Dolar
49,1335
0,12%
Euro
55,2793
0,23%
Sterlin
65,1689
0,42%
Bitcoin
4.180.021
0,82%
BİST-100
12.270,18
0,17%
Gram Altın
6.540,971
-0,77%
Gümüş
60,39
-1,00%
Faiz
39,83
0,00%

İpek Kıraç'ın patronu olduğu Sirena Marine'in Orhangazi'deki üretim tesisinin imar sorunu, artık sadece bir şirketin imar problemi değil

İpek Kıraç’ın yönetimindeki Sirena Marine’in Bursa Orhangazi’deki üretim tesisine ilişkin imar sürecindeki belirsizlik devam ediyor. İmar planlarının yargı kararlarıyla iptal edilmesinin ardından fabrikada çalışanlara 14 Ekim’e kadar izin verildi. Mesele artık yalnızca bir şirketin imar problemi değil; Türkiye’nin önemli yat üreticilerinden birinin üretiminin ve istihdamının nasıl korunacağı meselesi.

04.10.2026 07:05 • Güncelleme: 04.10.2026 07:19
İpek Kıraç'ın patronu olduğu Sirena Marine'in Orhangazi'deki üretim tesisinin imar sorunu, artık sadece bir şirketin imar problemi değil
16px
32px

Feramuz ERDİN

Kanunların üstünlüğü ve kamu yararı yıllardır taviz vermediğim ilkelerdendir.

Dolayısıyla Sirena Marine’in Orhangazi tesisleriyle ilgili hukuki süreci tartışırken de başlangıç noktamız belli olmalı: Yargı kararları uygulanır, imar mevzuatı herkesi bağlar.

Ancak ortada görmezden gelinemeyecek başka bir gerçek daha var.

Türkiye’nin üretime, ihracata ve nitelikli istihdama ihtiyacı var. Sirena da bunları sağlayabilmiş Türk sanayi şirketlerinden biri.

Mesele bu nedenle “Sirena haklı, bürokrasi haksız” kadar basit değil.

Asıl soru şu:

Hukukun gerekleri yerine getirilirken, Türkiye için değer üreten bir sanayi tesisinin faaliyetlerini sürdürebileceği hukuki ve idari çözüm bulunabilir mi?

AMERİKA NASIL AMERİKA OLDU

Yıllar önce Amerika Birleşik Devletleri’nde bir şirket kurmuştum.

Türkiye’de alışık olduğumuz uzun prosedürlerin önemli bir bölümü orada yoktu. Daha da dikkat çekici olan, yerel yönetimlerin şirketleri kendi bölgelerine çekebilmek için birbirleriyle yarışmasıydı.

İstihdam ve vergi teşviklerinin ötesinde, yatırımcıya uygun alan yaratabilmek için çözüm üreten bir kamu anlayışı vardı.

Çünkü temel yaklaşım basitti:

Bir girişimci yatırım yapar, üretir, insan çalıştırır ve vergi öderse yalnız kendisi kazanmaz; bulunduğu şehir ve ülke de kazanır.

Türkiye’nin de bugün ihtiyacı olan yaklaşım tam olarak budur.

BÜROKRASİNİN GÖREVİ ÇÖZÜM DE ÜRETMEKTİR

Elbette belediyeler ve kamu kurumları yatırımcı istedi diye imar mevzuatını görmezden gelemez.

Sirena için de böyle bir ayrıcalık talep edilemez.

Ancak kamu yönetiminin görevi yalnızca mevzuattaki engeli göstermek değildir. Hukukun izin verdiği sınırlar içerisinde üretimin, yatırımın ve istihdamın devamını sağlayabilecek seçenekleri ortaya koymak da kamu yönetiminin sorumluluğudur.

Planların kamu yararı doğrultusunda değiştirilmesine hukuk izin veriyorsa bunun yolları araştırılır; vermiyorsa şirket için hukuka uygun alternatif üretim alanları üzerinde çalışılır.

Önemli olan sonuçta hukukun da üretimin de korunmasıdır.

SİRENA NEDEN ÖNEMLİ?

Sirena sıradan bir üretim şirketi değil.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2024 yılında açıkladığı İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nda şirket, 2023 performansıyla bir önceki yıla göre 240 basamak yükselerek Türkiye genelinde 288’inci sıraya çıktı.

“Gemi, Yat ve Hizmetleri” kategorisinde altıncı, yat üreticileri arasında ise birinci sıraya yerleşti.

Başka bir ifadeyle Türkiye, dünyaya yüksek katma değerli yat satan bir şirket yaratmayı başardı.

Şimdi o şirketin Orhangazi’deki üretiminin geleceği tartışılıyor.

Üstelik konu yalnızca İpek Kıraç’ın ya da Sirena Marine’in meselesi değil.

Fabrikada çalışanlar, onların aileleri, yan sanayi, tedarikçiler ve bölge ekonomisi de bu belirsizliğin parçası.

Bu nedenle yapılması gereken Sirena’ya ayrıcalık tanımak olmadığı gibi, şirketi hukuki ve idari belirsizliğin içerisinde bırakmak da olmamalı.

SİRENA ORHANGAZİ’DE KALABİLMELİ

Sirena’nın uluslararası pazarlardan vazgeçmesini beklemek gerçekçi değil.

Eğer Orhangazi’de üretimin devamı hukuken imkânsız hale gelirse şirketin başka üretim alternatiflerini değerlendirmesi şaşırtıcı olmaz.

Fakat böyle bir sonuç yalnızca şirket açısından değil, Orhangazi açısından da kayıp olur.

Bu yüzden bugün yapılması gereken suçlu aramak değil.

Sirena Marine, Orhangazi Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kamu kurumları aynı masada, yargı kararlarını ve imar mevzuatını esas alarak kalıcı bir çözüm aramalı.

İpek Kıraç’ın yönettiği Sirena bugün Türkiye’nin dünyaya sattığı markalardan biri.

Böyle şirketlerin sayısını azaltmak değil, çoğaltmak zorundayız. Hukuku korurken üretimi kaybetmemek mümkündür.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Kumarhaneler Kralı Sudi Özkan’ın Karayipler Saint Martin sırları ve serveti
Kumarhaneler Kralı Sudi Özkan’ın Karayipler Saint Martin sırları ve serveti#Sudi Özkan