Dolar
49,7926
0,06%
Euro
55,6056
0,00%
Sterlin
66,4441
-0,04%
Bitcoin
3.963.075
-0,07%
BİST-100
11.186,16
0,31%
Gram Altın
6.406,402
-0,32%
Gümüş
53,22
-1,41%
Faiz
39,58
0,05%

Eda Şahin’in ilk romanı Tüfekli Dosyası ve bir öğretmenin gururu

Bazı mutlulukların ne bir ödülü vardır ne de alkışı… Yıllar önce bir sınıfta söylediğiniz sözler, hiç bilmediğiniz bir hayatın içinde filizlenir. Sonra bir gün kapınız çalar. Eski bir öğrenciniz, ilk kitabını size gönderir. Sayfaların arasından yalnızca bir hikâye değil, yıllar önce bıraktığınızı bile unuttuğunuz bir iz çıkar. Dün o kitabı elime aldığımda anladım. İnsan bazen bir tek hayata dokunabildiğini öğrendiğinde, bütün bir ömrün karşılığını almış gibi hissediyor.

27.10.2026 08:34 • Güncelleme: 27.10.2026 09:00
Eda Şahin’in ilk romanı Tüfekli Dosyası ve bir öğretmenin gururu
16px
32px

Toygun ATILLA 

Dün bir kitap geldi.

Kapağında genç bir yazarın adı vardı.

Eda Şahin.

Kitabın adı Tüfekli Dosyası.

İçini açtım. İlk sayfasında el yazısıyla yazılmış birkaç cümle vardı.

“Çok sevgili Toygun Hocam,

Sizden aldığım dersler, beni sektörde insanlara ve olaylara hazırladı. Her şey için teşekkür ederim. Umarım satırlarımdan keyif alır, öğrencinizle gurur duyarsınız.”

Bir süre o satırlara baktım.

İnsan bazen yıllar önce yaptığı bir şeyin karşılığını hiç beklemediği bir anda alıyor.

O karşılığın parayla, makamla, unvanla hiçbir ilgisi olmuyor.

YILLAR ÖNCE BİR SINIFTA…

Beş altı yıl boyunca Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ders verdim.

Gazeteciliği anlattım.

Bazen yaşadıklarımı, bazen yaptığım hataları, bazen de mesleğin bana öğrettiklerini…

Öğrencilerime yalnızca haber yazmayı değil, insanları anlamayı, soru sormayı, şüphe etmeyi ve gördüklerinin arkasındaki gerçeği aramayı anlatmaya çalıştım.

Ne kadarını başardım, bilmiyorum.

Hep aynı şeyi istedim.

O sınıftan çıkan gençlerin hayatına, mesleklerine, geleceklerine elimden geldiğince katkıda bulunabilmek.

Belki bir cümleyle.

Belki anlattığım bir hikâyeyle.

Belki de yıllar sonra hatırlayacakları küçücük bir ayrıntıyla.

O öğrencilerden biri de Eda’ydı.

BAZEN HAYAT BİR FİLM SAHNESİNE DÖNÜŞÜYOR

Geçenlerde Eda’dan bir mesaj aldım.

Yıllar önce öğrencim olduğunu hatırlatıyor, bir sınavımdan yüksek not aldığında kendisine Ustadır Arı kitabını hediye ettiğimi anlatıyordu.

Sonra güzel haberi verdi.

Dört yıl üzerinde çalıştığı ilk polisiye romanı yayımlanmıştı.

Üstelik Oğlak Yayınları’ndan.

Türkiye’nin köklü yayınevlerinden birinden ilk kitabını çıkarmak, genç bir yazar için önemli bir başlangıç.

Eda da bu sevincini benimle paylaşmak istemişti.

Kitabını göndermek için izin istiyordu.

Dün o kitap elime ulaştı.

İthafını okuduğumda içimde tuhaf bir duygu oluştu.

Hani filmlerde olur ya…

Yıllar geçer. Bir öğretmen, artık neredeyse unuttuğu bir öğrencisinden haber alır. O öğrenci kendi yolunu çizmiş, bir şeyler başarmıştır.

Öğretmen, geçmişte söylediği birkaç sözün bir yerlerde yaşamaya devam ettiğini fark eder.

Biraz öyle hissettim.

Nedense aklıma Oz Büyücüsü de geldi.

Belki de insanın başkalarına verdiğini sandığı şeylerin, aslında onların içinde zaten var olan cesareti ortaya çıkarmaktan ibaret olması yüzünden.

Bilmiyorum.

Bildiğim tek şey, çok mutlu olduğum.

BİR GAZETECİDEN BİR GAZETECİ KAHRAMAN

Eda’nın romanının adı Bir Gazetecinin Kaleminden: Tüfekli Dosyası.

Başkahramanı gazeteci Sevda Korkman.

Arka kapağında bir olayın peşinden giden, telefonunu çıkarıp kayıt almaya hazırlanan ve bir anda silahlı bir adamla karşı karşıya kalan genç bir gazetecinin hikâyesinden bir bölüm var.

Henüz kitabı okumadım.

O nedenle romanın edebî değeri, kurgusu ya da sürükleyiciliği üzerine ahkâm kesecek değilim.

Şunu söyleyebilirim:

Gazetecilik eğitimi almış bir genç kadının, ilk romanının kahramanı olarak bir gazeteciyi seçmesi beni ayrıca gülümsetti.

Eda şimdi kendi hikâyelerini anlatıyor.

Kendi karakterlerini yaratıyor.

Kendi yolunda yürüyor.

Bundan daha güzel ne olabilir?

BUGÜN SİZİ EDA İLE TANIŞTIRMAK İSTEDİM

Bu yazıyı kendimden söz etmek için yazmadım.

Bir öğretmenin mutluluğunu paylaşmak için yazdım.

Hayatta bazen bir kişiye bile dokunabilmiş olmak yeterli.

Bir insanın yolculuğunda küçücük bir iz bırakabilmek…

Yıllar sonra o insanın sizi hatırlaması…

Başardığı güzel bir şeyi sizinle paylaşmak istemesi…

İnanın, bunun tarifi kolay değil.

Bugün sizleri eski öğrencim, artık ilk kitabını yayımlamış genç bir yazar olan Eda Şahin’le tanıştırmak istedim.

Sizden de küçük bir ricam var.

Eda’nın Tüfekli Dosyası kitabını alın, okuyun.

Genç bir yazara destek olun.

Bir kitabın yayımlanması büyük bir emek. Ama o kitabın okuruyla buluşması da en az onun kadar kıymetli.

Sevgili Eda,

Kitabını henüz okumadım ama ilk sayfasındaki ithafı birkaç kez okudum.

Sen bana yıllar önce verdiğim bir kitabı hatırlattın.

Ben de senin sayende, öğretmenlik yaptığım yılların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırladım.

Bilmeni istedim isterim ki…

Daha kitabının ilk sayfasını çevirmeden seninle gurur duydum.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri