Dolar
48,498
0,04%
Euro
56,5861
0,32%
Sterlin
65,922
0,27%
Bitcoin
3.803.420
0,18%
BİST-100
14.505,48
0,70%
Gram Altın
6.883,82
0,34%
Gümüş
67,51
0,34%
Faiz
39,56
0,00%

Çağla Tuğaltay cinayetinde 26 yıl sonra kritik DNA bulgusı

İstanbul Şişli'de evinde öldürülen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayetinde, 26 yıl sonra soruşturmanın seyrini değiştirebilecek çok önemli bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in dosyanın tüm yönleriyle yeniden ele alınması yönündeki girişiminin ardından çalışmalarını titizlikle sürdüren İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde Çağla'nın olay günü üzerinde bulunan kıyafetleri ile cinayetin ardından elde edilen bulguların yeni teknolojiyle yeniden incelenmesini sağladı. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemede, Çağla'nın şortunun iki ayrı bölgesinde yabancı bir erkeğe ait DNA örnekleri tespit edildi. Asıl çarpıcı sonuç ise karşılaştırmada ortaya çıktı: Şortta bulunan 2 DNA profili, 2013 yılında Çağla'nın tırnaklarından elde edilen erkek DNA profiliyle uyumlu çıktı.

10.09.2026 03:36Güncelleme: 10.09.2026 03:38
Haberi paylaşın
Çağla Tuğaltay cinayetinde 26 yıl sonra kritik DNA bulgusı
16px
32px

Türkiye gündemini yıllardır sarsan 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili soruşturma devam ediyor.

Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dosyanın tüm yönleriyle ele alınıp incelenmesi yönündeki girişiminin ardından çok önemli bir gelişme yaşandı.

TÜM KIYAFETLER YENİDEN İNCELEMEYE GÖNDERİLDİ

Bakan Gürlek’in faili meçhul dosyalara yönelik başlattığı çalışmalar arasında yer alan Çağla Tuğaltay dosyasıyla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde titiz bir çalışma yürütmeye başladı. Başlatılan çalışma kapsamında olay günü elde edilen bulgular ve Çağla’nın kıyafetleri, günümüz teknolojisinin imkânları kullanılarak tekrar incelenmesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

ŞORTTA İKİ DNA DAHA BULUNDU

Yapılan ayrıntılı incelemede, Çağla’nın üzerinden çıkarılan şortun iki ayrı noktasında yabancı bir erkeğe ait biyolojik bulguya ulaşıldı. DNA örneklerinden birinin şortun belindeki lastik bölümünde, diğerinin ise paça kısmında bulunduğu belirlendi. Ancak incelemenin en dikkat çekici sonucu, yeni elde edilen DNA örneklerinin geçmiş yıllarda dosyada tespit edilen DNA profiliyle karşılaştırılması sırasında ortaya çıktı.

TIRNAĞINDAKİ DNA İLE UYUMLU ÇIKTI

Çağla Tuğaltay’ın tırnaklarında yapılan incelemede, 2013 yılında yabancı bir erkeğe ait DNA profili tespit edilmişti. Adli Tıp Kurumu’nda yapılan yeni incelemede, şortun lastik ve paça bölümünden elde edilen erkek DNA profilinin Çağla’nın tırnaklarında bulunan bu DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlendi.

AYNI ERKEK DNA’SI

Böylece aynı erkek DNA profiline ilişkin bulgular, Çağla’nın vücudunda ve üzerinde bulunan kıyafetin iki ayrı noktasında ortaya çıkmış oldu. Ortaya çıkan bu sonuç, 26 yıldır faili belirlenemeyen cinayette en önemli kriminal bulgulardan biri olarak değerlendiriliyor.

ŞORTA NASIL TEMAS ETTİ?

DNA’nın şortun özellikle lastik ve paça bölümlerinde tespit edilmesi, hem cinayetin amacı hem de olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin önemli ipuçları ortaya koyuyor. Şortun bu iki bölgesi, kıyafetin çıkarılması sırasında elle temas edilmesi muhtemel noktalar arasında bulunuyor. Bu nedenle yeni bulgular, saldırganın Çağla’nın şortuna doğrudan temas etmiş olabileceğini gösteriyor. Ancak şortun Çağla öldürülmeden önce mi, saldırı sırasında mı yoksa cinayetin ardından mı çıkarıldığı henüz kesin olarak belirlenebilmiş değil.

BAŞSAVCILIĞIN KOORDİNESİNDE CİNAYET BÜRO

Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, elde edilen bu yeni DNA bulgusu üzerine soruşturmayı derinleştirdi. Artık elde, katile ait olabileceği değerlendirilen bir DNA profilinin bulunduğu belirtiliyor. Derinleşen soruşturmada bu DNA’nın sahibi aranıyor.

OKULDAN EVE GELDİ, KISA SÜRE SONRA ÖLDÜRÜLDÜ

Türkiye’nin en çok konuşulan faili meçhul cinayetlerinden biri olan olay, 5 Haziran 2000 tarihinde Şişli Fulya’da meydana geldi. 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay, okuldan çıktıktan sonra ailesiyle birlikte yaşadığı eve geldi. Babası işteydi, annesi ise doktordaydı. Çağla, peşinden içeri giren bıçaklı saldırgan tarafından vahşice katledildi. O tarihten sonra cinayeti kimin ve neden işlediği sorusuna yanıt aranırken, dosyada yıllar boyunca çok sayıda kişinin ifadesi alındı ve birçok kriminal inceleme gerçekleştirildi.

2013’TE TIRNAĞINDA ERKEK DNA’SI BULUNDU

Dosyanın yıllar sonra yeniden hareketlenmesini sağlayan en önemli bulgulardan biri ise 2013 yılında ortaya çıktı. Çağla’nın muhafaza edilen tırnak örnekleri üzerinde yapılan incelemede yabancı bir erkeğe ait DNA profili elde edildi. Bu bulgu, Çağla’nın ölmeden önce saldırganla fiziksel mücadele etmiş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ancak DNA profilinin kime ait olduğu belirlenemedi. Aradan geçen yıllara rağmen dosya kapanmadı.

AKIN GÜRLEK’İN GİRİŞİMİYLE DOSYA YENİDEN AÇILDI

Cinayet soruşturmasında asıl hareketlilik ise Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle görüşmesinin ardından yaşandı. Gürlek’in, 26 yıldır aydınlatılamayan cinayet dosyasının tüm yönleriyle yeniden ele alınması ve hiçbir ihtimalin göz ardı edilmemesi yönündeki girişiminin ardından soruşturma genişletildi. Savcılık ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yıllar önce yapılan işlemleri ve elde edilen tüm delilleri yeniden incelemeye başladı. Sadece geçmiş ifadeler değil, olay yeri kayıtları, kriminal bulgular ve muhafaza edilen deliller de tek tek yeniden değerlendirildi.

CİNAYET BÜRO DOSYAYI BAŞTAN AŞAĞI İNCELEDİ

Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Çağla’nın öldürüldüğü apartman ve çevresinde de kapsamlı çalışma yaptı. Savcılık koordinesinde olayın yaşandığı bölgede keşif gerçekleştirildi. Olay günü yaşananlar yeniden canlandırılarak şüphelilerin ve tanıkların anlatımları geçmiş kayıtlarla karşılaştırıldı. Yıllar önce yeterli teknik imkân bulunmadığı için sonuç alınamayan ya da bugünkü yöntemlerle yeniden değerlendirilebilecek deliller tek tek belirlendi. Hayatını kaybeden bazı kişiler yönünden fethi kabir işlemleri yapıldı. Hayatta olan bazı kişilerden de karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla DNA örnekleri alındı.

patronlardunyasi.com