POAŞ'ın parasını nasıl ödedi?
Dışbank'ı cebinden tek kuruş ödemeden satın alan Aydın Doğan, o dönemin siyasileriyle işbirliği yapıp aynı yöntemle Petrol Ofisi'nin de (POAŞ) sahibi oldu

Akşam Gazetesi
Borçlarını satın aldıkları şirkete ödeten Doğan Grubu, bununla da yetinmedi. Halka arzı gereken yüzde 25.8'lik POAŞ hissesini de blok halde İş-Doğan'a sattı
Aydın Doğan, Petrol Ofisi'ni satın alırken, o dönem yine kendisine ait olan Dışbank'ın kaynaklarını sürekli olarak yasal limitlerin üzerinde kullanmıştı. Olay, 2002'de Petrol Ofisi ile İş-Doğan'ın birleştirilme girişimi sırasında kamuoyuna yansıdı. Üzerinden 6 yıla yakın zaman geçmesine karşın hiçbir savcı harekete geçmedi. Buna karşın Hürriyet başta, Doğan Grubu gazetelerin 'hortumcu' dediği banka patronları bu kadar hoyratça kaynak kullanımı yapmamıştı. O dönemdeki birleşme operasyonuyla açıklanan bilanço bilgilerine göre Aydın Doğan, Dışbank'ın özkaynaklarını kendi şirketlerine aktardı... İş-Doğan Ortaklığı, Petrol Ofisi'ni satın alırken kamuyu defalarca zarara uğratmış, son olarak da borçlarını ödeyemediğini söyleyerek, 271 trilyon liralık kamu alacağının ertelenmesini istemişti.
Doğan Grubu'nun borcu, yine kamuyu zarara uğratan bir yolla 2007 yılına kadar ertelenmişti. O dönemde POAŞ, Hürriyet ve Milliyet'te Doğan Grubu'nun 'borç ötelemesinde 90 milyon dolar ek teminat verdik' açıklamasıyla kamuoyunu kandırmaya çalışmıştı. Çünkü İş-Doğan Ortaklığı, Özelleştirme İdaresi'ne hisse senetlerini usulsüz teminat olarak göstermişti. 90 milyon dolarlık teminat ise 2007 yılına yayılan borcun faizinin teminatıydı.
Özelleştirmeyi baştan sona mercek altına alan TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu, POAŞ raporunda, davaya konu olan usulsüzlüğü anlatmıştı. Raporda Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), birleşme şartına dikkat çekiliyor. SPK, İş-Doğan A.Ş'den, teminatsız kalabilecek alacaklar için her tür ve miktarda teminatın derhal yerine getirileceği sözünü istiyor. Yeterli teminat sağlayacakları garantisiyle POAŞ ile birleşip, borçlarını POAŞ'ın kârına yükleyen İş-Doğan A.Ş, daha sonra verdiği sözü tutmuyor. Özelleştirme İdaresi, bunun üzerine İş- Doğan'a dava açmıştı. Ama dava sürerken, nasıl olduysa borçların vadeye yayılmasına karar verilmişti. İş-Doğan ortaklığı, Özelleştirme İdaresi'nin itirazına rağmen Doğan Cansızlar'ın yönetimindeki SPK'nın 'olur'u ile Petrol Ofisi ile birleşmiş, devletin alacağı tehlikeye düştüğü için de İdare, birleşmeye karşı dava açmıştı.
Petrol Ofisi ihalesine İş Bankası ile ortak giren Doğan Grubu'nun, o dönem doların yükseldiği bir konjonktürde 1.2 milyar doları nasıl ödeyeceği merak konusu olmuştu. Çünkü bu parayı karşılayacak güçleri yoktu. Ancak plan kısa sürede anlaşıldı. İş-Doğan, POAŞ'ın yüzde 51'ini borçlanarak alıp, bu borcu yine POAŞ'ın üzerine yıktı. Yani ceplerinden tek kuruş çıkmadan, satın aldıkları şirkete borçlarını ödetmeye başladılar. Daha sonra halka arz edilmesi gereken yüzde 25.8'lik POAŞ hissesi de blok halde İş-Doğan'a satıldı. Üstelik teminat mektubu almadan ve 3 yıl vade ile. Ancak Doğan Grubu'nu rahatlatan tüm bu usulsüz yöntemlere rağmen, Aydın Doğan borcunu zamanında ödeyemedi. Özelleştirme Yüksek Kurulu ise şok bir kararla 271.3 trilyon liralık borcu 2007 yılına yaydı.
Şirketlerine yasal limitin 4 katı kredi aktarmıştı
2002'de düzenlenen Bankalar Kanunu'na göre bankalar kendi grup şirketlerine özkaynaklarının yüzde 25'inin üzerinde kredi veremiyordu. TMSF, geçmişte bankaların pek çoğuna Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 4'üncü bendini gerekçe göstererek el koymuştu. Bu madde, bankalara mevduatı tehlikeye düşürecek nitelikle kendi şirketlerine kaynak aktarmayı yasaklıyor. Kaynak aktaran bankalara ise el konulmasına yol açıyor.
SPK'nın isteği üzerine 26 Aralık 2002 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan birleşme bilgileri dikkate alındığında, Doğan Grubu, Dışbank ve Dışbank'a ait yurtdışı bankalardan kullandığı kredi limiti yüzde 25 yasal sınırın çok üzerinde gerçekleşti. Ve bu oranın artmaya devam ettiği anlaşıldı. Dışbank'ın son açıklanan bilançosuna göre (Eylül 2002/9 aylık) 444 trilyon lira (265 milyon dolar) özkaynağı olan Dışbank, doğrudan ve dolaylı yollardan İş-Doğan şirketine 164 trilyon lira (98 milyon dolar) kredi verdi.
KREDİ ORANI YÜZDE 81
Buna göre Dışbank, yasal limitin çok üzerinde özkaynağı, yüzde 36 oranında bir krediyi grup şirketine kullandırmış oldu. Ancak kredi 2000 yılında kullanıldığı ve o dönem bankanın özkaynağının da 72.8 trilyon lira (121 milyon dolar) olduğu dikkate alındığında tablo daha da vahim. O dönem Aydın Doğan'a verilen kredi, toplam özkaynaklarının yüzde 81'ine ulaşıyor. Böylece bankanın özkaynaklarına yönelik aşındırma ciddi noktalara getirildi. 2003 başında yaklaşık 265 milyon dolar özkaynağı olan Dışbank, bu miktarın 198 milyon dolarını kendi patronuna kredi olarak veriyordu...
Derviş durup dururken yasayı yumuşattı
GEÇMİŞTE limit aşımı yaşayan ve banka kaynaklarını kendi grup şirketlerine kullandırdığı için Fon'a geçen bankalar olmasına rağmen, bu uygulamadan Aydın Doğan'ın bankası için vazgeçildi. Çünkü başta Mesut Yılmaz, Ankara bürokrasisi Aydın Bey'i çok seviyordu. O dönem yasal limitlerin üzerine çıkan bankalara el konulmadı. 2002 yılında BDDK'nın bankalara bakış açısındaki değişime dikkat çekerek şu yorumu yapmak mümkün:
Geçmişte bazı limitler vardı ama yüzde 25 limiti dönemin Ekonomi Bakanı Kemal Derviş getirdi. Eğer bu limit getirilmemiş ve yeni bir yumuşama havası yaratılmamış olsaydı pek çok bankanın daha Fon'a alınması gerekiyordu. Ancak BDDK limiti aşan bankalara '7 yıl içinde yasal limit altına ineceksiniz' uyarısı yaptı. Bunun üzerine bankalar gereğini yapmaya başladı. 11 Ocak 2002 tarihinde, Derviş şu açıklamayı yaptı: Geçmişte yüzde 25 sınırı yoktu. Bankalara diyoruz ki bu kredileri 7 yılda temizleyin... Ortağına kredi vermek suç değil ama batık bir ortağa kredi verip bunu canlıymış gibi göstermek suç. Bu bankacılık kriterleri içinde olduysa, suç değil.
Petrol Ofisi spor kulübünü de yıktı
DOĞAN yönetimi Petrol Ofisi'nin başına geçer geçmez, şirketin spor kulübünde operasyon yaptı. 1954'ten beri Ankara'da Türk futboluna sayısız oyuncu yetiştiren Petrol Ofisi kulübüne “kapatıyoruz” tebligatı gitti. Ama mahkemede kaybetti. Bunun üzerine Aydın Doğan, “Kulüp benim” diye dava açtı. Önce kapatmak istediği kulübü sonra gasp etmek istedi. Fakat mahkeme buna da izin vermedi.
Hürriyet'ten gaspa cevap yok unutturmak için saldırı var
BAŞTA AKŞAM olmak üzere Yeni Şafak ve Sabah gazetelerinin yazdığı Pamukbank iddiaları, Doğan Grubu gazetelerde bir haftadır satır yer bulmuyor. Çünkü iddianameye giren telefon kayıtlarında Doğan Grubu'nun üst düzey isimlerinden birinin, dönemin BDDK Başkan Yardımcısı'yla konuşma kayıtları da olduğu iddia ediliyor. Kendi gazetelerinde kendi patronları hakkında yazacak değiller. 2001-2002'de Mesut Yılmaz, Kemal Derviş, Hüsamettin Özkan üçlüsünün dönemin bürokratlarına talimatlar vererek Doğan medyasının da desteğiyle bankacılık operasyonları yaptığı ortaya çıktıkça Hürriyet'in neşesi kaçıyor. Bu gerçekleri saklamaya çalışan Hürriyet ve grubun diğer gazeteleri, doğal olarak iddiaları görmezden geliyor. Buna karşın 6 yıldır gizlenen büyük yolsuzlukları ortaya çıkardığı için sürekli AKŞAM'ın sahibine saldırıyor. Çukurova Grubu'nun başka şirketleri hakkında asılsız haberler yazıyor. Maksat, Hürriyet'in yanı sıra
Vatan, Milliyet gibi diğer gazetelerle saldırıp
AKŞAM'ı susturmak. Bugün Milliyet yazarı Güneri Cıvaoğlu, köşesinde medya etiğinden bahsediyor. İsim vermeden AKŞAM dışındaki gazetelerin bu iddialara pek inanmadığını yazıyor. Pes artık. Bu kadar mı patron şakşakçısı olunur. AKŞAM yazdı, Yeni Şafak yazdı, Sabah yazdı. Geri kalanlar da zaten sizin gazeteleriniz...
Dışbank patronu için kredi verdi BDDK onayladı
İŞ-Doğan ile POAŞ birleşmesi sırasında, küçük yatırımcılara yasa gereği hisse senetlerini satın alma çağrısı yapıldı. Bu çağrı üzerine yaklaşık 7 bin 460 yatırımcı 48.8 trilyon nominal değerindeki hisselerini POAŞ'ın hakim hissedarları İş Bankası ve Doğan Grubu'na sattı. Bu satın alma işlemi için (hisse başına 6.800 liradan) İş Bankası 100 milyon dolar, Doğan Grubu da 100 milyon dolar olmak üzere 200 milyon dolar ödedi. Doğan Grubu 100 milyon doları Dışbank'tan kredi olarak aldı.
Böylece bankanın kendi grubuna verdiği kredilerde limit aşımı 100 milyon dolar daha arttı. Bu durumda Dışbank 265 milyon dolar özkaynağın yüzde 75'i olan 198 milyon doları kendi patronuna vermiş oldu. Limit aşım miktarı da yüzde 220 oranında gerçekleşti. Bankaların attığı her adımı takip eden BDDK'nın ise bu girişime nasıl olup da izin verdiği bugün bile bilinmiyor.















