TİM Başkanı Mustafa Gültepe, AA Finans Masası'na konuk oldu
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, "Made in EU" yaklaşımına dahil olunması ve Tek Avro Ödeme Alanı'na (SEPA) katılımın sağlanması halinde Türkiye'nin Avrupa ile ekonomik entegrasyon ve ihracatta çok daha farklı bir noktaya ulaşacağını söyledi.

TİM Başkanı Gültepe, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.
İhracatın yılın ilk yarısında 2025'in aynı dönemine göre yüzde 3,6'lık artışla 136,1 milyar dolara ulaştığını kaydeden Gültepe, bunun çok olumlu olduğunu ve ekonomiye pozitif katkı sağladığını anlattı.
Ocak-haziran dönemini bazı alt sektörlerin artış, bazılarının ise düşüşle kapattığını aktaran Gültepe, nisanda tüm sektörlerin ihracatının yıllık bazda arttığını, haziranda da benzer bir durumun yaşandığını bildirdi.
Gültepe, Körfez'deki gerilimlerin ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkilerine değinerek, bu olumsuzluklara rağmen ilk yarıyı ihracat artışıyla kapatmalarının Türk üreticisi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle lojistikte yaşanan sıkıntılara işaret eden Gültepe, "Bu nedenle pandemi döneminde yaşananlar ile benzer bir durum oldu. Bazı sektörlerde sipariş artışları oldu. Bu artışların etkisiyle ilk 6 ayda bir artış söz konusu. Tabii değersel olarak bir artış. Miktarsal olarak o kapsamda artıştan bahsetmek mümkün değil. Yani miktar olarak az üretmişiz, değersel olarak yukarı çıkmış. Bunda bazı ham madde fiyatlarının artması etkili oldu. Parite 3,8 milyar dolarlık bir katkı sağladı. Dolayısıyla hepsini harmanladığımızda pozitif etki yaptı." diye konuştu.
Gültepe, yılın ilk yarısında savunma sanayisinin, otomotivin, demir ve demir dışı metallerin, çelik sektörünün, elektrik ve elektronik sektörünün ihracat artışında öne çıktığını söyledi.
"AVRUPA İLE PARA TRANSFERLERİ ÇOK DAHA HIZLI GERÇEKLEŞTİRİLEBİLECEK"
Mustafa Gültepe, SEPA'ya katılım sürecinin resmi olarak başlatılmasının ihracatçılara katkısına ilişkin soru üzerine, şu açıklamalarda bulundu:
"Üyelik başvurusu yapıldı. Özellikle ödeme kolaylığı sağlayacak. Havale yaptığınızda veya para geleceği zaman aynı iç piyasadaymışsınız gibi bir işlem olacak. Şu anda biz nasıl İstanbul'dan İzmir'e, Ankara'ya, Bursa'ya bir havale yapıyorsak o sisteme dahil olduktan sonra Avrupa ile para transferleri çok daha hızlı gerçekleştirilebilecek. Büyük firmaların o konuda çok büyük problemleri olmayabilir ama KOBİ'lere hem ödeyen hem alan hem de üreten için çok daha fazla destek sağlar. Avrupa'nın her bölümünde olmak bizler açısından çok önemli."
Gültepe, AB'nin ihracatın yüzde 45-50'sinin yapıldığı önemli bir pazar olduğunu, bu oranın bazı sektörlerde yüzde 65'in üzerine çıktığını kaydederek, "Esneklik isteyen bir pazar, bizde de esneklik var. Kalite isteyen bir pazar, bizde de kalite var. Fiyat esnekliğinin dışında aslında şu son dönemlerde Avrupa'nın istediği her şey bizde var. Lojistik üstünlüğümüz ve Avrupa'ya yakınlığımız var. Türkiye'nin jeopolitik durumu, esnek yapısı, üretim gücü, entegrasyonu önemli avantajlar sunuyor." diye konuştu.
AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesini her zaman konuştuklarını kaydederek, "Gümrük Birliği'nin revizyonu, Made in EU ile ilgili çalışmalar ve bu ödeme sistemine (SEPA) katılım hep birlikte yapılırsa olduğumuz noktadan çok daha farklı bir noktaya geliriz. Burada KOBİ'ler de orta ölçekli şirketler de içinde. Büyük firmalar zaten işlerini çok daha kolay hallediyor. Çok daha basitleşir, yalın ve ulaşılabilir olur." ifadelerini kullandı.
"ANADOLU ÜRETİM VE İHRACAT İÇİN BÜYÜK POTANSİYEL TAŞIYOR"
TİM Başkanı Gültepe, yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisinde hangi yapısal reformların yapılması gerektiğine dair soru üzerine, son dönemde piyasadaki ekonomistlerin ve bu konuda konuşan herkesin "yüksek teknoloji, yüksek katma değer" kelimelerini kullandığını söyledi.
Türkiye'nin ihracatında 27 sektörün olduğunu dile getiren Gültepe, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin dışında Anadolu'nun hemen her bölgesinin üretim ve ihracat için büyük potansiyel taşıdığını anlattı.
Gültepe, yüksek teknolojiye ve katma değerli üretime geçmenin 3-5 günde olamayacağını kaydederek, bu süreçte yıllar içerisinde başarılı olunabileceğini bildirdi.
Son yıllarda savunma sanayisinin yıldızının parladığını vurgulayan Gültepe, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu parlamayı savunma sanayisi tek başına yapmadı. Bir devlet iradesi var. Devlet iradesiyle beraber olunca aslında bütün sektörler farklı noktalarda çok kısa sürede aynı seviyeye ulaşabilirler. Bu yüksek teknoloji, orta teknolojide de aynı şeyi anlatıyoruz. Oturup iyi bir stratejik plan yapılması lazım."
"YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİM İÇİN YENİ YATIRIM PLANLARI YAPILMASI LAZIM"
Mustafa Gültepe, yıllardan beri yüksek teknolojili üretim konusunun konuşulduğunu, bu ürün grubunun ihracattaki payının yüzde 3,5 ile yüzde 3,8 arasında değiştiğini, yıllardır konuşulmasına rağmen istenilen ilerlemenin sağlanamadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yeni yatırım planları yapılması lazım. Doğu Anadolu'da hangi sektörün olması lazım, İç Anadolu'da hangisinin olması lazım onu planlamak lazım. Bunlar bir yıllık, 2 yıllık, 3 yıllık, 4 yıllık programlar değil. Bunları bakanlıklarımızla beraber oturuyoruz konuşuyoruz. Tarımda da keza aynı şey var. Eğer bunları bugün yapmazsak her geçen gün bizim aleyhimize oluyor. O yüzden yüksek teknolojiyi biz de önemsiyoruz ama onun tanımı önemli."
Katma değerli ihracatta mücevher sektörünün birinci, savunma sanayisinin ikinci olduğunu dile getiren Gültepe, "Ama savunma sanayisini siz Türkiye'nin bütün ihracatının önüne koyamazsınız." Dedi.
"CARİ AÇIK VERDİĞİMİZ SEKTÖRLERİ ORTAYA KOYUP ONLARLA İLGİLİ YATIRIMLAR YAPILMALI"
TİM Başkanı Gültepe, hazır giyim sektöründe kilogram başına düşen fiyatın 16 dolar olduğunu ifade ederek, şu açıklamalarda bulundu:
"Katma değerli mi evet katma değerli. Ama şu anda baktığınızda 'düşük teknoloji' diye geçiyor. Yani neyin iyi olduğu nereden ne şekilde baktığınıza bağlı. Bütün sektörler önemli. Kimisi istihdam sağlıyor, kimisi teknoloji sağlıyor, kimisi gelecekle ilgili olmak zorunda. O yüzden bunlardan, hiçbirinden Türkiye vazgeçmemeli, geçerse yarın öbür gün onlara ihtiyacımız olabilecek. O noktada kalma potansiyelimiz çok yüksek. Çünkü dünya çok farklı bir şekilde değişiyor. Yani gelecekle ilgili hangi sektöre, ne şekilde, ne kadar, ne zaman ihtiyacımızın olacağı belli değil. Dolayısıyla o anlamda yüksek teknolojinin payı yüzde 3,5. Ancak orta ve yüksek teknolojinin payı gittikçe artıyor. Çünkü o alanlara daha fazla yatırım var. Daha da fazla olmalı. Cari açık verdiğimiz sektörleri ortaya koyup onlarla ilgili yatırımlar yapılmalı ki cari fazla verelim."
Gültepe, son dönemde uygulanan ekonomi politikaları nedeniyle sanayicilerin yatırım iştahının zayıfladığını ifade etti.
patronlarudnyasi.com















