Dolar
45,5809
0,18%
Euro
53,0381
0,21%
Sterlin
61,1242
0,63%
Bitcoin
3.476.304
-2,65%
BİST-100
14.029,54
-2,35%
Gram Altın
6.654,237
0,18%
Gümüş
76,69
1,02%
Faiz
43,5
2,67%

Erdoğan, İran savaşının tahammül sınırlarını aştığını söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın 'tahammül sınırlarını' aştığını söyledi. Erdoğan "Enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı belirsizlikle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. 

18.05.2026 17:52Güncelleme: 18.05.2026 17:55
Haberi paylaşın
Erdoğan, İran savaşının tahammül sınırlarını aştığını söyledi
16px
32px

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, 2 saat sürdü.

Erdoğan, toplantının ardından gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmelerde şunları söyledi:

İRAN'A SALDIRILARLA BAŞLAYAN KRİZİN ARTÇILARI SÜRÜYOR

"28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarla başlayan krizin artçı sarsıntıları birçok alanda devam ediyor. Enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı belirsizlikle karşı karşıyayız."

'BİR AVUÇ VAHŞİ KAPİTALİST'

"Bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor. Meselenin daha vahim yanı ise bu atmosferin küresel düzeyde tufeyli ekonomisi üretmesi daha çok spekülasyona ve manipülasyona dayalı rant sistemi oluşturmasıdır. Bir avuç vahşi kapitalist milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasp ederek palazlanmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken bunların cüzdanları giderek kabarmaktadır. Her savaşın kazananarı ve kaybedenleri olur. Fakat İran savaşıyla bu iş tahammül sınırlarını aşmış küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaşmıştır."

MUHALEFET MİLLİ DURUŞ SERGİLEMEK DURUMUNDADIR'

"Muhalefet bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran savaşı ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar amacına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılığına tevessül etmiştir. 'İktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin' mantığından kendilerini kurtaramadılar. Doğruya doğru yanlışa yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm üretme kapasitesini güçlendirmek yerine hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye geçemiyorlar. Bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görünecek şekilde çirkin, yaralayıcı ve yıkıcı üslupla yapılmasıdır. Muhalefet demek çarpıtmak, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak değildir. Muhalefetin vazifesi kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak değildir. Hele hele yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit söylemlerine sarılmak ucuz ve bayat siyasettir. Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir. Ülke ve milletin çıkarı sözkonusu olduğunda sorumlu davranmak zorundadır."

Bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, kimsenin önünü göremediği, yeni denklemin kurulduğu dönemde muhalefet yerli ve milli duruş sergilemek durumundadır. Sosyal medyada kesilen ahkamların kime yaradığı çok iyi hesaplanmalıdır. Başka Türkiye yok. 86 milyon olarak bizim bu cennet ülkeden başka vatanımız yok. Muhalefet ediyorum bahanesinin arkasına saklanarak kimsenin buna zarar vermeye, Türkiye'deki istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye, ülkemizin çıkarlarına darbe vurmaya hakkı yok."

"SORUNLAR, KRİZLER, FIRSATLAR KÜRESEL BİR BOYUT KAZANMAKTADIR'

"Hepimiz önce milletim, önce memleketim ilkesiyle hareket etmek mecburiyetindeyiz. Dünyamız globalleşirken sorunlar, krizler, fırsatlar küresel bir boyut kazanmaktadır. Mesafelerin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada artık hiç kimse yeryüzünün başka noktasında yaşananlara bigane kalma lüksüne sahip değildir. Ortadoğu'da bir ülke hapşırdığında latin Amerika'da veya Asya'da bir ülke kolayca nezle olabilmektedir. Rusya-Ukrayna savaşının sebep olduğu gıda kıtlığı en çok Afrika ülkelerini vurdu. Kovid 19 ekonomik, siyasi ve sosyal krize evrildeğine şahit olduk.

Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler geride kalmıştır. Küresel ekonomiyle bütünleşmiş her ülke gibi dışarıda olumlu olumsuz her hadiseden bir şekilde etkileniyoruz. Bölgemizdeki ateşin alevi olmasa dahi maalesef dumanı bize ulaşıyor, sirayete eriyor. Biz her alanda attığımız adımlar, vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde bunu diğer ülkelere nispetle asgari nispette tutuyoruz. Gübre, enerji tedariki, ulaştırmada süratle hayata geçirdiğimiz önlemlerle en sıkıntılı günleri suhuletle atlattık. Müzakare, diyalog ve diplomasiyi önceleyen barışçıl politikamızla gerilimin düşürülmesi için gayret gösterdik. Bölgedeki Türk ve Kürt kardeşlerimizle diyaloğumuzu artırarak istikrarsızlığı derinleştirecek oyunların bozulmasına katkı sağladık."

'TÜRKİYE'NİN KRİZLERİ YÖNETMEKTEKİ BECERİSİ BİR KEZ DAHA GÖRÜLMÜŞTÜR'

"Türkiye'nin krizleri yönetmekteki becerisi bu süreçte bir kez daha görülmüştür. Türkiye bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir. Ülkemiz eskisinden çok daha güçlü şekilde yoluna devam edecektir. Bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. Uluslararası yatırımcıların ülkemize yönelik ilgisi günden güne artıyor. Avrupa'daki devletler Türkiye ile daha farklı ilişkiler kurmanın yollarını arıyor. Bize hasta adam muamelesi yapanlar Türkiye'nin başarıları karşısında hayranlıklarını gizleyemiyor. Türk savunma sanayisi tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bir seyir izliyor.

Dünyanın 120 ülkesinde 1700'ü aşkın iştirak ettiği fuarda 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı. 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. 50 farklı ülkenin katılımıyla Efes 2026 tatbikatımız dostlarımıza güven hasımlarımıza korku veriyor. Türk dünyasıyla ilişkilerinde de tarih yazan bir Türkiye gerçeği var. Aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk devletleri teşkilatımız merhum İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' ideali doğrultusunda ticaret, enerji, kültür, eğitim alanında işbirliğini güçlendiriyor."

TÜRKİSTAN ZİYARETİ

"Merhum Turgut Özal'ın 34 yıl önce söylediği 'Türkiye'nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21'inci asır Türk ve Türkiye asrı olacaktır' sözü elhamdülillah hızla kuvveden fiile çıkıyor. Bu gerçeğe son Kazakistan ziyaretimizde bir daha tanık olduk. Kazakistan'la ebedi dostluk ve genişletilmiş stratejik ortaklık bildirisine imza attık. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi 15 milyar dolara çıkarma hedefimizi bir kez daha teyit ettik. Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın gayriresmi zirvesini başarıyla gerçekleştirdik.

Teşkilatın 13. zirvesinde sonbaharda biz ev sahipliği yapacağız. Dünün önünü göremeyen Türkiyesinden nasıl buralara geldiysek inşallah yarın çok daha iyi yerlere geleceğiz. Bilhassa yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte Türkiye'nin önünde yepyeni bir d önem açılacaktır. Türkiye'nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır. Tüm mücadelemiz böyle bir Türkiye'nin inşası içindir. Bundan geri dönüş, taviz, yavaşlama sözkonusu değil ve olmayacaktır. Ne yapıyorsak Türkiye'nin ekonomisini büyütmek, itibarını artırmak, sözünün etkisini ve ağırlığını daha da güçlendirmek için yapıyoruz."

patronlardunyasi.com