Ertuğrul Özkök Yunan adalarını gezdi, Türkler arasında yıldızı yükselen Leros Adasının müdavimlerini ve adanın en büyük evini yaptıran Türk ismi yazdı
Kendisine has dokusu, kapıda vize kolaylığı, fiyat-performans dengesi ve hizmet kalitesi, yakın olması ve kalabalıktan uzaklaşmak isteyenlerin kaçış noktası olan Yunanistan'ın Leros Adası, Türk turistlerin son dönemde yükselen yıldızı haline geldi. Ertuğrul Özkök, Türk cemiyet hayatının, iş dünyasının ve jet-set'in de uğrak adası haline gelen Leros'u gezdi. Özkök, Leros Adası'nı Bodrum'la karşılaştırdı, adanın ünlü Türk müdavimlerini ve adanın en büyük evini yaptıran ismi yazdı...

Ertuğrul ÖZKÖK
HAKLI AMA NEZAKETSİZ BİR KADINA VEREMEDİĞİM CEVAP
Aşağıda anlatacağım olayı geçen perşembe Leros adasında yaşadık.
Aslında olay demek doğru değil.
“Yaşadığım şeyi” demek daha uygun olur.
Bir tanıdığımın teknesiyle Leros’a giriş yaptıktan sonra limanın hemen yakınında bir koya girdik.
Amacımız bir saat yüzmekti.

YUNANLI KADIN UYARIYOR: TEKNENİZİ BURAYA BAĞLAYAMAZSINIZ
Kaptanımız tam tekneyi arkadan sahildeki kayaya bağlatırken, kıyıda oturmakta olan üç kişilik bir aileden kadın olanı müdahele etti.
Ben teknedeydim duymadım ama Yunanlı kadının “Tekneyi burada arkadan bağlayamazsınız” dediğini söyledi arkadaşımız.
Bunu üzerini kaptanımız Leros’taki ajansını arayarak bu koyda kıçtan kara yapmanın yasak olup olmadığını sordu.
AJANS YETKİLİSİ: “KADIN DOĞRU SÖYLÜYOR, BAĞLAMAK YASAK” DİYOR
Ajans yetkilisi “Doğru söylemiş, yasak” dedi.
Alınan yeni bir kararla o koyda tekneleri arkadan karaya bağlanmak yasaklanmış.
Bunun üzerine kaptanımız ipleri çözdürdü ve koydan ayrılıp yan tarafta bir yere açıkta demirledi.
Buraya kadar normal.
Yunanlı kadın haklı bir uyarıda bulunmuş.
İçimden teşekkür etmek de geldi ama uzakta olduğu için edemedim.
ANCAK YUNANLI KADININ TAM OLARAK NE DEDİĞİNİ ÖĞRENİYORUM
Ancak akşam yemek yerken, ipi bağlamaya giden genç arkadaşımız öyle bir şey söyledi ki, duygularım altüst oldu.
Çünkü Yunanlı kadın uyarısını şu cümleyle yapmış:
“Burası Türkiye değil, Avrupa Birliği. Teknenizi buraya bağlayamazsınız…”
İşte bu cümleye fena halde takıldım.
Çünkü çok tanıdığım bir tavır, daha doğrusu bir “eda” bu.
Bir şey söylerken araya laf sokuşturmak.
Bu eda ve tavır, her harfiyle, bir ülkeye bakıştaki önyargıyı ve küçümsemeyi ele veriyor.
SÖYLEDİĞİ AN İŞİTSEYDİM BEN DE ONA ŞUNU SÖYLEYECEKTİM
İşte buna cevap veremediğime çok hayıflandım.
Çünkü söylediği an işitseydim, ona şu cevabı verirdim.
“Hanımefendi haklısınız biz Avrupa Birliği ülkesi değiliz;
Ama görüyorum ki, siz de bir Avrupa Birliği vatandaşı değilsiniz. Çünkü medeni bir AB vatandaşı olsaydınız bu haklı uyarınızı böyle yukardan bakan bir eda ve ifade ile değil, nazik bir dille yapardınız.
O zaman ben de size medeni bir insan gibi aynı nezaketle teşekkür ederdim bizi yanlış bir şey yapmaktan kurtardığınız için…”
Bu cevabı veremedim.
SONRA DÜŞÜNDÜM YUNANLI KADININ HAKLI OLDUĞU TARAF DA VARDI
Sonradan uzun uzun düşündüm.
Aslında Yunanlı kadın bir bakıma haklıydı.
İnsanların yüzeceği koylara tekneyi arkadan bağlamak, yüzme alanını daraltıyor.
O plajı kullanan bir insan olarak bu uyarıyı yapmak da hakkıydı.

GİDEN TÜRKLERE UYARI: ÜÇ ADADA DA KIÇTAN KARA YAPMAK YASAKLANMIŞ
Gittiğim adaların hiçbirinde sahillerde tek iskele göremedim. Mikonos’ta her yerde “Beach Cage” vardı ama birinin bile önünde iskele görmedim.
Yeri gelmişken söyleyeyim gittiğim üç adada da koylarda kıçtan karaya bağlanmak yasaklanmış.
Tekneyle gidenlere bildiririm.
TORBA’DAN GÜNDOĞAN’A BÜTÜN SAHİL TEKNELERCE KAPATILMIŞ HALDE
Türkiye’ye gelince;
Maalesef hâlâ isteyen teknesini istediği yere arkadan bağlıyor.
Göcek koylarında başlayan bağlanma yasağı ve tonoza bağlanma uygulaması ne sonuç verdi bilmiyorum.
Bodrum’da, Torba’dan, Gündoğan’a kadar bütün sahil arkadan bağlı yan yana dizilmiş teknelerle kapatılmış vaziyette.
TÜRKBÜKÜ BAŞTAN SONA BEDAVA MARİNA GİBİ
Türkbükü koyunun girişi bir felaket. Bütün koy bedava marina gibi kullanılıyor.
Evet doğru, Avrupa Birliği ülkelerinde böyle bir şey yok.
Evet doğru, biz Avrupa Birliği üyesi bir ülke değiliz.
Oysa 2000’li yılların başlarında tam üyelik müzakerelerinin başlamasına hazırlanırken birçok kuralımızı AB ölçülerine uyduruyorduk.
Maalesef hepsi tek tek gitti.

BU LAF SOKUŞTURMA EDASI SADECE YUNANLI’DA MI VAR ACABA
Kadının haklı olmadığı şey, bu uyarıyı yaparken kullandığı ifadeydi…
Sonra bunun üzerine de düşündüm.
Bu eda acaba sadece Yunanlı kadına mı ait?
Şunu kabul edelim ki bizde de fazlasıyla var bu “Sokuşturma” kültürü.
En haklı olduğumuz uyarıyı bile nezaketle yapmak yerine araya iğneleyici ve suçlayıcı bir ifadeyi sıkıştırmak…
DÜŞÜNDÜKÇE, KADINA KIZGINLIĞIM AZALDI
Galiba bu Doğu Akdeniz kültürünün bir parçası…
Böyle Yunan filozofları tarzında kendi kendime sorularla gelişen bu muhakeme sonunda kadına kızgınlığım da azaldı.
Kızgınlığım tamamen hepimize mahsus bu Orta Doğu usulü “Sokuşturma kültürünün” üzerine kaldı.

AYNI ADADA “PLATANOS KAFE’DEN” SEVİMLİ HARİKA KADIN PORTRESİ
Buna karşılık yine Leros Adası'ndan bir başka kadın portresi vereyim.
“Laf sokuşturan” kadının tamamen zıddı bir portre…
Leros benim en çok sevdiğim Yunan adasıdır diyebilirim.
İtalyan tarzı evleri, sakinliği, insanlarının cana yakınlığı beni her zaman etkiler.
Pazar günü tepedeki küçük meydanda bulunan “Platanos” adlı kafeye gittik.
Öğle vaktiydi ve meydan bomboştu.
Kafenin bahçesinde bizden başka üç kişi daha vardı.
5 ÜZERİNDEN 4.9 PUANLA “KARTALLAR” ÖDÜLÜ ALMIŞ KÜÇÜK BİR KAFE
Servisi güler yüzlü genç bir Yunanlı kız yapıyordu.
Çok saygılı ve sevimli bir hali vardı.
Gözüm tam arkamda kapının girişine asıl bir plakaya ilişti.
Planatos Kafe 2023’de Yunanistan’ın prestijli ödüllerinden biri olan “Kartallar” ödülünü almış.
Araştırdım, müşteri paylaşımlarından hareketle ödül veriyormuş.
10 üzerinden en az 8 alan kafeler değerlendirmeye alınıyormuş.
Platanos Kafe, 5 üzerinden 4.9 müşteri memnuniyeti puanı almış.
Yani neredeyse tam not.
LÜTFEN GİDEN OLURSA BU KIZA BENİM ADIMA DA TEŞEKKÜR EDİN
Şuna eminim.
Müşteri memnuniyetini belirleyen şeylerin başında işte bunun gibi sempatik ve işini sevgiyle yapan görevlilerin rolü büyük.
Adını alamadığım için üzüldüm.
Ama Platanos Kafe’den 5 üzerinden 5 müşteri memnuniyeti ile ayrıldım.
Kafeye gidecek Türklerden bu yazıyı okuyan olursa, o kıza benim adıma da teşekkür etmesini rica edeceğim.
Kafeye daha girer girmez o kızı güler yüzünden tanıyacaksınız.
İDO BU BÖLGEDE BÜYÜK TAŞIYICI HALİNE GELMİŞ
Adalarda mevsim sonuna gelmiş ama Türkiye’den gelen feribotlar hâlâ tıklım tıklım dolu.
İDO bu bölgenin en önemli taşıyıcılarından biri haline gelmiş.
Sadece Kuşadası’ndan üç adaya yolcu taşıyormuş.
Bunlar Samos, Leros ve Patmos.
LEROS TÜRK TOPLULUĞU İLE İLGİLİ DEDİKODULAR
Leros’ta her yerde çok sayıda Türk gördük.
Ayrıca adada baya bir “Türk topluluğu” oluşmuş.
Adanın en kıdemli Türkilerinden biri TV yapımcısı Mustafa Oğuz.
Orada yıllık ev kiralıyormuş.
Bodrum Kempinski’nin sahiplerinden Orhan Yılmaz, YouTube yayıncısı Cüneyt Özdemir, gazeteci Hasan Cemal, Mehmet Yılmaz, reklamcı Cefi Medina, işinsanı Erol Tabanca ile Atilla Türkmen de Leros’un kıdemlilerinden.
Bu yıl bir ara Fatih Altaylı da onlara katılmış.
PATMOS DENİNCE TRENDYOL’UN GRUP BAŞKANI ÇAĞLAYAN ÇETİN
Patmos denince ise;
Trendyol’un Türkiye patronu Çağlayan Çetin’in her yıl yaptığı partiler çok konuşuluyor.
Ama bu yıl yapmamış galiba.

BÜTÜN YUNAN ADALARINDA EN ÇOK TANINAN TÜRK KİM?
Tabii Yunan adaları denince akla ilk gelen Türk Mustafa Taviloğlu…
Bizzat şahidim, gittiği her Yunan adasında çok iyi tanınıyor.
Patmos’ta çok sayıda dostu var.
Onlara “Mudo geldi mi” diye sordum.
Bu yıl onları ihmal etmiş. Daha çok Atina çevresindeki adalarda dolaşıyormuş.
Yeni gözdesi de Hydra Adasıymış.
Son yıllarda Hydra’ya hayran bir başka Türk de gazeteci Oray Eğin…
Mudo’yla karşılaşmışlar.
Birlikte yaptıkları paylaşımlardan gördüm.
LEROS’UN EN BÜYÜK EVİNİ BİR TÜRK YAPTIRIYOR
Adada en çok konuşulan konulardan biri de şu:
Reklamcı Yiğit Şardan Leros’un en büyük evini yaptırıyormuş.
Öteki Leros evleri düşünüldüğünde, “Leros’un en büyük evinin” ille de çok büyük olması gerekmiyor.
İstanbul’da orta halli bir zengin evi bile burayla karşılaştırıldığında çok büyük kalabilir.

MİKONOS HÂLÂ KALABALIK HÂLÂ GENÇ BİN ENERJİ VAR
Mikonos hâlâ kalabalıktı.
Küçük dar sokakları, balkonlu evleriyle her köşesinde insana burada fotoğrafı çekin duygusu veriyor.
Biz de Tansu ile böyle bir evin merdivenine oturup poz verdik.
Hâlâ taksi bulmak güç.
Taksi deyince Patmos’un taksicilerine de bir bravo.
Hem sempatikler hem de afişe fiyat uygulamalarına çok sadıklar…
ÜÇ ADADA DA 30 METREDEN BÜYÜK TEKNE GÖRMEDİM
Bu gezi sırasında bir şey dikkatimi çekti.
Gittiğim üç Yunan adasında da hemen hemen hiç Megayat’a rastlamadım.
Mikonos’ta bile 30 metreden büyük tekne yoktu.
Acaba megayat sahibi milyarderler için yaz mevsimi kapandı mı diye düşündüm…
Ama Bodrumun Türkbükü ile Torba koyu arasında hâlâ çok sayıda megayat var.
MEGAYATLARIN TORBA KOYU MERAKI NEREDEN GELİYOR?
Bu yaz dikkatimi çeken bir başka şey daha var.
Yazı geçirdiğim Torba koyunda her gün 70 metrelik en az 3-4 megayat vardı.
Bilmiyorum ne kadar doğru ama bu megayatların pek çoğunun Rus oligarklara ait olduğu söyleniyor.
Hepsi de açıkta demirliyor ve en az 2-3 gün kalıyorlar.
Bu arada bu yaz dikkatimi çeken bir başka şey de Bodrum limanının girişinde açıkta demirlemiş tekne sayısının acaip artması.
Pazar akşamüzeri onların arasından geçip marinaya girmekte epey zorlandık.
Yakın adalar ve Bodrum’dan sezon sonu izlenimler bunlar.
patronlardunyasi.com















