ABD-Brezilya arasındaki ticaret savaşı büyükelçinin vizesine uzandı
Önce gümrük tarifeleri geldi, ardından seçim tartışmaları, büyükelçi ataması krizi ve diplomatik misillemeler… ABD’nin Brezilya Büyükelçisi’nin vizesini iptal etmesi, küresel ekonomide artık ticaret savaşlarının tek başına yürütülmediğini; diplomasinin de ekonomik rekabetin yeni cephesi haline geldiğini ortaya koydu.

Toygun ATİLLA
Bu sabah editör arkadaşım Burçin Uysal, Anadolu Ajansı'nın "Brezilya'nın Washington Büyükelçisi Maria Luiza Ribeiro Viotti'nin vizesinin iptal edildiği" haberini geçtiğini söyledi.
Washington ile Brezilya arasında aylardır tırmanan gerilim, şimdi diplomasinin en sembolik alanlarından birine sıçramıştı. En nihayetinde de, ABD, Brezilya’nın Washington Büyükelçisi Maria Luiza Ribeiro Viotti’nin vizesini iptal etmişti.
İki ülke arasındaki aylardır süren kriz top noktasına ulaşmıştı.
Şimdi gelin adım adım bu krizin buraya nasıl geldiğini hep birlikte inceleyelim.

İlk perde: Ekonomi
Her şey ticaretle başladı.
Trump yönetimi, Brezilya ürünlerine yönelik yeni gümrük tarifeleri açıkladı. Washington bunu Amerikan ekonomisini koruma politikası olarak savundu. Brezilya ise kararın yalnızca ekonomik değil, siyasi gerekçeler taşıdığını söyledi. Bu adım, dünyanın en büyük ekonomisi ile Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi arasındaki ilişkilerde ilk büyük kırılma oldu.
İkinci perde: Siyaset
Ardından ekonomik kriz siyasi krize dönüştü. Trump yönetimi, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya yönelik yargı sürecini eleştirdi. Lula yönetimi ise Washington’u Brezilya’nın iç siyasetine müdahale etmekle suçladı. Brezilya’da ekim ayında yapılacak seçimler yaklaşırken, iki ülke arasındaki gerilim artık yalnızca ticareti değil, seçim atmosferini de etkilemeye başladı.
Üçüncü perde: Diplomasi
Gerilim bununla da sınırlı kalmadı. Brezilya, Trump’ın ABD’nin Brezilya Büyükelçisi adayı Daniel Perez için yaptığı atamaya aylarca resmî onay (agrément) vermedi. Bunun yanında iki Amerikalı diplomata da vize verilmedi. Washington bunu diplomatik teamüllere aykırı bir tavır olarak değerlendirdi.
Dördüncü perde: Misilleme
Ve bugün…
ABD Dışişleri Bakanlığı, Brezilya’nın Washington Büyükelçisi Maria Luiza Ribeiro Viotti’nin vizesini iptal etti. Washington bu kararı “karşılıklılık ilkesi” olarak açıkladı.
Mesaj netti: "Siz bizim diplomatlarımızı engellerseniz, biz de sizinkileri engelleriz."

DÜNYA BASINI
Anadolu Ajansı'nın haberini gördükten sonra ilk işim, Reuters, AP, Financial Times ve Wall Street Journal’ın bu konudaki yorumlarını ve haberlerini okumak oldu. Hiçbiri bunu yalnızca bir vize haberi olarak görmüyor. Ortak ifade “Reciprocal action.” Yani diplomatik misillemeydi.
ABD yönetimi de kararın kalıcı olmadığını, Brezilya büyükelçi adayını onayladığı takdirde Viotti’nin vizesinin yeniden verilebileceğini söylüyorlardı.
BREZİLYA CEPHESİ
Brezilya ise olayı bambaşka okuyor.
Lula hükümeti ve Brezilya medyasının önemli bölümü, Washington’un son dönemde attığı adımların yalnızca diplomatik olmadığını düşünüyor.
Onlara göre, gümrük tarifeleri, Bolsonaro dosyası, seçim tartışmaları, diplomat krizleri aynı stratejinin parçaları. Washington’un Brezilya siyasetini etkilemeye çalıştığını savunuyorlar.
Tüm bu haberleri ve yorumları okuduktan sonra, 21.yüzyılda jeopolitiğin nasıl da değiştiğini düşündüm.
Eskiden ülkeler arasındaki krizler çoğunlukla dışişleri bakanlarının masasında çözülürdü. Bugün ise aynı dosyanın içinde, gümrük vergileri, yaptırımları, diplomat vizeleri, seçim tartışmaları, yatırım kararları aynı anda yer alıyor.
Artık diplomasi ile ekonomi birbirinden ayrılmıyor. Bir ülkeye uygulanan tarife, ertesi gün bir büyükelçinin vizesine dönüşebiliyor. Bir seçim tartışması ise birkaç hafta sonra milyarlarca dolarlık ticareti etkileyebiliyor. İş dünyası açısından en önemli değişim de bana göre bu. Eskiden yatırımcılar döviz kurunu, faiz oranlarını ve vergi düzenlemelerini izlerdi. Bugün bunlara Jeopolitik risk başlığı da eklendi.
Küresel şirketler artık yalnızca ekonomik istikrara değil, ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilere de yatırım yapıyor.
ABD ile Brezilya arasında yaşanan son kriz, bunun en güncel örneklerinden biri.
Taraflar kısa sürede diplomatik kanalları yeniden açamazsa, bugünkü vize krizi yarın ticaret, doğrudan yatırımlar ve çok uluslu şirketlerin kararlarına kadar uzanabilecek yeni bir dönemin habercisi olabilir.
patronlardunyasi.com















