Ayakkabıda taban fırsatçılığı tavan yaptı
İflaslarla boğuşan ayakkabı sektörünü bu defa da fırsatçılık vurdu. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten, özellikle ham madde ve yan sanayideki yüzde 40’a varan zamlar ile Mısır üzerinden gümrüksüz giren ürünlerin yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.

Türkiye’nin en köklü markalarından biri olan Yeşil Kundura’nın iflasıyla gözler ayakkabı sektörüne çevrildi. Döviz kurunun enflasyonun gerisinde kalması, artan işçilik maliyetleri ve daralan istihdam sebebiyle zor günler geçiren sektör bu defa da fırsatçıların hedefinde. Özellikle ham madde ve yan sanayideki yüzde 40’a varan zamlar ile Mısır üzerinden gümrüksüz giren ürünler yerli üreticinin belini bükerken, sektör üretim gücünü koruyabilmek için acil müdahale bekliyor.
Türkiye gazetesinden Ömer Temür'ün haberine göre sektörün 2020, 2021 ve 2022 yıllarında ihracat rekoru kırdığını hatırlatan Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, o dönemde 380 milyon çift ihracatla 550 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiklerini söyledi. Ancak 2022’nin son çeyreğinden itibaren tablonun tersine döndüğünü belirten İçten, “Artan maliyetler ve Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesi bizi küresel rekabetten kopardı. İşçilik gideri üç yıl önce maliyetin yüzde 20-30’uyken, bugün yüzde 50’sine ulaştı. Yabancı müşterilerimiz Türkiye’deki fiyatların çok pahalı olduğunu söyleyerek alımlarını durdurdu. 2023 yılında ilk defa 150 milyon dolar dış ticaret açığı verdik. Bugün ihracat 187 milyon çifte kadar düşerken açık 500-550 milyon dolarlara ulaştı” dedi.
VERGİLER SIFIRLANSIN
Sektörün kanayan yaralarından birinin de yan sanayi ve ham madde tedarikinde yaşanan fırsatçılık olduğunu vurgulayan İçten, “Körfez kaynaklı petrol ham madde artışlarını bahane eden plastik sanayicileri, ayakkabı tabanı ve suni deride fahiş zamlar yapıyor. Çin’de ham madde artışları 3-5 cent, İtalya’da 5-10 cent seviyesindeyken; bizde ayakkabı tabanına yüzde 30-40 oranında fahiş zamlar yapıldı. Bu durumu Ticaret Bakanlığına ilettik. Piyasada regülasyon sağlanması için bu ürünlerin ithalatında gümrük vergilerinin geçici olarak sıfırlanmasını talep ediyoruz. Özellikle Türkiye’de üretilmeyen mikrofiber gibi 8-9 kalem malzemede vergiler kaldırılırsa maliyetlerimiz yüzde 30 ucuzlar” ifadelerini kullandı.
MISIR ÜZERİNDEN ARKA KAPI
Sektörün karşı karşıya kaldığı ve giderek büyüyen bir diğer büyük tehdit ise Mısır. Çin ve Uzak Doğu’dan Mısır’a getirilen taban ve sayaların burada sadece montaja tabi tutularak “Mısır menşei” kazandığını dile getiren İçten, Serbest Ticaret Anlaşması (STA) sayesinde bu ürünlerin Türkiye’ye düşük gümrükle veya gümrüksüz girdiğini bildirdi.
İçten şunları kaydetti:
"İki yıl önce sıfır olan Mısır’dan ithalatımız, 2025’te 25 milyon dolarlara ulaştı, bu yıl 60-70 milyon dolara çıkması bekleniyor. İlginçtir ki bunu yapanlar da yine buradaki ortaklıklarla Türk firmaları. Üretim kültürü olmayan bir ülkede ayakkabıcılığı kendi elimizle yeşertiyoruz. Yarın Mısır, bizim ihracat pazarlarımızda en büyük rakibimiz olacak. Ya ham madde ve yarı mamul ürünlere uygulanan ithalat vergileri kaldırıp kendi ürünümüzü yapmamızın önü açılsın ya da Mısır’a karşı acil tedbir alınsın"
SIKINTI İFLAS DEĞİL, NAKİT
Berke İçten, sektörün 2018 yılında yaşadığı kontrolsüz büyüme ve konkordato dalgasından farklı bir noktada olduğunu belirtti:
"Şu an 2018’deki gibi bir konkordato fırtınası yok; firmalarımız daha stabil. Ancak asıl sorunumuz ihracatın kesilmesi. Eskiden ihracat peşin parayla sektöre ‘can suyu’ oluyordu, iç piyasadaki vadeli yapıyı dengeliyordu. Şimdi o denge bozuldu, firmalar nakit aşınmasına girdi"
EK VERGİ İLE İTHALAT DÜŞTÜ
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın desteğiyle ithalat tarafında önemli adımlar atıldığını kaydeden İçten, “Bakanlığımız ithalat vergisini yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkardı. Ayrıca e-Ticaret siteleri üzerinden gelen ürünlere kısıtlama getirildi. Bu adımlar sayesinde 2026 yılı başında ithalatta yüzde 15-20’lik bir düşüş başladı. Ancak ihracatın tekrar dengeye gelmesi için kur politikalarının ve maliyetlerin revize edilmesi şart” ifadelerini kullandı.
ÇALIŞAN TEŞVİKİ 6 BİN TL OLSUN
Ayakkabı sektörünün stratejik önemine değinen İçten, “Bir otomobil fabrikasında bin kişi çalışıyorsa, ayakkabı sanayii 350 bin kişiyi istihdam ediyor. Yani 350 otomobil fabrikası kadar istihdam sağlıyoruz. Ancak maliyetler sebebiyle bugün bu istihdamda yüzde 30-40 kayıp var. İstanbul’un iki önemli sanayi merkezi olan Aymakoop ve Aymosan’da eskiden araba park edecek yer bulunmazken şu an sokaklar boş. Devletten talebimiz, emek yoğun sektörlerdeki 3.500 TL’lik çalışan teşvikinin 6.000 TL’ye çıkarılmasıdır” dedi.
patronlardunyasi.com















