Dolar
49,6987
0,06%
Euro
55,6699
-0,10%
Sterlin
66,5805
-0,15%
Bitcoin
3.972.166
-1,42%
BİST-100
11.116,99
-0,92%
Gram Altın
6.386,922
-0,62%
Gümüş
53,96
-1,19%
Faiz
39,54
0,00%

Bravo Aziz Yıldırım, Maltepe Stadı projesi Fenerbahçe’nin geleceği için çok önemli bir adım

Maltepe'de yeni stat tartışması Fenerbahçe taraftarını ikiye böldü. Kadıköy'ün tarihini savunanları anlıyorum. Yine de Fenerbahçe'nin geleceğinin yalnızca geçmişine sahip çıkmakla kurulamayacağına inanıyorum. Aziz Yıldırım'ın gündeme getirdiği proje doğru koşullarla hayata geçerse kulübü başka bir ekonomik lige taşıyabilir diye düşünüyorum.

24.10.2026 15:45 • Güncelleme: 24.10.2026 16:00
Bravo Aziz Yıldırım, Maltepe Stadı projesi Fenerbahçe’nin geleceği için çok önemli bir adım
16px
32px

TOYGUN ATİLLA

Geçen hafta Berlin'deydim.

Patronlar Dünyası'ndaki arkadaşlar, Hürriyet'te yayımlanan bir haberi kaynak göstererek Fenerbahçe'nin Maltepe'de yeni bir stat yapabileceğini yazmışlar.

Haberin sosyal medyada yayımlanmasının ardından olanlar olmuş.

Fenerbahçeli taraftarlar bana demediklerini bırakmamışlar.

Sanki Kadıköy'deki stadın kapısına kilit vurmuşum.

Sanki Şükrü Saracoğlu'nun hatırasını silmeye kalkışmışım.

Sanki Fenerbahçe'yi İstanbul'dan başka bir şehre taşıyormuşum.

Oysa yaptığımız, başka bir gazetede yayımlanan bir haberi aktarmaktan ibaretti.

Bir de işin komik tarafı, o haberden bana edilen küfür ve hakaretlerden sonra haberdar oldum.

Berlin'den döndükten sonra ilk iş tartışmaları inceledim.

Kadıköy'ün Fenerbahçeliler için ne anlama geldiğini anlatanları, Maltepe fikrine karşı çıkanları, yeni stadın sağlayabileceği imkânları savunanları okudum.

Sonra kendi kendime düşündüm.

Şimdi bana kızan Fenerbahçelileri biraz daha kızdırma pahasına söyleyeceğim:

Vallahi bravo Aziz Başkan!

Maltepe'de konuşulan büyüklükte bir stat, doğru ekonomik modelle Fenerbahçe'ye kazandırılırsa kulübün geleceğini değiştirebilir.

Bunu da yazan iyi bir Galatasaray’lıdır… Küfür ve hakaret içeren twitlerde vardı ama bilmeyenler varsa onlar da öğrensin madem …

KADIKÖY BİR ADRESTEN FAZLASIDIR

Önce hakkını teslim edelim.

Kadıköy, Fenerbahçe için sıradan bir semt değil.

Bir hafıza.

Bir aidiyet.

Bir kültür.

Nesiller boyunca babaların çocuklarını elinden tutup maça götürdüğü, insanların sevinçlerini ve hayal kırıklıklarını paylaştığı bir yer.

Fenerbahçe'nin tarihinden Kadıköy'ü çıkaramazsınız.

Bunu tartışmak bile anlamsız.

Benimse sormak istediğim başka bir soru var:

Bir kulübün tarihine sadakat, geleceğini aynı adreste kurmak zorunda olduğu anlamına mı gelir?

İşte burada ayrılıyoruz.

Bana göre Fenerbahçe'nin büyüklüğü bir posta koduna sığmaz.

Tıpkı Galatasaray gibi…

Tıpkı Beşiktaş gibi…

AZİZ YILDIRIM'IN AÇIKLAMASI

Bugün Aziz Yıldırım'ın Yüksek Divan Kurulu'nda yaptığı açıklamalar tartışmayı başka bir noktaya taşıdı.

Yıldırım, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası finali için planlanan 75 bin kişilik yeni stadın Fenerbahçe'ye tahsis edilmesinin önerildiğini anlattı.

Teklif, kulübün mevcut stadından ayrılmasını da içeriyor.

Ancak Yıldırım, Fenerbahçe'nin çıkarları korunmadan böyle bir adım atılmayacağını ve konunun kongreye taşınacağını belirtti.

Bence bu açıklamadaki en önemli ayrıntı 75 bin kişilik kapasite değil.

Fenerbahçe'nin hangi şartlarla böyle bir yatırımın sahibi ya da işletmecisi olacağı.

Çünkü modern futbolun ekonomisinde stat yalnızca futbol oynanan bir bina değil.

Bir gelir merkezi.

Bir marka.

Bir yatırım.

Hatta doğru yönetildiğinde başlı başına bir şirket gibi çalışan ekonomik organizasyon.

STAT DEĞİL, PARA KAZANAN BİR ŞEHİR

Dünyanın büyük kulüplerine bakın.

Artık yalnızca 90 dakikalık futbol karşılaşmalarından para kazanmıyorlar.

Statların içinde restoranlar, müzeler, mağazalar, localar, kurumsal ağırlama alanları var.

Konserler düzenleniyor.

Uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapılıyor.

Maç olmayan günlerde de insanlar o tesislere gidiyor.

Real Madrid'in Santiago Bernabéu yatırımı da Tottenham'ın yeni stadı da bu ekonomik dönüşümün örnekleri.

Elbette her büyük stat aynı başarıyı yakalayamıyor. Yatırım maliyeti, finansman yükü, etkinlik izinleri ve işletme becerisi belirleyici.

Ama düşünün.

Fenerbahçe'nin 75 bin kişilik, modern ulaşım bağlantılarına sahip, yılın büyük bölümünde yaşayan bir spor ve eğlence kompleksi olduğunu...

Üstelik yalnızca tribün kapasitesi büyümüş bir stat değil, ticari alanları ve etkinlik gelirleriyle kulübe sürekli kaynak sağlayan bir merkez olduğunu...

Böyle bir yatırım Fenerbahçe'nin yalnızca maç günü hasılatını değil, sponsorluk değerini ve uluslararası marka gücünü de artırabilir.

Bana kalırsa tartışmamız gereken asıl mesele bu.

DUYGULARLA BİLANÇO ARASINDA

Patronlar Dünyası'nın genel yayın yönetmeni olarak işin ekonomik tarafına da bakıyorum.

Bugün futbol kulüplerinin en büyük sorunlarından biri sürdürülebilir gelir yaratamamak.

Her sezon yeni transferler.

Yeni bonservisler.

Yeni maaş yükümlülükleri.

Yeni borçlar.

Aziz Yıldırım da bugünkü konuşmasında futbol ekonomisinin geldiği noktaya dikkat çekti. Transfer maliyetlerinin kulüplerin taşıyamayacağı seviyelere ulaşabileceğini söyledi.

İşte tam da bu nedenle stat tartışmasını yalnızca Kadıköy sevgisi üzerinden yürütmek eksik kalıyor.

Fenerbahçe'nin geleceği her yıl bir iş insanının cebinden çıkaracağı paraya, yeni bir sponsora veya yapılacak futbolcu satışına bağlı olmamalı.

Kendi kaynaklarını üreten, yatırımlarından gelir elde eden, finansal gücünü artıran bir yapıya kavuşmalı.

Yeni stat bu dönüşümün araçlarından biri olabilir.

Ama tek başına büyük bir stat yapmak yetmez.

O stat Fenerbahçe'ye para kazandırmalı.

Hem de onlarca yıl boyunca.

KADIKÖY'DEN AYRILMAK TARİHTEN AYRILMAK DEĞİLDİR

Bir de meselenin psikolojik tarafı var.

Biz Türkiye'de değişimi çoğu zaman kayıp olarak algılıyoruz.

Alıştığımız bir yer değiştiğinde geçmişimizin de elimizden alınacağını düşünüyoruz.

Oysa bazen büyümek, alışkanlıklarımızı sorgulamayı gerektiriyor.

Kadıköy'deki stadın korunmasını isteyen taraftarları anlıyorum.

Onların hassasiyetini küçümsemiyorum.

Şunu  da söylemek istiyorum.

Fenerbahçe'nin tarihini yaşatmanın tek yolu, bütün maçlarını sonsuza kadar aynı yerde oynaması değil.

Kulübün değerlerini, hatıralarını, kültürünü ve geleneklerini yeni nesillere taşıyabilmek.

Bunu Kadıköy'de de yapabilirsiniz.

Maltepe'de de.

Yeter ki neyi koruduğunuzu, neyi büyütmek istediğinizi bilin.

BENİM TERCİHİM GELECEKTEN YANA

Şimdi gelelim bana sosyal medyada kızan Fenerbahçelilere.

Söylediklerinizi okudum.

Kadıköy'e duyduğunuz sevgiyi anlıyorum.

Hatta birçoğunuzun kaygılarını haklı buluyorum.

Bir gazeteci olarak meseleye yalnızca tribünden bakamam.

İşin ekonomisine, yatırım değerine, kulübün 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl sonra nerede olacağına da bakmak zorundayım.

Aziz Yıldırım'ın gündeme getirdiği proje henüz kesinleşmiş değil.

Ortada açıklığa kavuşturulması gereken pek çok soru var.

Ancak büyük düşünme cesaretini önemsiyorum.

Şuna inanıyorum…

Fenerbahçe'nin önüne gerçekten böyle bir fırsat çıkıyorsa, bunu yalnızca semt aidiyeti üzerinden reddetmek büyük hata olur.

Aziz Başkan, Fenerbahçe'nin haklarını koruyan, kulübü borçlandırmadan büyüten ve gelirlerini kalıcı biçimde artıran bir model kurabilirse, ortaya yalnızca yeni bir stat çıkmaz.

Fenerbahçe'nin ekonomik geleceği de yeniden şekillenebilir.

O yüzden bir kez daha söylüyorum:

Vallahi bravo Aziz Başkan!

Ama asıl alkışı stat yapıldığında değil, o stadın Fenerbahçe'ye ne kazandıracağını gördüğümüzde hak edeceksiniz.

Son sözüm bana kızan taraftarlara.

Fenerbahçe'nin tarihi Kadıköy'de yazıldı. Geleceğinin de mutlaka aynı adreste yazılması gerektiğini kim söyledi?

patronlardunyasi.com