Türkiye’nin dünyaya açılan halı devi Merinos halka arz için gün sayıyor
Gaziantep’te Merinos fabrikasındaydım. İbrahim Erdemoğlu ve Merinos Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdemoğlu ile üretim hatlarını gezdim, grubun yeni dönem planlarını konuştum. Masadaki en önemli başlık halka arzdı. Tahsisatın yüzde 50’den fazlasının yabancı kurumsal yatırımcılara yapılması hedefleniyor. Mavi ve Enerjisa’dan sonra Türkiye sermaye piyasalarında uluslararası yatırımcı açısından yeni bir büyük sınavın kapısı aralanırken; 250 bin dolarlık cirodan 3 milyar dolara, Merinos’tan SASA’ya uzanan sanayi yolculuğunu yerinde dinledim.

Toygun ATİLLA
Gaziantep’te Merinos fabrikasını İbrahim Erdemoğlu ve Merinos Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdemoğlu ile birlikte gezerken ilk gördüğünüz şey elbette halı.
Üretim hatları aralıksız çalışıyor.
Metrelerce halı makinelerden çıkıyor, desenler değişiyor, renkler değişiyor, dünyanın farklı ülkelerinden gelen siparişler hazırlanıyor.
Ancak fabrikadaki gezimiz ilerleyip sohbet derinleştikçe anlıyorum ki Merinos’ta bugün anlatılması gereken asıl hikâye sadece halı değil.
Halka arz.
Erdemoğlu Grubu, Merinos’u halka arz etmeye hazırlanıyor.
Üstelik hedefledikleri operasyonu yalnızca Merinos açısından değil, Türkiye sermaye piyasaları açısından da önemli görüyorlar.
İbrahim Erdemoğlu şöyle anlatıyor:
“2017’den bu yana gerçekleştirilememiş ölçekte uluslararası nitelikte bir halka arzdan söz ediyoruz. Yüksek tutarlı olacak.”
Planlamaya göre halka arz tahsisatının yüzde 50’sinden fazlası yurtdışındaki kurumsal yatırımcılara yapılacak.
İşte bu cümledeki “uluslararası nitelik” ve 2017 vurgusu önemli.

MAVİ VE ENERJİSA’DAN SONRA YENİ BİR SINAV
Türkiye sermaye piyasalarının yakın tarihine baktığımızda yabancı kurumsal yatırımcı ilgisinin yüksek olduğu iki önemli halka arz karşımıza çıkıyor.
Bunlardan biri Mavi Giyim.
Mavi, Haziran 2017’de halka arz edildi. Halka arz edilen payların yaklaşık yüzde 74’ünü yurtdışı kurumsal yatırımcılar aldı. Mavi’nin halka arzı o tarihte Türkiye’de 2013’ten sonraki en büyük halka arz olarak kayıtlara geçti.
Bir diğer önemli örnek ise Enerjisa Enerji.
Şirket Şubat 2018’de halka açıldı. Paylarının yüzde 20’si halka arz edildi ve işlem, o tarihte TL bazında Türkiye özel sektör tarihinin en büyük halka arzı oldu. Toplam talep, halka arz edilen payların 4,8 katına ulaştı.
Merinos şimdi yeniden uluslararası kurumsal yatırımcının güçlü biçimde içinde olduğu bu ölçekte bir sermaye piyasası işlemini hedefliyor.
İbrahim Erdemoğlu bu nedenle Merinos’un halka arzını yalnızca kendi şirketlerinin finansman operasyonu olarak değerlendirmiyor:
“Bize göre bu halka arzın büyüklüğü, kurumsallığı ve Türkiye’ye getireceği yabancı sermaye açısından baktığınızda konu yalnızca Merinos’un halka arzı değil.”

YABANCIYA MERİNOS NASIL ANLATILACAK?
Burada halka arzın en ilginç tartışmalarından biri başlıyor.
Yabancı yatırımcının karşısına hangi Merinos çıkacak?
Bir halı şirketi mi?
Yoksa halıyla başlayıp ham maddeye, kimyaya ve ileri entegrasyona uzanan bir sanayi şirketi mi?
Mehmet Erdemoğlu’nun cevabı net:
“Merinos sadece bir halı şirketi değildir.”
Bunu anlatırken futboldan örnek veriyor.
Dünyanın en çok bilinen futbol kulüplerinden Barcelona’nın kendisini tarif ederken kullandığı “Bir kulüpten daha fazlası” yaklaşımını hatırlatıyor:
“Biz de Merinos’u bir halı şirketinden daha fazlası olarak görüyoruz.”
Bu yalnızca bir slogan değil.
Fabrikanın içine doğru ilerlediğinizde arkasındaki ekonomik mantığı da görüyorsunuz.
Merinos halı üretiyor.
Ama halıyı üretmek için gereken ipliği de kendisi üretiyor.
İpliğin boyasını kendisi üretiyor.
Boyama işlemini kendisi yapıyor.
Şimdi zincirin bir adım daha gerisine gidiyor.

270 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
Merinos yaklaşık 270 milyon dolarlık polyester çipsi yatırımı gerçekleştirdi.
Planlamaya göre 1 Ekim’den itibaren polyester çipsini de kendisi üretmeye başlayacak.
Böylece üretim zincirinde halıdan ipliğe, boyadan polyester hammaddesine kadar uzanan uçtan uca entegrasyon daha da derinleşecek.
Bu stratejinin finansal sonucu da dikkat çekici.
Erdemoğlu yönetiminin verdiği rakamlara göre sektörde dünyadaki şirketlerin faiz, vergi ve amortisman öncesi kâr marjları genel olarak yüzde 10-12 arasında değişiyor.
Merinos’ta ise bu oran yaklaşık yüzde 20.
Aradaki farkın önemli nedenlerinden biri şirketin entegre üretim modeli.
Ve bu fark halka arz değerlemesinin de merkezindeki konulardan biri.

MERİNOS’A “HALICI ÇARPANI” MI VERİLECEK?
Halka arz hazırlıkları sırasında yatırım kuruluşlarıyla yapılan görüşmelerde en önemli tartışmalardan biri Merinos’un hangi şirketlerle karşılaştırılacağı olmuş.
Çünkü klasik halı ve yer döşemesi şirketlerinin piyasa çarpanları belli.
Merinos yönetimi ise şirketin yalnızca bu şirketlerle kıyaslanmasının doğru olmayacağını savunuyor.
Gerekçesi de entegrasyon.
Üretim yapısı giderek kimya, petrokimya ve ambalaj gibi sektörlerle kesişiyor.
İbrahim Erdemoğlu’nun anlattığına göre yatırım kuruluşlarının yaklaşımı da görüşmeler ilerledikçe değişmiş:
“Sonunda onlar da ‘Evet, doğru söylüyorsunuz. Sizi yalnızca halıcılarla veya yer döşemesi şirketleriyle karşılaştırmayacağız’ noktasına geldiler.”
Değerleme karşılaştırmalarında kimya, petrokimya ve ambalaj sektörlerinden şirketlerin de dikkate alınması planlanıyor.
Bu önemli.
Çünkü bu sektörlerdeki değerleme çarpanları klasik halı sektöründeki şirketlerden daha yüksek seviyelerden başlayabiliyor.
Dolayısıyla Merinos’un halka arzındaki kritik soru sadece şirketin kaç milyar dolar değerlemeyle borsaya geleceği değil.
Piyasanın Merinos’u hangi sektörün şirketi olarak fiyatlayacağı.

HER 10 YILDA BİR 10 KAT
Peki yabancı yatırımcının karşısına çıkarılacak şirket nasıl bu noktaya geldi?
Rakamlar ilginç bir büyüme hikâyesi anlatıyor.
1983’te yıllık ciro yaklaşık 250 bin dolar.
1993’te 3 milyon dolar.
2003’te 30 milyon dolar.
2013’te 300 milyon dolar.
2023’te ise 3 milyar dolar.
Başka bir ifadeyle Merinos ve Erdemoğlu şirketleri yaklaşık her 10 yılda ölçeğini 10 kat büyütmüş.
İbrahim Erdemoğlu bunun tesadüf olmadığını söylüyor:
“Merinos’un büyümesi tesadüfi değil, uzun yıllardır uyguladığımız bir stratejinin sonucu.”
Ancak geçmişteki matematiğin önümüzdeki dönemde bire bir tekrarlanacağı iddiasında değil.
Pandemi sonrasında hem Türkiye’de hem dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılar, yatırım takvimlerini de etkiledi.
SASA’daki yatırımlarda yaklaşık bir buçuk-iki yıllık gecikmeler yaşandı.
Gecikmelerden birinin hikâyesi ise gerçekten sıra dışı.

DEV REAKTÖR OKYANUSA DÜŞTÜ
SASA için üretilen en büyük reaktörlerden biri taşınırken okyanusa düştü.
Reaktörün yeniden yapılması gerekti.
İbrahim Erdemoğlu bu olayın tek başına yaklaşık bir buçuk yıllık zaman kaybına neden olduğunu anlatıyor.
Buna pandemi sonrası dünyadaki diğer sorunlar da eklenince yatırım takvimi gecikti.
Bu nedenle Erdemoğlu şirketlerinin geçmişteki “10 yılda 10 kat” büyüme ritmi 2031’e gelindiğinde bire bir tekrarlanmayabilir.
İbrahim Erdemoğlu bununla birlikte iddiasını koruyor:
“Bugünkü seviyenin ve bugünkü konjonktürün çok daha üzerinde olacağımızı söyleyebilirim.”

36 YILLIK AİLE ANAYASASI
Peki 250 bin dolarlık bir yapı nasıl milyarlarca dolarlık sanayi grubuna dönüşüyor?
İbrahim Erdemoğlu bu sorunun cevabını iki noktada topluyor.
Birincisi ailedeki birlik ve beraberlik.
İkincisi ise 1990 yılında oluşturdukları aile anayasası.
Bu anayasanın en önemli maddesi oldukça basit:
Şirketlerin toplam kârının en az yüzde 90’ı yeniden yatırıma gidiyor.
Aile üyelerinin tamamının şirketlerden alabilecekleri toplam miktar ise maaşlar dahil kârın yüzde 10’unu geçemiyor.
Bir ortak yüzde 3 alabilir.
Bir diğeri yüzde 2.
Bir başkası daha az.
Ama ortakların toplamı yüzde 10 sınırının üzerine çıkamıyor.
İbrahim Erdemoğlu anlatıyor:
“Kazandığımız parayı bir köşeye ayırıp ev, araba vesaire almak yerine tekrar işe yatırdık. Kârın minimum yüzde 90’ını yeniden yatırıma yönlendirdik.”
Ve bu sistem hâlâ devam ediyor.

SASA’NIN PARASI NEREDEN GELDİ?
Bu nokta Erdemoğlu Grubu’nun bugünkü büyüklüğünü anlamak açısından çok önemli.
Bugün kamuoyu Erdemoğlu adını büyük ölçüde SASA ile biliyor.
Adana’daki milyarlarca dolarlık yatırımlar…
Petrokimya…
Yumurtalık…
Dev tesisler…
Ama sermaye zincirini geriye doğru takip ettiğinizde yol Gaziantep’e, Merinos’a çıkıyor.
Merinos yıllar içinde yalnızca üretim yapan değil, güçlü nakit yaratan bir şirkete dönüştü.
Ve SASA satın almasının finansal gücünü de Merinos’un oluşturduğu nakit sağladı.
İbrahim Erdemoğlu’nun cümlesi bu nedenle önemli:
“Bugün herkes SASA’ya bakıyor ama ana köken Merinos’tur.”
Halıdan kazanılan para tekrar sanayiye yatırıldı.
Sanayi daha fazla nakit üretti.
O nakit yeni fabrikalara dönüştü.
Ve sonunda Merinos’tan SASA’ya uzanan bir sermaye zinciri ortaya çıktı.
MERİNOS’UN YÜZDE 92’Sİ İHRACAT
Yabancı yatırımcı açısından Merinos’un bir başka önemli özelliği de gelirlerinin coğrafi yapısı.
Bugün şirket cirosunun yaklaşık yüzde 92’sini ihracattan elde ediyor.
100’ün üzerinde ülkeye satış yapılıyor.
Merinos’un yıllık makine halısı üretim kapasitesi yaklaşık 80 milyon metrekare.
Şirket yönetiminin verdiği rakama göre dünyada üretilen makine halısının yaklaşık yüzde 7’sini tek başına Merinos üretiyor.
ABD ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın en büyük perakende zincirleri Merinos’un müşterileri arasında.
Bu müşterilere tedarikçi olabilmenin yalnızca fiyatla ilgili olmadığını özellikle vurguluyorlar.
Yüksek miktarda üretim yapabilmek…
Kaliteyi sürekli koruyabilmek…
Güvenilir olmak…
Ve ürünü zamanında teslim etmek.
Küresel tedarik zincirinin yeni rekabet kriterleri bunlar.
YURTDIŞI SİPARİŞLER YÜZDE 50 ARTTI
Merinos’un son sipariş rakamı da dikkat çekici.
Geçen yıl ağustos ayında alınan yurtdışı siparişleri ile bugün şirketin elindeki yurtdışı siparişleri metrekare bazında karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 50’lik artış var.
Şirket bu nedenle yeni işçi alıyor.
Boş durumdaki kapasitelerini yeniden devreye sokuyor.
Kapasitesini artırıyor.
Mehmet Erdemoğlu bu durumu bir çeşit “güvenli liman” etkisi olarak değerlendiriyor.
Müşterilerin bir bölümünün başka tedarikçilerden çıkarak Merinos’a yönelmiş olabileceğini düşünüyor.
İbrahim Erdemoğlu’nun kriz dönemlerine ilişkin yaklaşımı ise aile şirketinin geçmişini özetliyor:
“Kriz zamanları bizim aile şirketlerimiz için her zaman bir büyüme fırsatı oluşturmuştur. Her kriz döneminde biz daha fazla büyümüşüzdür.”

HEDEF ABD, AVRUPA VE İNGİLTERE
Önümüzdeki dönemin büyüme stratejisinde öncelik yalnızca yeni üretim kapasitesi yaratmak değil.
Mevcut büyük pazarlardaki payı büyütmek.
ABD’de büyümek…
Avrupa’da derinleşmek…
İngiltere’deki payı artırmak…
Ortadoğu’daki görünürlüğü güçlendirmek…
Afrika’da, özellikle Orta ve Güney Afrika’da yeni fırsatlar yaratmak hedefler arasında.
Fakat Merinos yönetimi yalnızca nüfusa veya pazar büyüklüğüne bakmıyor.
Ödeme sistemleri, ticaret sigortası, finansal altyapı ve öngörülebilirlik de ülke seçiminde önemli kriterler.
Bu nedenle Avrupa, İngiltere ve ABD gibi finansal altyapısı daha güçlü pazarlar öncelikli konumunu koruyor.
YABANCI FONLAR ERDEMOĞLU’NU SASA’DAN TANIYOR
Merinos halka arzının uluslararası ayağında grubun önemli bir avantajı daha var:
SASA’nın sermaye piyasaları geçmişi.
SASA 1996’dan beri halka açık.
Özellikle Erdemoğlu Grubu’na katılmasının ardından uluslararası kurumsal yatırımcılarla ilişkilerini geliştirdi.
Şirket yılda en az üç roadshow gerçekleştiriyor.
ABD’de…
Avrupa’da…
İngiltere’de…
Körfez ülkelerinde yatırımcılarla görüşüyor.
Bu nedenle Merinos yabancı yatırımcının karşısına hiç tanımadığı bir sanayici ailesinin şirketi olarak çıkmayacak.
Mehmet Erdemoğlu, görüştükleri uluslararası yatırımcıların önemli bölümünün Adana’daki SASA’yı ve Erdemoğlu Grubu’nun burada yaptığı yatırımları zaten bildiğini söylüyor.
Bu da Merinos’u anlatmayı kolaylaştırıyor.
Bir başka dikkat çekici ayrıntı ise Gaziantep’in coğrafi konumuna ilişkin.
Mehmet Erdemoğlu’nun verdiği bilgiye göre bugüne kadar görüştükleri yatırımcılar arasında:
“Bölge karışık, tesis Gaziantep’te, o nedenle yatırım yapmayalım”
diyen olmamış.

HALKA ARZ PARASI NEREYE GİDECEK?
Gelelim halka arzın en önemli sorularından birine.
Para nereye gidecek?
Şirket yönetiminin verdiği bilgiye göre halka arz gelirinin iki temel kullanım alanı bulunuyor.
Birincisi mevcut yatırımların finansmanı ve bunlarla ilgili yükümlülüklerin dengelenmesi.
İkincisi grup şirketlerinin sermaye yapısının güçlendirilmesi.
Dolayısıyla Merinos halka arzıyla yaratılacak kaynağın Erdemoğlu Grubu’nun genel finansal yapısını güçlendirmesi ve dolaylı olarak SASA’nın kaldıraç oranının aşağı çekilmesine de katkı sağlaması bekleniyor.
SASA’nın kaldıraç oranının 2026 sonunda yaklaşık 4 seviyesine, 2027’de ise daha aşağıya indirilmesi hedefleniyor.
Bu nedenle Merinos halka arzını sadece Merinos bilançosuyla okumak da eksik kalıyor.
Operasyon grubun daha geniş finansman stratejisinin bir parçası.
HALIYA YAPAY ZEKA GELİYOR
Fabrikada geleceğe ilişkin en ilginç bölümlerden biri ise yapay zekâ.
Merinos, Berlin Teknik Üniversitesi bünyesindeki ZEKI – Center for Tangible AI and Digitalization ile stratejik iş birliği başlattı.
İlk somut uygulamalardan biri yapay zekâ destekli tasarım asistanı.
Sistem sayesinde tasarımcılar mevcut desenleri saniyeler içinde yeniden yorumlayabiliyor.
Müşteriyle birlikte farklı desen ve tasarımlar oluşturulabiliyor.
Merinos yönetimi yapay zekâyı insan yaratıcılığının yerine koymak yerine onu güçlendiren bir teknoloji olarak görüyor.
Uzun vadeli hedef ise bundan daha iddialı:
Akıllı halılar.
Yapay zekâ, yeni nesil malzemeler ve dijital teknolojilerin bir araya getirilmesiyle halının klasik kullanım alanının ötesine taşınması hedefleniyor.

FABRİKAYA HALI DİYE GİRDİM…
Merinos fabrikasına girerken doğal olarak halıya bakıyorsunuz.
Fabrikadan çıkarken ise zihninizde başka bir tablo oluşuyor.
1983’te 250 bin dolar ciro…
1993’te 3 milyon dolar…
2003’te 30 milyon dolar…
2013’te 300 milyon dolar…
2023’te 3 milyar dolar…
Kârın minimum yüzde 90’ını yeniden yatırıma ayıran 36 yıllık aile anayasası…
SASA’yı satın alabilecek nakdi yaratan Merinos…
Yüzde 92 ihracat…
100’ün üzerinde ülke…
80 milyon metrekare üretim kapasitesi…
Dünya makine halısı üretiminin yaklaşık yüzde 7’si…
Sektörde yüzde 10-12 seviyesindeki FAVÖK marjına karşı yaklaşık yüzde 20…
Şimdi tahsisatının yüzde 50’sinden fazlasının yabancı kurumsal yatırımcılara yapılması hedeflenen büyük bir halka arz…
İbrahim Erdemoğlu’nun Barcelona’dan hareketle kullandığı “Bir halı şirketinden daha fazlası.” cümlesi fabrikadan çıkarken daha da anlam kazanıyor.
Çünkü Merinos’un halka arzında yatırımcıya anlatılacak hikâye sadece halı değil.
Gaziantep’te halıyla başlayıp SASA’ya, petrokimyaya, yapay zekâya ve küresel sermaye piyasalarına uzanan yarım asırlık bir sanayi modeli.
patronlardunyasi.com















