın eserlerini tanıyanlar, onun renk dünyasını da bilir.

Maviler, kırmızılar, sarılar, yeşiller…

Horozlar, göz motifleri ve canlı figürler…

Sanatçının kendine özgü bu dili, Çevre Hastanesi’nin 401 numaralı odasındaki panoda da kendisini gösteriyor.

Rahmi Koç ile sanatçının ortak geçmişinde otomobillerin ayrı bir yeri bulunuyor.

Yılmabaşar, Otokoç için bir ticari aracı kendi sanat anlayışıyla boyamıştı. Üzerini karakteristik horoz motifleriyle süslediği araç, bir ulaşım aracından sanat eserine dönüşmüştü.

Sanatçının herhangi bir ücret talep etmediği bu çalışmanın satışından elde edilen gelir Türk Eğitim Vakfı’na bağışlandı.

Söz konusu araç bugün Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonunda bulunuyor.

Yani Koç ile Yılmabaşar’ın dostluğu, yalnızca özel hayatlarında değil, sanat eserlerinde de iz bırakmış durumda.

PEKİ BU ESER NEDEN HÂLÂ HASTANE ODASINDA?

Hikâyenin en merak uyandıran sorusu da burada başlıyor.

Türk otomotiv sanayisinin geçmişine işaret eden, Jale Yılmabaşar imzalı bu büyük seramik pano neden hâlâ bir hastane odasının duvarında?

Ablama bunu sorduğumda, Rahmi Koç’un eseri yıllar içinde unutmuş olabileceğini söyledi.

Kendisi de geçmişte bu eserin varlığını Rahmi Koç’a duyurmaya çalışmış ancak sonuç alamamış.

Elbette Rahmi Koç’un eserden haberdar olup olmadığını, panonun neden yerinde bırakıldığını veya başlangıçta kimin için yapıldığını bilmiyoruz.

Bunlar henüz yanıtlanmamış sorular.

Ancak bildiğimiz bir şey var.

İstanbul’da bir hastane odasının duvarında, Türk sanatının önemli isimlerinden birinin imzasını taşıyan ve Türkiye’nin otomotiv geçmişiyle bağlantılı dikkat çekici bir eser bulunuyor.

Bu eserin hikâyesi, yalnızca sanat tarihçilerini değil, sanayi tarihine ilgi duyanları da yakından ilgilendiriyor.

RAHMİ KOÇ’A DOĞUM GÜNÜ HEDİYEMİZ

Bugün Rahmi Koç 96 yaşında.

Jale Yılmabaşar ise 87.

İki eski dostun hikâyesi, Türkiye’nin sanayileşme ve sanat tarihinde farklı dönemlere uzanıyor.

Rahmi Koç’un yaşamı boyunca oluşturduğu koleksiyonlar, kurduğu müzeler ve kültür hayatına katkıları düşünüldüğünde, 401 numaralı odadaki eserin ayrı bir anlamı var.

Belki de yıllardır aynı duvarda duran bu pano, onun için çok eski bir hatıranın kapısını aralayacak.

Belki de bizim henüz bilmediğimiz başka bir hikâyesi var.

Patronlar Dünyası olarak Rahmi Koç’un 96. yaş gününde kendisine pahalı bir hediye sunmuyoruz.

Yalnızca İstanbul’un ortasında, bir hastane odasının duvarında duran, eski dostu Jale Yılmabaşar’ın imzasını taşıyan bir sanat eserini hatırlatıyoruz.

Adres belli: Mecidiyeköy, Çevre Hastanesi, 401 numaralı oda.

Belki de bu doğum gününün en güzel sürprizi, yıllar öncesinden kalan bir hatırayla yeniden karşılaşmak olacak.

Patronlar Dünyası ailesi olarak canı gönülden “İyi ki doğdunuz Rahmi Koç” diyoruz…

patronlardunyasi.com