Dolar
48,6406
0,05%
Euro
56,1497
-0,02%
Sterlin
65,6027
-0,13%
Bitcoin
3.738.474
-2,34%
BİST-100
14.001,99
-1,64%
Gram Altın
6.673,753
-0,68%
Gümüş
62,81
-0,67%
Faiz
40,28
0,00%

Tarladan markete uzanan fiyat yolculuğu soruşturmasının şifreleri, savcılık hangi düğümü çözmeye çalışacak?

Türkiye yıllardır çiftçinin sattığı fiyatla tüketicinin ödediği fiyat arasındaki uçurumu tartışıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın aylar önce başlattığı inceleme, yaş sebze ve meyvede tedarik zincirine uzandı. Soruşturmanın merkezinde artık yalnızca “fahiş fiyat” değil; fiyatın üreticiden rafa kadar hangi işlemlerle oluştuğu var.

15.09.2026 08:12Güncelleme: 15.09.2026 08:23
Tarladan markete uzanan fiyat yolculuğu soruşturmasının şifreleri, savcılık hangi düğümü çözmeye çalışacak?
16px
32px

Feramuz ERDİN 

Türkiye’nin en eski ekonomi tartışmalarından biri bu:

Çiftçi ucuza satıyor.

Tüketici pahalıya alıyor.

Peki aradaki para nereye gidiyor?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaş sebze ve meyve piyasasına yönelik soruşturması bu sorunun peşine düştü.

Soruşturma kapsamında büyük ölçekli dağıtıcı firmalar ve yöneticileri mercek altında. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 41 firma yöneticisi hakkında gözaltı kararı verilirken, çok sayıda işyeri ve konutta arama yapılıyor.

Ancak operasyonun PD açısından önemli tarafı gözaltı sayısından çok, fiyatın oluşum mekanizmasının adli soruşturmanın konusu haline gelmesi.

SAVCILIK NİSAN AYINDA İŞARETİNİ VERMİŞTİ

Aslında operasyon sürpriz değil.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, 10 Nisan’da yaptığı açıklamada temel gıdadaki olağandışı fiyat hareketleri konusunda soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.

Dönmez’in işaret ettiği zincir çok açıktı:

Tarla → hal → market.

Başsavcılık; kırmızı et, beyaz et ile yaş sebze ve meyvede fiyatların hangi aşamalarda oluştuğunu ve tedarik zincirinde hukuka aykırı bir yapı bulunup bulunmadığını araştırıyordu. 

Bugünkü operasyon, yaklaşık beş ay önce açıklanan bu çalışmanın yaş sebze-meyve ayağındaki en önemli aşamalarından biri olarak görülüyor.

DOSYANIN KİLİT NOKTASI: MÜSTAHSİL MAKBUZU

Soruşturmada dikkat çeken başlıklardan biri müstahsil makbuzları.

Çünkü müstahsil makbuzu sıradan bir evrak değil.

Ürünün kimden, ne miktarda, hangi tarihte ve hangi bedelle satın alındığını kayıt altına alıyor. Dolayısıyla tarım ürününün üreticiden çıktıktan sonraki ilk fiyatının izlenebilmesinde önemli belgelerden biri. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir de temmuz ayında bu belgelerin ürünün üreticisi, alıcısı, miktarı ve satış bedelinin izlenmesini sağladığına dikkat çekmişti.
Soruşturmadaki iddiaların bu nedenle ekonomik karşılığı büyük.

Eğer bir ürünün ilk alış fiyatı veya maliyeti gerçeğe aykırı belgelerle değiştirilmişse, zincirin sonraki halkalarında görünen kâr marjlarının da gerçek maliyet üzerinden hesaplanıp hesaplanmadığı tartışması ortaya çıkıyor.

Bu aşamada altını çizmek gerekiyor:

Bunlar soruşturma kapsamındaki iddialar. Haklarında işlem yapılan şirket ve yöneticiler bakımından kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerli.

TAM OPERASYON ÖNCESİ: LİMON 5 LİRA, MARKETTE 100 LİRA

Soruşturmayı daha çarpıcı hale getiren ise zamanlaması.

Operasyondan yalnızca bir gün önce Adana’da limon üreticilerinin fiyat şikâyeti gündeme geldi.

Adana Kabzımallar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mahsun Doğan’ın verdiği rakamlara göre üreticiden yaklaşık 5 liraya çıkan limon halde 10 liraya, pazarda 40 liraya, bazı marketlerde ise 100 liraya kadar ulaşıyor.

Antalya’da da benzer bir tablo var.

Sektör temsilcilerinin verdiği örnekte halde yaklaşık 30 lira olan bir ürünün İstanbul’a ulaştığında lojistik ve diğer maliyetlerle 40-42 lirayı bulabildiği, perakendede ise 100 liraya kadar çıkabildiği belirtiliyor. 

Elbette bu farkın tamamına “haksız kazanç” demek mümkün değil.

Nakliye var.

Fire var.

Ambalaj, işçilik, soğuk zincir, kira, enerji ve finansman maliyetleri var.

Savcılığın çözmeye çalıştığı düğüm de tam burada:

Fiyat farkının ne kadarı gerçek ticari maliyet, ne kadarı varsa hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanıyor?

ŞİMDİ EN ÖNEMLİ SORU: 41 ŞİRKET KİM?

Patronlar Dünyası açısından dosyanın bundan sonraki en önemli aşaması burada başlıyor.

Haklarında işlem yapılan 41 dağıtıcı şirketin isimleri henüz güvenilir ve resmi bir liste halinde kamuoyuna açıklanmış değil.

Bu nedenle PD olarak teyit edilmemiş şirket isimlerini yayımlamıyoruz.

Ancak liste ortaya çıktığında dört sorunun cevabı önemli olacak:

Bu şirketler Türkiye’nin hangi büyük üretim bölgelerinde faaliyet gösteriyor?

Hangi hallerde ve tedarik zincirlerinde yer alıyorlar?

Türkiye’nin büyük perakende zincirleriyle ticari ilişkileri var mı?

En önemlisi, Üreticinin aldığı para ile tüketicinin ödediği para arasındaki farkın ne kadarı bu zincirde oluşuyor?

Türkiye yıllardır “Tarlada 5 lira, markette nasıl 100 lira?” diye soruyordu.

Bu kez aynı soruyu savcılık soruyor.

İLGİLİ HABER

Tarladan markete fiyat yolculuğu soruşturmasında 41 dağıtıcı firma yöneticisine gözaltı kararı

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Zorlu’da ikinci bilanço operasyonu, Vestel’den sonra Zorlu Enerji’de masada
Zorlu’da ikinci bilanço operasyonu, Vestel’den sonra Zorlu Enerji’de masada#Zorlu Enerji