Dolar
44,4614
0,16%
Euro
51,1648
-0,16%
Sterlin
59,0531
-0,20%
Bitcoin
2.967.925
-3,07%
BİST-100
12.698,19
-0,23%
Gram Altın
6.424,199
2,81%
Gümüş
69,76
2,46%
Faiz
44,4
0,00%

Yatırımcı bekleme moduna geçti, artan enflasyon ve savaş belirsizliği ortasında borsa ve altın için kritik destek seviyeleri

Küresel piyasalarda savaş fiyatlaması etkisini sürdürürken, yatırımcıların "güvenli liman" anlayışı kabuk değiştiriyor. Altın ve dövizdeki oynaklık karşısında "nakit kraldır" dönemine geçiş başlarken; artan enerji maliyetleri ve yabancı çıkışları, TCMB’nin nisan ayı faiz kararını kritik bir eşiğe taşıyor.

29.03.2026 05:17Güncelleme: 29.03.2026 05:20
Haberi paylaşın
Yatırımcı bekleme moduna geçti, artan enflasyon ve savaş belirsizliği ortasında borsa ve altın için kritik destek seviyeleri
16px
32px

Ortadoğu’daki askeri gerilimin belirsizliği piyasalar üzerindeki baskısını artırırken, yatırımcılar geleneksel yatırım araçları yerine yüksek faizli nakit varlıklarda bekleme moduna geçmeye başladı. Hürriyet yazarı Zeynel Balcı da bu konuyu bugünkü köşe yazısına taşıdı. İşte o yazı:

Altın fiyatlarındaki oynaklık, her savaş döneminde sığınılan güvenli liman algısını zayıflattı. Dövizi güvenli yatırım aracı olarak görenlerin sayısı da eskiye göre oldukça az. Nakde dönüp, yüksek faizde bekleyip, savaşın ve piyasaların seyrine göre kanalize olmak fikri öne çıkmış görünüyor.

Piyasalarda savaş fiyatlaması devam ediyor. Diğer gündem konularına ise duyarsızlık var. Savaşın ne kadar süreceği konusunda belirsizlik olunca piyasaların neyi, ne kadar fiyatlayacağını kestirmek zor. Savaşa dair belirsizlikler azalana kadar mevcut seyir korunabilir. Bu çerçevede yatırımcılar güvenli limanlarda bekleme moduna geçmiş durumda. Güvenli limanlarda da biraz adres değişikliği oldu. Savaş öncesi güvenli liman denilince altın ve döviz akla geliyordu. Ancak altın fiyatlarında oynaklık bu algıyı zayıflattı. Döviz kurlarında nispeten sakin bir seyir var. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında da yükseliş görülmedi.

NAKİT KRAL DÖNEMİ 

Savaş var diye dövizi güvenli yatırım aracı olarak görenlerin sayısı eskiye göre oldukça az. Altın fiyatlarındaki düşüşü fırsat bilip alanlar dışında daha çok sabit getirili, yani faizde beklemek eğilimi öne çıkmış görülüyor. Altın ise düşüşün ardından yatay seyre dönmüş durumda. Piyasalarda “Bazen hiç birşey yapmamak da en iyi yatırımdır” algısı var. Nakde dönüp yüksek faizde bekleyip savaşın ve piyasaların seyrine göre kanalize olmak fikri öne çıkmış görülüyor. 

Borsa İstanbul’a bakıldığında düşüş trendi devam ederken yükselişler satış fırsatı olarak görülüyor. Enflasyonda (TÜFE) ise ilk iki aylık gerçekleşme +%7.95 seviyesinde. Mart enflasyonu 3 Nisan Cuma günü açıklanacak. Muhtemelen ilk üç aylık enflasyon yüzde 10 civarında bir yerlerde olacak. Bunu baz alırsak yılbaşından itibaren; altın ile gümüşün ons ve gram/TL fiyatlarıyla döviz kurlarının getirileri enflasyonun altında kalacak gibi görünüyor. Reel olarak kayıp söz konusu. Borsa İstanbul’da yüzde 12’lik bir kazanç var ama bu ocak rallisinin mirası. İlk iki aylık yüzde 25 getiri şimdilerde yüzde 12 seviyelerine çekildi. Ocak ayında hisse senedi alanlar ise zararda. Herkesin kazandığı bir piyasa, sürdürülebilir olmadığı gibi tüm yatırım araçlarının kaybettiği bir piyasa da uzun süre korunamaz.

PEKİ SONRASI?

Savaşın seyri netlik kazanınca bazı yatırım araçları öne çıkacak. Savaş biterse, artan risk iştahıyla riskli varlıkların öne çıkması muhtemeldir. Dolardaki zayıflama ve tahvil faizlerinde gerileme ile birlikte altın ve gümüş fiyatlarında da yükseliş beklenebilir. Bu açıdan son dönemde tartışılsa da altının güvenli liman özelliği devam edebilir. Borsa İstanbul’da bu aşamada temkinli görünüm sürüyor.

YABANCI ÇIKIŞI DEVAM EDİYOR 

İran savaşının yabancı yatırımcıların tavırlarına ve parasal istatistiklere yansımaları, yakından takip edilen bir konu. TCMB verilerine göre 20 Mart ile biten haftada yabancı yatırımcılar 137 milyon dolarlık hisse senedi, 130 milyon dolarlık tahvil ve bono satışı yaptılar. TCMB brüt rezervlerindeki erime ise 12 milyar dolar oldu. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 2.2 milyar dolar azaldı. Savaşın başladığı tarihten itibaren üç haftada toplamda; TCMB brüt rezervlerindeki gerileme 33 milyar dolara ulaşmış durumda. Swap hariç net rezervlerde ise 35 milyar dolarlık azalma söz konusu. Rezervlerdeki erimenin 20 milyar dolarlık kısmı altından geliyor. Bunda altın fiyatlarındaki düşüş ile altın ve döviz satışları etkili oldu. Aynı dönemde hisse senetleriyle tahvil ve bonodaki toplam yabancı çıkışı 5.95 milyar dolar. Carry trade pozisyonlarında ise son üç haftada toplam çıkışın 14.7 milyar dolar olduğu haber akışları arasında yer aldı. Yükselen enflasyon, rezervlerdeki eksilme ve yabancı çıkışlarını dikkate aldığımızda savaşın uzaması durumu söz konusu olursa ‘22 Nisan’daki TCMB toplantısında faiz artırımı gündeme gelir mi’ sorusu daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Hatırlanırsa savaşın başladığının ertesi günü olan 1 Mart’ta TCMB haftalık repo ihalelerini iptal ederek “örtülü faiz” artırımına gitmişti. Dövizin sakin kalmasında TCMB’nin döviz satışıyla birlikte örtülü faiz artırımı etkili oldu. Geçtiğimiz yıllarda faiz artırılarak TL değerli kılınıp ciddi rezerv birikimi sağlanmıştı. Bunun bedeli bütçeden artan faiz gideri olarak ödendi. Şimdi aynı döngüye düşmemek için faizde temkinli bir duruş gözleniyor. Ancak savaş uzarsa faiz artırım seslerini daha fazla duyabiliriz. 

Döviz kurlarındaki yükseliş ivme kazanırsa kur geçişkenliğine bağlı olarak enflasyona etki edecek. Zaten petrol fiyatlarındaki yükselişle enflasyona ağır bir yük gelmiş durumda. Savaş ciddi bir olay. Küresel ekonomideki diğer ülkeler gibi Türkiye’ye de yansımaları kaçınılmaz bir durum.

3 NİSAN’DA ENFLASYON VERİSİ AÇIKLANIYOR 

Önümüzdeki hafta 3 Nisan Cuma günü mart ayına ait enflasyon açıklanacak. Beklentiler aylıkta +%2-2.50 seviyelerinde yoğunlaşmış durumda. Bu rakam gerçeklik kazanırsa ilk üç aylık birikmiş enflasyon yüzde 10’u bulabilir. Bu durum doğal olarak yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı çekiyor. TCMB’nin bu yıl için öngördüğü yüzde 19 tahmini artık çok zor. Nitekim gerek yurtiçi gerekse yabancı finans çevreleri enflasyon tahminlerini yüzde 25-28 aralığına revize ediyor. Artan petrol fiyatları başta gıda olmak üzere birçok sektöre olumsuz yansımaya başladı.

BORSADA DESTEK ARAYIŞI 

Borsada düşüş trendi ve destek arayışı devam ediyor. İlk destekler 12.500-12.430 seviyelerinde. Bu seviyeler kısa dönem için önemli. Bu açıdan tepki alım denemeleri görülebilir. Aksi taktirde düşüşün devamıyla sonraki destek 12.000’de. Olası tepki alımlarının ilk dirençleri ise 12.900-13.000 seviyelerinde. Tepki çıkışının devamı için ilk aşamada 13.000 geçilmeli. Sonraki dirençler 13.300-13.440 seviyelerinde bulunuyor. Endekste destek noktalarında tepki alımları görülse de satış baskısı korunabilir.

PETROL FİYATLARI YÖN BELİRLEYİCİ

Dış piyasalar Trump’tan gelen açıklamalarla dalgalı seyrini sürdürüyor. ABD Başkanı Trump, İran’a anlaşma için verdiği sürenin dolmasını beklemeden perşembe günü akşam “İran enerji tesislerinin 10 gün süre ile vurulmayacağını” açıklayarak yine ve yeniden ek süre tanıdı. Trump’ın söylemlerine duyarlılık ve inandırıcılık iyice zayıfladı.

Piyasalar petrol fiyatlarına bakıp yön belirliyor. Trump’ın süre uzatımına rağmen ABD-İsrail ile İran arasındaki saldırılar devam ediyor. Ayrıca “Hark Adası’ına kara harekâtı” konusu belirsiz. İki taraf da savaştan yoruldu ve hava saldırılarıyla sonuç alınamayacağının farkında sanki. ABD ve İran zafer payesiyle savaşı bitirmek istiyor ve bunun için de bir formül aranıyor gibi bir izlenim var. Bitirmek konusunda karizmayı çizdiren ABD daha istekli görünüyor. Ama inatlaşma da devam ediyor.

Trump’ın son açıklamasına rağmen; borsalarda düşüş, petrol fiyatlarında yükseliş, dolarda değerlenme, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüş eğilimleri korundu.

Artan enerji maliyetlerinin, enflasyon beklentilerini yükselteceği ve merkez bankalarının faiz kararlarının bundan etkileyeceği muhakkak. Fed için faiz indirimi çok düşük olasılıkla aralık ayı gibi öngörülse de faiz artırımı bekleyenler daha fazla. Avrupa’dan ise en az iki faiz artırımı beklentiler dahilinde. Japonya ve İngiltere için de faiz artırımına kesin gözle bakılıyor. Merkez bankaları faiz politikaları savaşın seyrine göre şekillenecek.

Durumu özetleyen Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde, piyasalar aşırı iyimser, enerji hasarı yıllarca sürebilir derken Ortadoğu’daki çatışmanın enerji altyapısında ciddi tahribata yol açtığını belirterek piyasaların aşırı iyimser olabileceğini söyledi. Hasarın kısa sürede giderilemeyeceğini vurgulayan Lagarde, sürecin yıllara yayılabileceğine dikkat çekti.

Son gelişmelerin piyasa parametrelerine yansımalarına bakıldığında ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.43, Euro/dolar paritesi 1.1510, dolar endeksi 100.15, altının ons fiyatı 4.493 dolar, gümüş 69.72 dolar, Brent petrol ise 106.40 dolar seviyelerinde seyrediyor.

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

patronlardunyasi.com