Dolar
48,624
0,23%
Euro
56,2162
-0,10%
Sterlin
65,6889
-0,18%
Bitcoin
3.776.862
0,57%
BİST-100
14.467,25
0,51%
Gram Altın
6.774,104
-0,13%
Gümüş
63,93
-0,89%
Faiz
39,89
0,00%

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan iş dünyası, patronlara Şam rotası

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün Şam’da Türk sanayicisinin Suriye’ye “büyük ilgisi” olduğunu söyledi, özellikle tekstil sektörünü işaret etti. Yatırımcıların önündeki finans, lisans, izin ve ortaklık mekanizmaları üzerinde çalışıldığını açıklayan Fidan’ın sözleri, Türk iş dünyasının son haftalardaki Şam trafiğiyle örtüşüyor. TÜSİAD 11 gün önce Suriye Merkez Bankası ve Varlık Fonu dahil kritik kurumlarla yatırım şartlarını görüşürken, ağustos sonunda yaklaşık 200 Türk iş insanı Şam’da temaslarda bulunmuştu.

14.09.2026 05:27Güncelleme: 14.09.2026 05:53
Haberi paylaşın
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan iş dünyası, patronlara Şam rotası
16px
32px

Toygun ATİLLA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dün Şam’da yaptığı açıklamaların önemli bir bölümü Suriye’nin siyasi geleceği ve güvenlikle ilgiliydi.

Ancak konuşmasında Türk iş dünyasını doğrudan ilgilendiren mesajlar da vardı.

Fidan, Türk ve Suriyeli iş insanlarının yatırım ve ortaklık taleplerinin iki ülke hükümetlerinin gündeminde olduğunu söyledi. Finans, vize, çalışma ve iş ruhsatları, lisanslar, izinler ve ortaklık mekanizmaları üzerinde çalışıldığını anlattı.

Ardından Türkiye’deki sanayi yatırımcılarının Suriye’ye “büyük ilgisi” bulunduğunu belirterek özellikle tekstil sektörünü örnek verdi.

Bu açıklama, Türkiye’den Suriye’ye yönelik ekonomik hareketliliğin yalnız müteahhitlik ve ihracatla sınırlı kalmayabileceğini, doğrudan üretim yatırımlarının da gündeme geldiğini gösteriyor.

11 GÜN ÖNCE TÜSİAD ŞAM’DAYDI

Fidan’ın sözlerinden 11 gün önce TÜSİAD yönetimi Şam’da temaslarda bulundu.

31 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasındaki ziyarette TÜSİAD Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Barış Urhan; Suriye Ekonomi Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Merkez Bankası, Varlık Fonu, ticaret ve sanayi odalarıyla görüştü.

Gündemde yeniden yapılanma, yatırım olanakları, finansmana erişim, mevzuat, bürokrasi, altyapı ve dış ticaret vardı.

TÜSİAD heyetinin temasları ile Fidan’ın dün yatırımcılar açısından sıraladığı sorunlar büyük ölçüde aynı başlıklarda buluşuyor.

Ancak TÜSİAD ziyaretinin hükümetin yönlendirmesiyle yapıldığına ilişkin açıklanmış bir bilgi bulunmuyor. Dolayısıyla ilişkiyi doğrudan bir koordinasyon olarak değil, Ankara ile Türk iş dünyasının aynı ekonomik sorunlara odaklanması şeklinde okumak daha doğru.

200 İŞ İNSANI DA GİTTİ

TÜSİAD ziyareti öncesinde daha geniş bir iş dünyası heyeti de Şam’daydı.

Ağustos sonunda Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi organizasyonuyla gerçekleştirilen ziyarete yaklaşık 200 iş insanı katıldı.

Gıda, makine, çelik, otomotiv, kimya ve elektrik-elektronik dahil birçok sektörden şirketler Suriyeli firmalarla görüşmeler yaptı.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye-Suriye ticaret hacmi 2025’te 3,7 milyar dolara ulaştı. Orta vadeli hedef ise 10 milyar dolar.

Bu tablo, Suriye’ye yönelik ilginin üç ayrı kulvarda geliştiğini gösteriyor:

İhracat, müteahhitlik ve doğrudan yatırım.

Fidan’ın tekstil vurgusu üçüncü kulvar açısından önemli.

216 MİLYAR DOLARLIK YENİDEN İMAR HESABI

Dünya Bankası, Suriye’de savaşın yol açtığı doğrudan fiziksel hasarı yaklaşık 108 milyar dolar olarak hesaplıyor.

Yeniden inşa maliyetinin 140-345 milyar dolar arasında olabileceği belirtilirken merkez tahmin 216 milyar dolar.

Bu büyüklük Türk müteahhitleri ve yapı malzemesi üreticileri açısından önemli bir pazar oluşturuyor.

Ancak Fidan’ın son açıklaması Suriye’nin yalnız bir yeniden imar pazarı olarak değerlendirilmediğini gösteriyor.

Tekstil başta olmak üzere sanayi yatırımlarının gündeme gelmesi, Türk şirketlerinin Suriye’de üretim yapma seçeneğini de değerlendirdiğine işaret ediyor.

İLK BÜYÜK KONTRATLAR VAR

Bazı Türk şirketleri Suriye’de şimdiden büyük projelerde yer alıyor.

Cengiz İnşaat ve Kalyon İnşaat’ın da bulunduğu uluslararası konsorsiyum, Şam Uluslararası Havalimanı’nın geliştirilmesi ve işletilmesini kapsayan yaklaşık 4 milyar dolarlık projede ortak.

Proje önce mutabakat aşamasındaydı; Kasım 2025’te nihai yatırım ve imtiyaz sözleşmeleri imzalandı.

Madencilikte ise Türkiye’nin MTA ve MTAIC kuruluşlarıyla Suriye Jeoloji ve Maden Kaynakları Genel Müdürlüğü arasında fosfat alanında mutabakat zaptı bulunuyor.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, bunun ilerleyen dönemde ticari anlaşmaya dönüştürülmesinin hedeflendiğini açıkladı

Dolayısıyla iki projeyi aynı kategoride değerlendirmemek gerekiyor.

Birinde nihai sözleşme var, diğerinde henüz MoU aşaması.

Suriye’de önümüzdeki dönemde açıklanacak Türk yatırımlarında da mutabakat zaptı, ön anlaşma, imtiyaz sözleşmesi ve kesin kontrat ayrımı önem taşıyacak.

HÜRMÜZ SONRASI SURİYE HESABI

Fidan’ın açıklamasındaki diğer önemli ekonomik başlık Hürmüz’dü.

Hürmüz’de yaşanan gelişmelerin enerji ve bağlantısallığın önemini artırdığını söyleyen Fidan, Suriye’nin bu konuda “hayati rol” oynayabileceğini belirtti.

Tarif ettiği hat Suriye’yi Ürdün ve Suudi Arabistan üzerinden Körfez’e, Irak üzerinden doğuya, Türkiye üzerinden ise Avrupa’ya bağlıyor.

Kara yolu, demiryolu ve boru hatları bu planın parçaları.

Bu nedenle Ankara açısından Suriye’nin ekonomik değeri iki ayrı başlıkta büyüyor:

Birincisi, yeniden imar ve yatırım pazarı.

İkincisi, Körfez-Türkiye-Avrupa hattında alternatif enerji ve ticaret koridoru olma potansiyeli.

Fidan’ın dün Şam’da verdiği mesaj ile TÜSİAD’ın 11 gün önce yaptığı temaslar birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo bu:

Ankara, yatırımın önündeki finans, izin, ulaşım ve hukuki altyapı sorunlarını çözmeye çalışırken Türk iş dünyası da Suriye’deki yeni dönemin ticari şartlarını araştırıyor.

Henüz bütün bu ilginin büyük ölçekli yatırımlara dönüştüğünü söylemek için erken.

Ancak Türk patronlarının Şam hesabının artık yalnız “yeniden imardan ne kadar iş alabiliriz?” sorusundan ibaret olmadığı görülüyor.

patronlardunyasi.com