Savaş Körfez ticaretini vurdu, Türkiye'nin ihracatı 5 ayda 1,7 milyar dolar erirken İran'a satışlar arttı
Türkiye'nin gözde ihracat pazarlarından Körfez'le ticaretine savaş gölgesi düştü. Körfez'e ihracat yedi ayda yüzde 21 gerilerken, sadece savaşın yaşandığı son 5 aydaki gerileme yüzde 17 oldu. Türkiye'nin bölgeyle ihracatında en sert darbeyi aldığı ülkeler BAE ve Irak olurken, krizin merkezindeki İran'a ihracat 'savaş ekonomisinin' rüzgarıyla mart-temmuz döneminde yüzde 17 yükseldi.

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş, Türkiye’nin bölgeye ihracatını da vurdu. Çatışmaların yoğunlaştığı ve lojistik hatların yüksek risk altına girdiği mart-temmuz dönemini kapsayan 5 aylık savaş sürecinde, Türkiye’nin Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ihracat sert bir daralma kaydederken, saldırıların doğrudan hedefi konumundaki İran pazarında ise tam tersi bir dinamikle ‘savaş ekonomisi’ ivmesi öne çıktı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden yapılan derlemeye göre, yılın 7 ayında Körfez Bölgesi’ne ihracat yüzde 21 seviyesinde gerileyerek 13,9 milyar dolardan 11,05 milyar dolara düştü. Sıcak çatışma ve askeri müdahalelerin fiilen yaşandığı mart-temmuz döneminde bölgesel kırılma daha net biçimde rakamlara yansıdı. Savaşın başlamasıyla birlikte geçen yılın mart-temmuz döneminde 9 milyar 574 milyon dolar olan Körfez Bölgesi’ne ihracat, bu yılın aynı döneminde yüzde 17’lik gerilemeyle 7 milyar 908 milyon dolara indi. Böylece Türkiye, çatışma ortamının derinleştiği son 5 aylık süreçte yalnızca Körfez pazarlarında 1 milyar 666 milyon dolarlık net bir ihracat kaybı yaşadı.
EN BÜYÜK KAYIP BAE’DE
Savaşın ilk günlerinden itibaren Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz lojistiğinde artan güvenlik riskleri, bölgenin ticaret ve finans merkezi konumundaki Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile olan ticari ilişkileri de doğrudan vurdu. Yılın 7 ayında BAE’ye yapılan ihracat yüzde 48,1 kayıpla 4 milyar 556 milyon dolardan 2 milyar 363 milyon dolara kadar gerilerken, bu pazardaki 2 milyar 193 milyon dolarlık erime bölge geneline yayılan kaybın da en büyük sürükleyicisi oldu. Aynı dönemde bölgenin en büyük pazarlarından Irak’a yapılan ihracat da askeri hareketlilik ve sınır hatlarındaki tedarik zinciri aksamaları nedeniyle yüzde 12,9 oranında gerileyerek 5 milyar 651 milyon dolardan 4 milyar 924 milyon dolara düştü.
Ekonomim'den Merve Yiğitacan'ın haberine göre, bölgenin diğer önemli pazarlarından Kuveyt’e yapılan ihracat da yılbaşından bu yana yüzde 29,9 düşerek 350,1 milyon dolardan 245,3 milyon dolara, Katar’a yapılan ihracat ise yüzde 37’lik gerilemeyle 322,4 milyon dolardan 203,1 milyon dolara indi. Çatışma riskinin yükseldiği süreçte yalnızca karayolu ve alternatif koridorları daha etkin kullanan Suudi Arabistan ile Umman pazarlarında sınırlı artışlar izlendi. Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yedi ayda yüzde 10,6 artarak 1 milyar 576 milyon dolardan 1 milyar 744 milyon dolara; Umman’a ihracatı ise yüzde 29,9 artarak 132,7 milyon dolardan 172,5 milyon dolara yükseldi. Ancak bu artışlar, BAE ve Irak hattında yaşanan kayıpları telafi etmeye yetmedi.
EN SERT GERİLEYEN MÜCEVHER OLDU
Yılbaşından bu yana Körfez’e yapılan ihracatın sektörel dağılımına bakıldığında, 7 ayda değer bazında en sert erime mücevher, kimya ve çelik sektörlerinde yaşanırken; yaş meyve ve sebze sektörü Irak pazarı öncülüğünde yüksek oranlı büyüme kaydetti. Bölge genelinde ihracatı tutar bazında en çok gerileyen kalem mücevher olurken, 7 ayda yüzde 52,7 düşüşle 1 milyar 48 milyon dolara geriledi. Sektördeki 1 milyar 167 milyon dolarlık kaybın 1 milyar 195 milyon doları, BAE’ye yapılan sevkiyatların kesilmesinden kaynaklandı. Mücevher ihracatı BAE’de 1,99 milyar dolardan 803,3 milyon dolara indi. Bölgenin en büyük ikinci ihracat kalemi olan kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yüzde 34,2 daralarak 1,43 milyar dolara düştü. Kimya sektöründeki 745,6 milyon dolarlık gerilemede yine BAE pazarındaki yüzde 81,2’lik erime belirleyici oldu. Yine bu dönemde Körfez’e çelik ihracatı yüzde 41,9 düşüşle 358,8 milyon dolara gerilerken; bu sektörde en büyük kayıplar Irak ve BAE pazarlarında yaşandı. Yine bu dönemde mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı yüzde 19,4 daralmayla 788,9 milyon dolara indi. Aynı dönemde elektrik ve elektronik ihracatı yüzde 16,8 kayıpla 799,7 milyon dolara düştü. Otomotiv ihracatı da yüzde 23,7 gerileyerek 385,4 milyon dolardan 294,2 milyon dolara çekildi.
YAŞ MEYVE-SEBZE POZİTİF AYRIŞTI
Bölge genelinde neredeyse tüm sanayi gruplarında gerileme yaşanırken, gıda tedarikindeki süreklilik yaş meyve ve sebze sektöründe yüksek oranlı artış getirdi. Sektörün bölgeye yaptığı ihracat yüzde 135,5 gibi olağanüstü bir artış kaydederek 732,5 milyon dolara tırmandı. Sektördeki 421,5 milyon dolarlık net artışın 408,9 milyon doları tek başına Irak pazarından geldi. Irak’a yapılan yaş meyve ve sebze ihracatı yüzde 142,1 artışla 696,8 milyon dolara fırlayarak bölgedeki en güçlü pozitif ayrışmaya imza attı. Yüzde 3,7 artışla 308 milyon dolara yükselen tekstil ile yüzde 2,9 artışla 584,7 milyon dolara yükselen hazır giyim de yılı sınırlı artışla sürdüren ender sektörler arasında yer aldı.
İRAN, GIDA VE KİMYASAL ÜRÜN TEDARİKİNE YÜKLENDİ
Körfez bölgesinde yaşanan genel daralmaya karşın en çarpıcı gelişme ABD ve İsrail'in askeri operasyonlarının ana hedefi olan İran pazarında yaşandı. Çatışmaların başladığı Mart ayı itibarıyla İran'ın Türkiye'den gerçekleştirdiği tedarik ve stoklama ihtiyacı zirveye ulaştı. Geçen yılın mart-temmuz döneminde İran'a 851,2 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ihracat, bu yılın aynı döneminde yüzde 17 oranında artarak 993,2 milyon dolara fırladı. Böylece savaş ortamında İran pazarına yapılan ihracatta 142 milyon dolarlık net bir artış kaydedildi. Yılbaşından bu yana da İran'a yapılan toplam ihracat ise yüzde 6,9 oranında artarak 1 milyar 242 milyon dolardan 1 milyar 327 milyon dolara çıktı. Bu veriler, savaşın başlamasıyla birlikte büyüme ivmesinin daha da hızlandığını ortaya koyuyor. İran'la 7 aylık ihracatın alt kırılımlarına bakıldığında çarpıcı yükselişin savaş ekonomisi kaynaklı olduğu anlaşılıyor. İhracatın sektörel detayları incelendiğinde, İran'a yapılan ihracattaki artışın neredeyse tamamının iki temel grupta kümelendiği görülüyor. Yılın 7 ayında İran'a yapılan ihracatta kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yüzde 45,8'lik artışla 271,3 milyon dolardan 395,7 milyon dolara tırmanarak 124,3 milyon dolarlık ek hacim oluşturdu. Gıda güvencesini sağlama amacına yönelik olduğu tahmin edilen hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ise yüzde 41,8'lik yükselişle 166 milyon dolardan 235,4 milyon dolara ulaşarak 69,3 milyon dolarlık net katkı sağladı. Bu iki stratejik sektörün sunduğu toplam 193,6 milyon dolarlık ivme, savaş şartları altında İran'ın en acil ihtiyaçlarının sanayi, ilaç hammaddesi ve gıda temini olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
patronlardunyasi.com















