Çevresel toksinler ve kimyasallar hem kadın hem erkekte kısırlığı artırıyor
“Üreme organları vücudun en hassas yapılarıdır. Maruz kaldığımız toksinlerden ilk olarak etkilenirler” diyen TAJEV Başkanı Prof. Dr. Chat Ünlü, kontrolsüz pestisit kullanımı, plastik maruziyeti, radyasyon ve stres gibi faktörlerin hem kadında hem de erkekte kısırlığa sebep olduğunu söylüyor.

Türkiye’de doğurganlık oranları son yıllarda dikkat çekici şekilde düşerken, uzmanlar bu gerilemenin sadece sosyal değil, biyolojik ve çevresel sebeplere de dayandığını vurguluyor. Özellikle, endokrin bozucu kimyasallar, tarım ilaçları, plastikler ve pestisitlerin hem kadınlarda hem de erkeklerde hormon dengesini bozarak kısırlığa sebep olduğunu söyleyen Türk Alman Jinekoloji Vakfı Başkanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cihat Ünlü “Son yıllarda kadınlarda yumurtalık yetmezliği ve erken menopoz oranları ile erkeklerde sperm sorunlarında artış var. Bunun önemli sebeplerinden biri de çevresel kirlilik” dedi. Prof. Dr. Ünlü’ye göre kadınlarda görülen en önemli sorunlardan biri prematür over yetmezliği (yumurtalıkların 40 yaşından önce normal fonksiyonlarını -yumurta üretimi ve östrojen salınımı-kaybetmesiyle oluşan durum). Toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülen bu durum, yumurtalıkların beklenenden çok daha erken tükenmesi anlamına geliyor. 45 yaş altı erken menopoz oranının ise yüzde 5’lere ulaştığını belirtiliyor.
ERKEN MENOPOZDA ARTIŞ VAR
“Eskiden nadir gördüğümüz erken menopozu artık daha sık görüyoruz” diyen Prof. Dr. Ünlü, bunun sebepleri arasında genetik etkenler ve bağışıklık sistemi hastalıklarının yanı sıra çevresel faktörlerin giderek daha büyük rol oynadığını ifade ediyor. Prof. Dr. Ünlü’ye göre en büyük risklerden biri kontrolsüz kimyasal maruziyet. Tarımda kullanılan pestisitler, gıdalardaki katkı maddeleri, hava kirliliği ve radyasyonun, kadınlarda yumurtalıkları, erkeklerde ise testisleri doğrudan etkilediği belirtiliyor. Prof. Dr. Ünlü, “Üreme organları vücudun en hassas yapılarıdır. Maruz kaldığımız toksinler ilk olarak buraları etkiler” diyor.
ERKEK KISIRLIĞI DA PİK YAPTI
Türkiye gazetesinin haberine göre, erkeklerde de tablo farklı değil. Bilimsel çalışmalar özellikle son 40 yılda erkeklerde sperm kalitesinde yüzde 50’den fazla düşüş yaşandığını gösteriyor. Sperm kalitesinde düşüş, hormon dengesizlikleri ve çevresel toksinlere maruziyetin çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Prof. Dr. Ünlü, ayrıca plastiklerde bulunan endokrin bozucu kimyasallar, stres, düzensiz hayat ve sağlıksız beslenmenin de doğurganlığı olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
KANSER RİSKİ DE ARTIYOR
Çiftçilerin kontrolsüz olarak kullandığı pestisitlerin topraktan kaybolmadığını ifade eden Prof. Dr. Ünlü, hayvancılıkta kullanılan antibiyotik ve östrojenin de insan sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekerek “Toprak, su ve gıda zinciri giderek kirleniyor. Bu sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de etkileyen bir sorun. Bu ürünlerin yıllardır anormal derecede kullanılmasıyla toprak zehirlenmiş. Keza hayvancılıkta inanılmaz derecede östrojen kullanılıyor. Östrojen hormonu hayvanlara yapılıyor, kısa sürede kilo alıyorlar, yağlanıyorlar. Sonra da bu hormonları onlardan biz alıyoruz. Bu durum kadınlarda meme kanseri, erkeklerde başka birtakım sorunlara yol açabiliyor. Dolayısıyla da gerçekten çevresel faktörler çok çok önemli. Bütün bunlara farkında olmadan maruz kaldığımız radyasyonla, içki, sigara ve son dönemde sıkça gündeme gelen uyuşturucu gibi kimyasallar da eklenince, üreme fonksiyonları büyük hasar alıyor” diyor.
ÖSTROJEN TAKVİYESİNDEN KORKMAYIN
Ortalama hayat süresinin yükselmesine karşılık menopoz yaşının aşağılara düşmesi sebebiyle kadınların menopozda geçirdiği hayat yılları artıyor. Östrojen üretiminin azalarak bittiği bu dönemde hayat için gerekli olan bu hormonun takviyesinin yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Cihat Ünlü “Östrojen takviyesinden korkmamak gerek. Çünkü östrojen hem kalp hem kemik sağlığı hem de tüm vücut fonksiyonları gerekli bir hormon. Yıllar önce yapılan bir bilimsel çalışmanın yanlış aktarılması yüzünden kadınlar menopoz döneminde östrojen takviyesi yapmaktan korkmaya başladılar. Oysa hiç zararı yok” dedi. Östrojen takviyesinin doktor kontrolünde ve doktorun belirlediği dozlarda kullanılması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Ünlü “Geçirilmiş bir kanser hikayesi, pıhtılaşma bozukluğu olan, obez, günde bir paket sigara içen, hareketsiz kişilere vermemek gerekiyor. Bunun dışında rahatlıkla kullanılabilir. Ancak düzenli kontrollerin yaptırılması gerekir” diye anlattı.
TAJEV KADIN SAĞLIĞI İÇİN SAHADA
Türk Alman Jinekoloji Eğitim Araştırma ve Hizmet Vakfı TAJEV, 2008 yılından bu yana sürdürdüğü kadın sağlığında halk eğitim toplantılarına Van’da devam edecek. “Sadece Benim İçin” başlığı altında daha önce 8 farklı ilde düzenlenen toplantılardan 9.su 4 Haziran’da Van Uygulama Oteli Konferans salonunda yapılacak. Kadın sağlığı ve hastalıkları alanında uzman hekimlerin konuşmacı olarak katılacakları halka açık toplantıda kadınlar, sorularını uzman hekimlere yüz yüze sorma imkanına kavuşabilecekler. Daha önce yapılan toplantıların yoğun bir katılımla gerçekleştiğini söyleyen TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü “Gün boyu sürecek toplantılarda verilecek eğitimlerin ardından, katılımcılar hocalara bire bir sorular yöneltebilecekler” dedi.
patronlardunyasi.com















