12 yıllık evliliği boşanmayla sona eren Ukraynalı Nataliia Halit hem evsiz hem işsiz hem de parasız kaldı
Ukraynalı Nataliia Halit’in 12 yıllık evliliğinin ardından başlayan boşanma davası, dikkat çeken bir mağduriyet iddiasını gündeme getirdi. Halit, yaklaşık 1,5 yıldır İstanbul’daki evine giremediğini, işini kaybettiğini ve tedbir nafakası taleplerinin reddedildiğini belirterek adil ve şeffaf bir yargılama talep ediyor.

Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine göre, Ukraynalı Nataliia Halit, 12 yıllık eşi, 1.5 yıl önce boşanma davası açınca hem evsiz hem işsiz hem de parasız kaldı. İstanbul’daki evine giremeyen, tedbir nafakası reddedilen Nataliia’nın durumu benzer davalara ilişkin birçok soruyu beraberinde getiriyor.
Bir boşanma davası düşünün...
Henüz kesinleşmiş bir karar yok. Ancak dosyanın taraflarından biri, yaklaşık bir buçuk yıldır resmi olarak geliri ve kalacak yeri bulunmadığını, buna rağmen tedbir nafakası ve barınma taleplerinin kabul edilmediğini söylüyor. Üstelik iddiasına göre boşanma sürecinde yalnızca evini değil işini de kaybetti.
Bu dosya, Ukrayna vatandaşı Nataliia Halit’in boşanma davası...
İSTANBUL YERİNE AYVACIK’TA DAVA
İddiasına göre, 2014’te evlendiği eşiyle yıllarca İstanbul’da yaşadı. Ancak eşi, boşanma davasını İstanbul yerine Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde açtı. Eşinin dava açılmadan yaklaşık bir ay önce ikamet adresini değiştirdiğini gösteren resmi belgeleri dosyaya sunduklarını, avukatı kanalıyla mahkemenin yetkisine süresi içinde itiraz ettiğini belirtiyor. Buna rağmen Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin davaya bakmayı sürdürdüğünü ifade ediyor. İstanbul’da açılan mal rejiminin tasfiyesi davasında ise İstanbul Aile Mahkemesi’nin yetki incelemesi yaptıktan sonra dosyaya bakmaya yetkili olduğuna karar verdiğini ve bunun evlilik boyunca yaşam merkezlerinin İstanbul olduğu iddialarını desteklediğini savunuyor.
KİLİT DEĞİŞTİ EVİNE GİREMEDİ
Yine Halit’in iddiasına göre, kayınvalidesiyle yaşadığı olayların ardından oturduğu konutun kilitleri değiştirildi. Polis eşliğinde eve gitmesine rağmen fiilen konuta giremediğini, bir süre aracında, daha sonra ise akraba ve arkadaşlarının yanında kalmak zorunda kaldığını anlatıyor. Dosyadaki sosyal ve ekonomik durum araştırmalarında düzenli gelirinin ve kendisine ait bir barınma imkânının bulunmadığına ilişkin tespitler yer aldığını vurguluyor.
NAFAKA TALEBİ REDDEDİLİYOR
Nataliia Halit, yaklaşık bir buçuk yıldır süren boşanma davasında avukatının her duruşmada tedbir nafakası ile geçici konut tahsisi talebinde bulunduğunu ancak bu taleplerin ara kararlarla reddedildiğini anlatıyor. Ara kararların niteliği nedeniyle bunlara karşı doğrudan kanun yoluna başvurulamadığını vurgulayan Halit, dava sonuçlanıncaya kadar gelir ve barınma desteği olmadan, ekonomik olarak tamamen korumasız yaşadığını dile getiriyor.
Peki hukuken durum ne?
Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davası devam ederken mahkeme ekonomik açıdan korunmaya ihtiyaç duyan eş lehine tedbir nafakasına karar verebiliyor. Elbette her dosyada değerlendirme, olayın özellikleri ve deliller çerçevesinde mahkeme tarafından yapılıyor.
İŞ DAVASINI KAZANDI
Dosyanın bir de iş hukuku boyutu var. Nataliia Halit, boşanma sürecinin hemen ardından eşiyle bağlantılı şirketteki işine son verildiği belirterek haksız fesih iddiasıyla dava açtı. İş Mahkemesi, feshin haksız olduğuna karar verdi. Kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesine hükmetti. İş hukuku davasında da süreç devam ediyor.
Nataliia Halit, Türk eşiyle 2014’te Türkiye’de evlendi. Ancak eşi, 1.5 yıl önce boşanma davası açtı.
NATALİİA HALİT: TEK İSTEĞİM ADALET
NATALİİA Halit’e sordum. Yargılama sürecine ilişkin bakın neler dedi:
“Mahkeme iki yıldır beni nafakasız bırakıyor. Bir yılı aşkın süre akrabalarımın ve arkadaşlarımın yanında kaldım. Şu anda Ukrayna’da, Zaporijya’da ailemin evindeyim, burası aktif çatışma hattına 30 kilometre mesafede. Artık yaşayacak başka bir yerim yok. AB ülkelerinde mülteci statüsüne başvuramıyorum, çünkü 2022’de Ukrayna’daki savaş başladığında evliydim ve İstanbul’da yaşıyordum, bu yüzden Ukrayna’dan gelen mülteci statüsünü talep etme hakkına sahip değilim. Yakınımızdaki bir ev düştü (bomba isabet etti), evimdeki camlar çatladı, değiştirmek zorunda kaldım. Ne yazık ki kocamın ailesi evliliğimiz boyunca kurduğumuz, Ayvacık’taki 20 milyon dolar değerindeki ceviz şirketini satmaya çalışırken ben böyle yaşıyorum.
Benim talebim çok açık: Davamın adil, tarafsız, şeffaf ve hukuka uygun biçimde görülmesini istiyorum. İddialarımın da karşı tarafın savunmalarının da delilleriyle birlikte değerlendirilmesini ve yargılama sürecinde içinde bulunduğum koşulların dikkate alınmasını istiyorum. Amacım herhangi bir tarafı suçlamak değil, hukukun ve adaletin gerektirdiği şekilde hakkaniyetli bir sonuca ulaşılması.”
DAVADAKİ SORULAR
Görünen o ki bu ve benzeri davalar, bazen iki kişi arasındaki boşanma davası olmaktan çıkıyor. Şu soruları da gündeme getiriyor:
Eşlerin uzun yıllar birlikte yaşadığı yer ile davanın açıldığı yer farklıysa yetki nasıl belirlenmeli?
Geliri ve barınacak yeri bulunmayan eş için tedbir nafakası ve geçici koruma talepleri hangi ölçütlerle değerlendirilmeli?
Boşanma süreciyle bağlantılı olduğu ileri sürülen işten çıkarmalarda işe iade güvencesi nasıl işletilmeli?
Yargılama yıllarca sürerken geçici kararlar, taraflardan biri açısından telafisi güç mağduriyetlere yol açabilir mi?
Bu soruların her biri yalnızca bu dosya için değil, benzer durumdaki binlerce aile hukuku uyuşmazlığı açısından da önem taşıyor.
Nataliia dosyasında yargılama sürüyor. İleri sürülen iddialar hakkında kesin değerlendirmeyi bağımsız mahkemeler yapacak. Karar, her davaya özgü mahkemelerce verilecek. Ancak bu dava bir gerçeği hatırlatıyor: Boşanma davalarında bazen en önemli karar, davanın sonunda verilen hüküm değil yargılama devam ederken verilmesi gereken tedbir kararları olabiliyor. Çünkü bazen adalet yalnızca doğru karar vermekle değil, ihtiyaç duyulduğu anda etkili koruma sağlayabilmekle anlam kazanıyor.
patronlardunyasi.com















