Dolar
48,8036
0,07%
Euro
56,0346
0,03%
Sterlin
65,3169
-0,12%
Bitcoin
4.198.165
6,95%
BİST-100
13.303,53
0,14%
Gram Altın
6.821,667
-0,63%
Gümüş
66,1
-0,29%
Faiz
39,91
-0,50%

New York’taki Erdoğan çiftine Stil Cadısı notu

Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta yıllardır vazgeçmediği klasik devlet adamı gardırobuyla sahnede. Stil Cadısı ondan biraz daha cesaret bekliyor; Emine Erdoğan’ın ise dünya liderlerinin eşlerini birbirine benzeten küresel moda kalıplarına teslim olmadan, Türk dokuma ve zanaat mirasını taşıyan kendine özgü çizgisini alkışlıyor.

21.09.2026 14:47Güncelleme: 21.09.2026 15:00
New York’taki Erdoğan çiftine Stil Cadısı notu
16px
32px

STİL CADISI 

Ben siyasete karışmam.

Ben yakaya bakarım, paçaya bakarım, kumaşa bakarım. Bir de insanın giydiğinin içinde kendisi olup olmadığına…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan’ın New York görüntülerine de böyle baktım.

Önce Cumhurbaşkanı’ndan başlayalım.

Erdoğan’ın gardırobunda sürpriz yok. Koyu takım elbise, beyaz ya da açık ton gömlek, klasik kravat… Yıllardır oluşturduğu devlet adamı üniformasını New York’ta da bozmuyor.

Yanlış mı?

Hayır.

Stil Cadısı biraz daha cesaret ister.

Kravatlarda bordo, koyu mürdüm, petrol yeşili gibi tonlar Erdoğan’ın koyu takım elbiselerine çok yakışabilir. BM haftası gibi bütün dünyanın objektiflerinin üzerinizde olduğu bir yerde küçücük bir renk dokunuşu bile fotoğrafı değiştirebilir.

Gelelim Emine Erdoğan hanımefendiye…

Burada Stil Cadısı şapkasını çıkarıyor.

Çünkü dünya liderlerinin eşlerine baktığımda sık sık aynı tuzağı görüyorum: Uluslararası bir programa gidince birbirlerine benzemeye başlıyorlar.

Aynı moda evleri, aynı çantalar.

Emine Erdoğan ise yıllardır başka bir yol seçiyor.

Kendi çizgisini koruyor.

Başörtüsünden kıyafetinin formuna, kullandığı kumaştan aksesuarlarına kadar onu başka bir first lady ile karıştırmanız kolay değil.

Bence stil dediğimiz şeyin başlangıç noktası da tam olarak budur:

Bir odaya girdiğinizde üzerinizdeki kıyafetin markasının değil, sizin hatırlanmanız.

Emine Erdoğan’ın özellikle geleneksel Türk dokumalarını, işlemelerini ve zanaatını çağdaş protokol kıyafetlerinin içine taşıma tercihini seviyorum.

Çünkü bunu yapmak sanıldığı kadar kolay değil.

Bir santim fazla kullanırsınız, folklorik kostüme dönüşür.

Bir santim eksik kullanırsınız, kimliği kaybolur.

Doğru dengeyi bulduğunuzda ise kıyafet sessizce nereden geldiğinizi anlatır.

New York tam da bunun yapılacağı yer.

Ben olsam Emine Erdoğan’ın gardırobunda Türk tekstil mirasını daha da görünür kılardım. Ama bağırarak değil.

Bir Hereke ayrıntısı…

Bir Antep işi…

Bir Osmanlı dokuma deseninden küçücük referans…

Belki yalnızca özel yapılmış bir broş.

Çünkü gerçek lüksün üzerinde kocaman bir marka adı yazmasına gerek yoktur.

Hikâyesi yeter.

Erdoğan çiftine birlikte baktığımda ise ilginç bir denge görüyorum.

Cumhurbaşkanı klasik ve koyu bir çerçeve oluşturuyor.

Emine Erdoğan renk, doku ve ayrıntıyla o çerçevenin içini hareketlendiriyor.

Yani birbirleriyle yarışmıyorlar.

Birbirlerini tamamlıyorlar.

Stil Cadısı’nın Cumhurbaşkanı’na küçük bir notu var:

Biraz daha cesaret.

Emine Hanım’a ise bu kez not vermeyeceğim.

Sadece şunu söyleyeceğim:

Dünyanın en büyük moda markalarının birkaç sokak ötede vitrin yaptığı New York’ta insanın kendi ülkesinin estetik hafızasından vazgeçmemesi de bir stil tercihidir.

Ben bu tercihi severim.

Şimdi gözüm BM gününde.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın kravatına bakacağım.

Emine Hanım’ın ise ayrıntılarına…

Ne yapayım?

Ben Stil Cadısı’yım.

Siyaseti başkaları konuşsun; ben kimin New York’a kendisi olarak geldiğine bakarım.

patronlardunyasi.com