Dolar
48,6419
0,04%
Euro
56,1765
0,02%
Sterlin
65,6176
-0,11%
Bitcoin
3.729.823
-2,52%
BİST-100
13.892,3
-2,41%
Gram Altın
6.720,577
0,01%
Gümüş
63,46
0,37%
Faiz
40,41
0,32%

Suna Kıraç’ın ömründen  uzun kaderi, kızı İpek Kıraç 

İpek Kıraç, annesi Suna Kıraç’ın ölüm yıl dönümünde peş peşe paylaşımlar yaptı. Can yakıcı bir başlangıçtan mutlu aile tablosuna, bir anne ile kızını birleştiren “Kaderi” düşündüm o fotoğraflara baktığımda…

15.09.2026 16:49Güncelleme: 15.09.2026 16:53
Suna Kıraç’ın ömründen  uzun kaderi, kızı İpek Kıraç 
16px
32px

TOYGUN ATİLLA

Bugün İpek Kıraç’ın Instagram hesabında bir fotoğraf gördüm.

Sonra bir tane daha.

Bir tane daha…

Suna Kıraç genç bir kadın.

Suna Kıraç bir okulda.

Çocukların arasında.

Kürsüde.

Atatürk’ün portresinin önünde.

Kızıyla yan yana.

Koç Okulu.

Koç Üniversitesi.

TEGV.

AKMED.

Pera Müzesi.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü…

İpek Kıraç, 15 Eylül 2020’de kaybettiği annesinin ölümünün altıncı yılında, farklı kurumların hazırladığı anma videolarını Instagram hikâyesinde peş peşe paylaşmıştı. 

Bir anne ile kızını birleştiren “Kaderi” düşündüm, o fotoğraflara baktığımda… 

ADINI DEVLET KOYDU: KADER

İpek Kıraç yıllar sonra kendi hikâyesini anlatırken, biyolojik annesinin ardından verildiği kurumda kendisine “Kader” adının konulduğunu söyledi.

Sonra hayatına Suna ve İnan Kıraç girdi.

Henüz bebekti.

Onu evlat edindiler.

Adını değiştirdiler:

İpek.

İpek Kıraç yıllar sonra bunu anlatırken müthiş bir tesadüfe dikkat çekiyordu.

Kendisine önce “Kader” denilmişti.

Şimdi ise kendi hayatını başka kız çocuklarının kaderini değiştirmeye adamıştı. 

Hayat, romancıların kurmaya cesaret edemeyeceği kadar kusursuz metaforlar kuruyor.

KADER BU KEZ ANNEYİ SINADI

İpek 13 yaşındaydı.

Suna Kıraç 56.

1997’de Suna Kıraç’a ALS teşhisi konuldu. Hastalık ilerledi; hareket etmesini, konuşmasını ve sonunda kendi başına nefes almasını giderek güçleştirdi. 

Suna Kıraç bir gün yoğun bakıma kaldırıldı.

Makinelere bağlıydı.

Ailesi büyük bir kararın eşiğindeydi.

13 yaşındaki İpek özel kıyafetleri giyip annesinin yanına girdi.

Annesine söylediklerinin özü şuydu:

Beni evlat edindiğinde anne olmaya karar verdin. Benim sana hâlâ ihtiyacım var. Beni yalnız bırakma.

Suna Kıraç’ın günler süren suskunluğunun ardından kızına verdiği cevap tek kelimeydi: “Tamam.” 

Tüm bunları bildiğim için, İpek Kıraç’ın Instagram’da neden o kadar çok anne fotoğrafı paylaştığına başka türlü bakıyordum.

HANGİSİ ANNEYİ, HANGİSİ KIZI HAYATA BAĞLADI?

Bir zamanlar Suna Kıraç bir çocuğun hayatını değiştirmişti.

Bir yuvadan almış, evine getirmiş, ona ailesini vermişti.

Yıllar sonra o çocuk yoğun bakım kapısından içeri girmiş ve bu kez annesine, “Yaşa” demişti.

Biri diğerine hayat verdi.

Sonra roller değişti.

Kızı annesini hayata çağırdı.

Belki de bu nedenle Suna Kıraç’ın anılarının adı kadar kitabın ithafı da önemli.

Rıdvan Akar’ın aktardığı biyografi şu ithafla başlıyor: “Beni yaşatan İpek’e.
Üç kelime.

Bütün hikâye orada.

ANNE SHIRLEY’İ DÜŞÜNDÜM

Fotoğraflara bakarken bir ara Lucy Maud Montgomery’nin Anne of Green Gables romanı geldi aklıma.

Anne Shirley de bir aileye sonradan gelir.

Ve o büyük klasik bize aslında çok basit bir şeyi anlatır:

Bir aileyi yalnızca kan bağı kurmaz.

Birlikte geçirilen yıllar, verilen emek, korkular, kayıplar, fedakârlıklar ve sevgi de kurar.

Ama sonra düşündüm.

İpek ile Suna’nın hikâyesinin bir romana ihtiyacı yok.

Çünkü gerçek hikâye daha kuvvetli.

“SEN HEM ÇOK ŞANSLI HEM ÇOK ŞANSSIZ BİR ÇOCUKSUN”

İpek Kıraç yıllar sonra annesinin kendisine söylediği bir cümleyi anlattı:

“Sen hem çok şanslı hem de şanssız bir çocuksun.”

İpek de bunun nedenini şöyle tarif ediyor:

Aile bekleyen binlerce çocuk arasından Suna Kıraç tarafından evlat edinilmeyi hayatının en büyük şansı sayıyor.

Şanssızlığı ise annesine en çok ihtiyaç duyduğu ergenlik yıllarında onun hastalanması ve her an kaybetme korkusuyla büyümesi. 

23 YIL SONRA

O 13 yaşındaki kızın korktuğu şey hemen olmadı.

Suna Kıraç, ALS ile uzun yıllar mücadele etti ve 15 Eylül 2020’de yaşamını yitirdi.

Arkasında Koç Okulu’ndan Koç Üniversitesi’ne, TEGV’den Pera Müzesi’ne uzanan bir kurumsal miras bıraktı. 

Başka bir miras daha bıraktı.

İpek Kıraç, annesinin ölümünden sonra Suna’nın Kızları girişimini kurdu.

Amacı kız çocuklarının eğitim, güvenlik ve fırsatlara erişimini güçlendirmekti.

Yani hikâye garip biçimde başladığı yere döndü.

Bir zamanlar bir kız çocuğunun kaderini Suna Kıraç değiştirmişti.

Şimdi o kız çocuğu başka kız çocuklarının kaderini değiştirmeye çalışıyor. 

SON FOTOĞRAF

İpek Kıraç’ın bugün paylaştığı hikâyelerin sonunda fotoğraflar kayboluyor.

Ekran beyaza dönüyor.

Ortada şu cümle kalıyor:

“Aramızdan ayrılışının 6. yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.”

İşte o beyaz ekrana uzun uzun baktım.

Ve Suna Kıraç’ın kitabının adını düşündüm:

“Ömrümden Uzun İdeallerim Var.”

Haklıymış.

Koç Okulu devam ediyor.

Üniversite devam ediyor.

TEGV devam ediyor.

Pera Müzesi devam ediyor.

Ama bana kalırsa Suna Kıraç’ın ömründen uzun en güzel hikâyesi bunlardan önce geliyor.

Bir zamanlar adı Kader olan altı aylık bir bebeği kucağına aldı. Adını İpek koydu.

Yıllar sonra o kız, yoğun bakımda annesine yaşamayı hatırlattı.

Bugün ise annesinin ölümünün altıncı yılında onun fotoğraflarını tek tek dünyaya gösteriyor.

Suna Kıraç bir kitap yazdı. 

“Ömrümden Uzun İdeallerim Var.”

O kitabın bugün son cümlesini benim yazma şansım olsaydı, “Bazı çocuklar annelerine doğar. Bazı anneler de çocuklarına” diye bitirirdim.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Zorlu’da ikinci bilanço operasyonu, Vestel’den sonra Zorlu Enerji’de masada
Zorlu’da ikinci bilanço operasyonu, Vestel’den sonra Zorlu Enerji’de masada#Zorlu Enerji