Dolar
49,1335
0,12%
Euro
55,2793
0,23%
Sterlin
65,1689
0,42%
Bitcoin
4.178.493
0,79%
BİST-100
12.270,18
0,17%
Gram Altın
6.540,971
-0,77%
Gümüş
60,39
-1,00%
Faiz
39,83
0,00%

Flydubai uçağındaki dehşetin perde arkası, kokpitteki kavga değil terör eylemi girişimi

Flydubai’nin Dubai-Tel Aviv seferini yapan FZ1073 uçağında 30 Eylül’de yaşanan olay artık yalnızca “kokpitte pilotlar arasındaki kavga” olarak soruşturulmuyor. BAE Başsavcısı Hamad Saif Al Shamsi, yardımcı pilotun kaptana kokpitteki acil durum baltasıyla saldırdığını, uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını ve soruşturmanın bunun bir “terör eylemi girişimi” olduğunu ortaya koyduğunu açıkladı.

04.10.2026 08:21 • Güncelleme: 04.10.2026 08:24
Flydubai uçağındaki dehşetin perde arkası, kokpitteki kavga değil terör eylemi girişimi
16px
32px

Feramuz ERDİN 

Patronlar Dünyası, 30 Eylül’de Flydubai’nin FZ1073 seferinde yaşananları o gün doğrulanabilen bilgiler üzerinden duyurdu.

Flydubai’nin ilk resmî açıklaması sınırlıydı:

Dubai’den Tel Aviv’e giden uçuşun kokpitinde bir “arbede” yaşanmış, uçakta yolcu olarak bulunan mürettebat üyeleri müdahale etmiş, uçak Suudi Arabistan’ın Tabuk Havalimanı’na güvenli şekilde indirilmişti.

O gün İsrail kaynaklarında yardımcı pilotun uçağın kontrolünü ele geçirerek düşürmeye çalıştığı yönünde çok daha ağır iddialar vardı.

Ancak bunlar henüz BAE makamlarının teyit ettiği soruşturma bulguları değildi.

ÜÇ GÜNDE RESMÎ TANIM DEĞİŞTİ

1 Ekim’de BAE Başsavcılığı özel bir soruşturma ekibi kurdu.

Başsavcı Hamad Saif Al Shamsi’nin o günkü açıklamasında özellikle, olayın herhangi bir “terör faaliyeti veya amacıyla” bağlantılı olup olmadığının ve önceden planlanıp planlanmadığının araştırılacağı belirtiliyordu.

Yani o aşamada terör ihtimali araştırılan bir soruydu.

3 Ekim’de açıklanan soruşturma bulgusu ise farklı.

BAE’nin resmî haber ajansı WAM üzerinden yapılan açıklamada Başsavcı Al Shamsi, soruşturmanın yardımcı pilotun “terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğini” ortaya koyduğunu açıkladı.

Başsavcılığa göre yardımcı pilot, uçuş sırasında planını uygulamaya koydu; kokpitte kaptana “crash axe” olarak bilinen acil durum baltasıyla saldırdı ve uçağın uçuş kumandalarını ele geçirmeye çalıştı.

Böylece 30 Eylül’de Flydubai’nin “kokpitte arbede” olarak duyurduğu olayın resmî soruşturmadaki niteliği üç gün içinde çok daha ağır bir noktaya taşındı.

BALTA UÇAĞA DIŞARIDAN SOKULMADI

Yeni açıklamanın havacılık güvenliği açısından en önemli ayrıntılarından biri de saldırıda kullanılan alet.

“Crash axe”, uçağa gizlice sokulduğu açıklanan bir silah değil.

Uçaklarda yangın, kaza veya acil durumda panel ve bazı yapı parçalarına erişmek amacıyla kokpitte bulundurulan acil durum ekipmanı.

Dolayısıyla FZ1073 dosyasının güvenlik sorusu yalnızca “kokpite nasıl silah sokuldu?” değil.

Tam tersine:

Kokpite erişim yetkisine sahip bir kişinin, kokpitte bulunması gereken bir acil durum ekipmanını saldırı aracına dönüştürmesi.

Bu ayrım, soruşturmanın odağını havalimanı yolcu güvenliğinden havayolunun kendi personel güvenliği sistemine taşıyor.

ŞİMDİ ASIL SORU: BU PİLOT KOKPİTE NASIL GİRDİ?

Uluslararası basında yardımcı pilotun geçmişiyle ilgili daha da ciddi bilgiler bulunuyor.

Associated Press, Wall Street Journal ve diğer uluslararası yayınlar, yardımcı pilot Hamam al-Hammami’nin daha önce Oman Air’deki uçuş görevlerinden radikal görüşlerine ilişkin kaygılar nedeniyle uzaklaştırıldığını bildirdi.

Bu bilgi BAE Başsavcılığı’nın 3 Ekim tarihli açıklamasında yer almıyor ve nihai soruşturma sonucu henüz yayımlanmış değil.

Ancak doğruysa FZ1073 dosyasının en kritik kurumsal sorusu burada başlıyor:

Flydubai işe alım öncesinde hangi güvenlik soruşturmasını yaptı?

Önceki işverenlerden hangi kayıtları istedi? 

Böylesine kritik görevlendirmelerde kullanılan yapay zeka destekli KYE (çalışanını tanı) programları neden kullanılmadı?

Başka bir ülkede ortaya çıkan güvenlik değerlendirmelerine erişebiliyor muydu?

Ve yardımcı pilot, Dubai-Tel Aviv gibi güvenlik hassasiyeti son derece yüksek bir hatta hangi değerlendirmeden sonra görevlendirildi?

Ve son soru da İsrailli yetkililere; bu ülkeye uçuş yapan pilotların ismi standart prosedür olarak kendilerine 48 saat öncesinden iletilmesine rağmen, bu sorgulamalar orada neden yapılamadı?

GCAA DA OPERASYONEL VE GÜVENLİK BOYUTUNU İNCELİYOR

BAE Sivil Havacılık Genel Otoritesi GCAA’nın 30 Eylül tarihli açıklaması da bu nedenle önemli.

Kurum, soruşturmanın yalnız olayın nedenlerini değil “operasyonel ve güvenlik boyutlarını” da kapsadığını duyurdu.

Şu ana kadar GCAA’nın Flydubai’ye FZ1073 sonrasında yeni bir personel taraması, kokpit prosedürü veya crash axe erişimine ilişkin özel bir tedbir getirdiğine dair resmî açıklama bulunmuyor.

Bu nedenle böyle bir karar alınmış gibi yazmak mümkün değil.

SORUŞTURMA BİTMEDİ

BAE Başsavcılığı’nın kullandığı “terör eylemi girişimi” ifadesi önemli olmakla birlikte dosya kapanmış değil.

Başsavcılık; olayın bütün koşullarının, motivasyonun, olası bağlantıların, teknik incelemelerin, fiziki ve dijital delillerin araştırılmaya devam ettiğini özellikle belirtiyor.

Dolayısıyla şu aşamada yardımcı pilotun belirli bir örgüt, ülke veya yapılanmayla bağlantılı olduğunu söylemek için resmî dayanak bulunmuyor.
Nihai sonuç soruşturma tamamlandıktan sonra açıklanacak.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Seçil Erzan'dan önce Denizbank'ta fon vurgunu yapan bankacı Derya Dikici, ABD'de yakalandı, son itirafından petrolcü ünlü bir ailenin adı çıktı
Seçil Erzan'dan önce Denizbank'ta fon vurgunu yapan bankacı Derya Dikici, ABD'de yakalandı, son itirafından petrolcü ünlü bir ailenin adı çıktı#Denizbank