Dolar
47,9023
0,04%
Euro
55,5624
0,28%
Sterlin
64,9699
0,15%
Bitcoin
3.040.919
0,80%
BİST-100
14.172,26
0,28%
Gram Altın
6.767,053
0,44%
Gümüş
65,71
1,57%
Faiz
41,12
0,00%

Kahve Dünyası’nın patronu Birol Altınkılıç Monte Carlo’da hayata gözlerini yumdu, Baylan emaneti çocuklarına kaldı 

İstanbul’un tarihi olduğu kadar efsane pastanesi Baylan’ın efsane ismi Harry Lenas şöyle demişti: “Babamın bana verdiği bayrağı, Birol Altınkılıç’ın çocuklarına teslim ettim.” Dün Birol Altınlılıç’ın ölüm haberi geldiğinde aklıma o cümle geldi. Harry Lenas 2016’da öldüğünde cenazesinde ağlayanlardan biri Birol Altınkılıç’tı. Aradan 10 yıl geçti. Şimdi o bayrak çocuklarında.

17.08.2026 05:57Güncelleme: 17.08.2026 06:07
Kahve Dünyası’nın patronu Birol Altınkılıç Monte Carlo’da hayata gözlerini yumdu, Baylan emaneti çocuklarına kaldı 
16px
32px

Toygun ATİLLA 

Birol Altınkılıç’ın ölüm haberini aldığımızda ilk dikkatimizi çeken hayatın acı tesadüfüydü.

66 yaşındaydı.

Ailesiyle birlikte 66’ncı doğum gününü kutlamak için Monte Carlo’ya gitmişti.

Kutlama bitmişti, Türkiye’ye dönüş günüydü. Havalimanına giderken fenalaştı. Kalp krizi geçirdi. Kurtarılamadı.

Bir gün önce doğum günü pastanızdaki mumları üflüyorsunuz.

Ertesi gün eve dönemiyorsunuz.

Hayat… 

Ölüm haberinden sonra hiç tanımadığım Birol Altınkılıç için çok üzüldüm. 

Hem çok genç yaşta hayata veda etmiş hem de böylesine bir günün ardından.

Sonra düşündüm.. 

Bir iş insanı öldüğünde geriye gerçekten ne kalır?

Harry Lenas

500 MİLYON DOLAR MI?

Birol Altınkılıç’ın ölümünün ardından yayımlanan haberlerin bazılarında Forbes’un 2020 yılı için yaptığı 500 milyon dolarlık servet tahmini yeniden hatırlatıldı.

İş dünyasının alıştığımız ölçüsü bu.

Serveti ne kadar?

Şirketinin cirosu ne?

Kaç fabrikası var?

Kaç mağazası var?

Altınkılıç’ın hayatını araştırdıkça 500 milyon dolar rakamı bana giderek daha az şey anlatmaya başladı.

Çünkü karşıma başka rakamlar çıktı.

270 bin ton.

Altınmarka’nın İstanbul’daki tesislerinin yıllık toplam üretim kapasitesi.

Şirket, kendi verilerine göre dünyanın 6’ncı büyük kakao işleyicisi ve 2’nci büyük endüstriyel çikolata üreticisi.

Üstelik bunu kakao yetişmeyen bir ülkeden yapıyor.

Kakao çekirdeği binlerce kilometre öteden geliyor.

İstanbul’da işleniyor.

Katma değer kazanıyor.

Sonra yeniden dünyaya gidiyor.

Altınmarka bugün 50’den fazla ülkede küresel markalara ürün ve çözüm sağlıyor.

Birol Altınkılıç’ın gerçek servetini anlatmaya başlayacağımız yer bana göre burası.

1992’DE BAŞLAYAN YOLCULUK

Altınmarka 1992 yılında kuruldu.

Başlangıçta kahve ve kakao ithalatıyla başlayan yolculuk zamanla üretime yöneldi.

Sessiz sedasız Türkiye’den dünya ölçeğinde bir sanayi şirketi çıktı.

2012’de European Candy Kettle Club tarafından Avrupa’nın en iyi kakao ve çikolata fabrikası ödülüne layık görüldü.

Bugün Altınmarka Grubu’nun çatısı altında 8 şirket ve 9 fabrika bulunuyor.

İlginç olan yalnız fabrikanın büyümesinden ziyade bir noktadan sonra fabrikanın sokağa çıkmış olması. 

EMİNÖNÜ’NDE AÇILAN KAPI

Yıl 2004.

Yer Eminönü.

İlk Kahve Dünyası mağazası açıldı.

Bugün herhangi bir Kahve Dünyası’na girdiğinizde arkasındaki sanayi hikâyesini düşünmeyebilirsiniz.

Oysa vitrindeki çikolatadan fincandaki kahveye uzanan yapının arkasında entegre bir üretim modeli var.

Kahve Dünyası bugün Türkiye’de yüzlerce mağazaya ulaşmış durumda.

2011’de Londra Piccadilly Circus’ta ilk yurtdışı mağazasını açtı. Ardından farklı ülkelerde yeni mağazalar geldi.

Altınkılıç ailesinin yaptığı bir yatırım var ki bana göre bütün bu rakamlardan daha farklı bir anlam taşıyor.

Orada mesele büyümekten ve para kazanmaktan çıkıyor.Mesele bir hafızayı korumaya dönüşüyor.

SATIN ALDIKLARI ŞEY BİR PASTANE DEĞİLDİ

Adı Baylan.

1923 yılında kurulmuştu.

Cumhuriyet’le yaşıt.

Attilâ İlhan’dan Behçet Necatigil’e, Orhan Kemal’den dönemin pek çok edebiyatçısına uzanan müdavimleri vardı.

Hatta Beyoğlu şubesinin etrafında toplanan edebiyatçılar zamanla “Baylancılar” diye anıldı.

Bir pastaneden fazlasıydı.

İstanbul’un hafızasının bir parçasıydı.

Ben de eski Moda’lı, Kadıköy’lü olduğum için Baylan Pastanesi’nin anlamını da geçmişini de çok iyi bilirim. Onun için işin bu kısmının benim için de anlamı farklı. 

2009 yılına gelindiğinde Baylan’ın efsane ismi Harry Lenas’ın önünde çok insani bir mesele vardı.

Çocuğu yoktu.

Kendisinden sonra Baylan’a ne olacaktı?

Bir insan ömrünü verdiği şeyi kime emanet eder?

“BU FİRMA YALNIZ BENİM DEĞİL Kİ”

Harry Lenas yıllar sonra verdiği bir röportajda bu kararı anlatıyor. Kendisinden sonra işi sürdürecek bir varisinin olmadığını söylüyor.

Baylan’ın kendisi öldüğünde kapanmasını istemiyor.

Artık Baylan’ın yalnızca kendisine ait olmadığını düşünüyor.

İstanbul’a ait.

Ardından bugün çok daha anlamlı hale gelen şu cümleyi kuruyor: “Babamın bana verdiği bayrağı, Birol Altınkılıç’ın çocuklarına teslim ettim.”

Bu cümleyi okuyunca durdum.

Çünkü bu hikâyenin devamını yıllar sonra Ertuğrul Özkök yazmış.

HARRY LENAS’IN CENAZESİNDE AĞLAYAN ADAM

Özkök, 2023’te yayımlanan bir yazısında bizi 13 Haziran 2016’ya götürüyor.

Yer Taksim’deki Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi.

Harry Lenas’ın cenazesi…

Baylan’ın kurucu ailesinin Türkiye’deki son temsilcisi uğurlanıyor.

Özkök orada.

Ve o gün gördüğü küçük ama bugün çok anlamlı hale gelen bir ayrıntıyı kayda geçiriyor:

Harry Lenas’ın başında ağlayanlardan biri Birol Altınkılıç’tı.

Ben bu cümleyi Harry Lenas’ın “bayrak” sözüyle yan yana koyunca meselenin yalnızca bir şirket satın almasından ibaret olmadığını düşündüm.

Ortada başka bir ilişki vardı.

Bir güven ilişkisi.

Belki de daha doğru kelimeyle:

Bir emanet ilişkisi.

HARRY AMCA KASANIN YANINDA OTURMAYA DEVAM ETTİ

Özkök’ün anlattığı bir başka ayrıntı daha var.

Altınkılıç ailesi Baylan’ı satın aldıktan sonra Harry Lenas geçmişte bırakılmış eski patron olmadı.

Özkök, hayatının son döneminde onu Bebek Baylan’da kasanın yanında otururken gördüğünü anlatıyor.

Ben bu görüntüyü sevdim.

Şirket satılmış.

Sahibi değişmiş.

Ama eski patron hâlâ dükkânda.

Kasanın yanında oturuyor.

Müşterilerine bakıyor.

Ömrünü verdiği markanın yaşamaya devam ettiğini görüyor.

Bir şirket satın alabilirsiniz.

Markasını da satın alabilirsiniz.

Ama geçmişini satın alamazsınız.

O geçmiş size ancak emanet edilir.

Altınkılıç ailesinin Baylan’la ilişkisinin farkı da galiba burada.

Nitekim ailenin daha sonra Baylan’ın tarihini kitaplaştırması da bu bakımdan anlamlı.

 

2016’DAN 2026’YA BİR BAYRAĞIN HİKÂYESİ

Şimdi tarihlere bakın.

2016…

Harry Lenas ölüyor.

Cenazesinde Birol Altınkılıç ağlıyor.

Harry Lenas’ın babasından aldığı ve kendi ifadesiyle “Birol Altınkılıç’ın çocuklarına teslim ettiği” bayrak artık Altınkılıç ailesinde.

Aradan tam 10 yıl geçiyor.

2026…

Bu kez Birol Altınkılıç, 66’ncı doğum gününü ailesiyle kutlamak için gittiği Monte Carlo’dan dönemiyor.

Harry Lenas’ın yıllar önce söylediği o cümle yeniden karşımıza çıkıyo… 

Bayrak gerçekten Birol Altınkılıç’ın çocuklarında.

Dilara Altınkılıç Kutmangil ve Kaan Altınkılıç…

Üstelik bu yalnızca güzel bir aile hikâyesi değil.

Aynı zaman da bir mirasın, emanetin de hikayesi… 

FABRİKADAN İSTANBUL’UN HAFIZASINA

Birol Altınkılıç’ın iş hayatına bu açıdan baktığınızda ilginç bir çizgi çıkıyor ortaya.

Bir tarafta tonlarla ölçülen kakao var.

Fabrikalar…

Üretim hatları…

İhracat…

Diğer tarafta Eminönü’nde başlayan Kahve Dünyası var.

Sonra da bir pastanenin duvarlarında birikmiş yüz yıllık İstanbul hatıraları.

Sanayiden perakendeye…

Perakendeden kültür mirasına…

Belki Altınkılıç hikâyesini farklılaştıran şeylerden biri de buydu.

Bazen bir iş insanının değerini yalnız büyüttüğü şirketlerden değil,kaybolmasına izin vermediği şeylerden de ölçmek gerekmiyor mu ? 

HER ŞEYİ SATIN ALABİLİRSİNİZ, ZAMANI DEĞİL

Ve sonra hayatın son durağı geliyor.

Monte Carlo.

Dünyanın zenginlik sembollerinden biri.

Büyük yatların, pahalı otomobillerin, lüks otellerin, kumarhanelerin adresi.

Birol Altınkılıç oraya iş görüşmesine gitmemişti.

66’ncı doğum gününü ailesiyle kutlamaya gitmişti.

Kutladı.

Ertesi gün dönüş yoluna çıktı.İstanbul’a dönemedi.

Buradan dramatik bir hayat dersi çıkarmak istemiyorum.

Ölümün kendisi zaten yeterince büyük bir cümle.

Ama yıllardır patronların servetlerini, yatırımlarını, satın almalarını ve cirolarını yazan bir gazeteci olarak insan böyle zamanlarda kaçınılmaz olarak düşünüyor.

Para size çok şey satın alabilir.

Fabrika satın alabilirsiniz.

Şirket satın alabilirsiniz.

Dünyanın en güzel yerlerinde doğum günü kutlayabilirsiniz.

Ama bir şeyi satın alamazsınız:

Zamanı.

BOŞA GEÇMEMİŞ BİR HAYAT

O nedenle Birol Altınkılıç’ın ardından benim bilanço hesabım biraz farklı.

500 milyon dolar değil.

1992’de başlayan ve dünya ölçeğine çıkan bir sanayi şirketi.

270 bin tonluk üretim kapasitesi.

Yüzlerce mağazaya ulaşmış bir Türk markası.

Binlerce çalışan.

Dünyanın dört bir yanına ulaşan ürünler.

Ve Cumhuriyet’le yaşıt bir İstanbul markasının hâlâ kapısının açık olması.

Ama hepsinden önemlisi:

Devralınmış ve devredilmiş bir bayrak.

Harry Lenas babasından aldığı bayrağı Birol Altınkılıç’ın çocuklarına verdiğini söylemişti.

Birol Altınkılıç da şimdi kendi bayrağını onlara bırakarak gitti.

İş insanlarının hayatlarını anlatırken hep aynı soruyu soruyoruz:

Ne kadar kazandı?

Belki ölümden sonra sorulması gereken soru bu değil.

Ne bıraktı?

Birol Altınkılıç’ın 66 yıllık hayatına baktığımda benim cevabım belli.

Çok şey bıraktı.

Ve galiba bir insanın ardından söylenebilecek en güzel cümlelerden biri de bu:

Boşa geçmemiş bir hayat.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Süleymancılara yönelik operasyonlarda tek bir adreste 200 kilo altın bulunması, tarikatların görünmeyen ekonomik gücünü gündeme getirdi
Süleymancılara yönelik operasyonlarda tek bir adreste 200 kilo altın bulunması, tarikatların görünmeyen ekonomik gücünü gündeme getirdi#Süleymancılar
benzer haberler
Acun Ilıcalı'nın Hull City'nin Premier Lig açılışı öncesi konser vermesini düşündüğü tenör Murat Karahan şarkılarını Bodrum'da Limak için söyleyecek
Acun Ilıcalı'nın Hull City'nin Premier Lig açılışı öncesi konser vermesini düşündüğü tenör Murat Karahan şarkılarını Bodrum'da Limak için söyleyecek