Patronlar Dünyası, Tesla'dan Mercedes'e, Hyundai'den BYD'ye Volvo'ya elektrikli otomobillerde kapı krizini masaya yatırdı
Çin’de 4,3 milyon otomobili geri çağırmaya götüren elektronik kapı sistemlerini yazdım. Ardından dünyanın önde gelen elektrikli otomobillerinin kaza ve acil çıkış sistemlerini araştırmaya başladım. Kullanım kılavuzlarından gerçek kazalara, resmi soruşturmalardan çarpışma testlerine uzanan dosyada çok farklı bir tablo çıktı. Tesla’da kapı sistemleri gerçek kazaların ve davaların konusu oldu. Çin, gizli kapı kollarına müdahale etti. Mercedes iki elektrikli otomobili 56 km/s hızla kafa kafaya çarpıştırdı ve kazadan sonra kapıların açılıp açılmadığını test etti. Hyundai mekanik sadeliği büyük ölçüde korurken Volvo EX30’da dışarıdan erişim için tam güç kaybında yeniden elektrik vermek gerekebiliyor. Elektrikli otomobiller aynı geleceğe gidiyor ama kaza anında insanı otomobilden çıkarmak konusunda aynı yolu kullanmıyor.

Toygun ATİLLA
İki gün önce yazımda belirtmiştim. Bir kapının görevi açılmaktır.
Peki elektrikli otomobillerin kapıları açılıyor mu?
Şimdi geçen yazımızın konusu Tesla’yı bir kenara bırakalım ve diğer otomobillere geçelim.
Öncesinde size ciddi bir uyarıda bulunmak istiyorum. İnanın günlerdir bu konuyu araştırıyorum. Otomobillerin kullanım kılavuzlarından gerçek kaza dosyalarına, üreticilerin yaptığı testlere kadar elimden geldiğince her şeyi inceledim.
Gördüğüm tablo şudur ki, elektrikli otomobil dünyasında kapı meselesi aslında bir tasarım ayrıntısından çok daha büyük.
Kaza anında iki ayrı dünya karşı karşıya geliyor. Bir tarafta elektronik diğer tarafta insanın en ilkel refleksi olan kaçmak var.
TESLA’DA TARTIŞMA ARTIK TEORİK DEĞİL
Tesla’dan başlayalım.
Tesla konusunda artık yalnızca “elektrik kesilirse acaba ne olur?” diye sormuyoruz.
Gerçek kazalar yaşandı, davalar açıldı, düzenleyici kurumlar harekete geçti.
ABD’de bazı ölümcül Tesla kazalarının ardından açılan davalarda, elektronik kapı sistemlerinin çarpışma sonrasında çalışmadığı ve yolcuların araçtan çıkmasının zorlaştığı iddia edildi.
Düzenleyici kurumlar aynı soruyu sormaya başladı. Elektrik kesildiğinde insan bu otomobilden kolayca çıkabiliyor mu?

ÇİN 4,3 MİLYON ARAÇLA CEVABINI VERDİ
Çin’in birkaç gün önce başlattığı geri çağırma bunun bugüne kadarki en büyük cevabı. Dokuz üreticinin yaklaşık 4,3 milyon aracı geri çağırılıyor.
Bunların yaklaşık 2,98 milyonu Tesla. Sorunun merkezinde acil durumda bulunması veya kullanılması zor olabilen kapı açma mekanizmaları var. Çin bununla da yetinmiyor. 2027’den itibaren yeni otomobillerde dışarıdan mekanik erişimi güvence altına alan yeni kurallar geliyor. Avrupa da meseleyi izliyor.
Tesla’nın Avrupa’daki tip onayından sorumlu Hollanda RDW kurumu şu anda Avrupa’da aynı konuda bir Tesla geri çağırması olmadığını açıkladı.
Kurum çok önemli bir güvenlik ölçüsü koydu. "Bir otomobilin kapısı elektrik arızası dahil her koşulda içeriden ve dışarıdan sezgisel biçimde ve alet kullanmadan açılabilmeli."
Bence elektrikli otomobillerin kapı güvenliğini tartışırken bundan daha iyi bir ölçümüz olamaz.

KAZA ANINDA KULLANIM KILAVUZU OKUYAMAZSINIZ
Şimdi yeniden Tesla Model Y’ye dönelim. Ön tarafta mekanik acil açma sistemi nispeten kolay. Bazı versiyonlarda arka taraftaki manuel açma mekanizmasına ulaşmak için kapı cebindeki bölmeye erişmeniz ve mekanik açma elemanını bulmanız gerekiyor.
Normal bir pazar sabahı bunu öğrenebilirsiniz.
Peki otomobil dumanla dolarken?
Arka koltukta çocuk otururken?
Ya da otomobil sizin değilse?
Bir taksiye bindiniz veya arkadaşınızın otomobilindesiniz. Hayatınızda ilk kez o modelin arka koltuğunda oturuyorsunuz. Acil durum tasarımının temel sorusu bence burada ortaya çıkıyor
"İnsanın hayatını kurtaracak mekanizmayı önceden öğrenmesi gerekiyor mu?"

MERCEDES’İN YAPTIĞI TESTİ GÖRDÜM
Şimdi gelelim Mercedes'e...
Mercedes bu konuda farklı bir şey yapmış.
Bir EQA aldı. Karşısına yaklaşık üç tonluk EQS SUV koydu. İki elektrikli otomobili birbirine doğru gönderdi. Her ikisi de 56 km/s hızla ilerliyordu. Yüzde 50 örtüşmeli kafa kafaya çarpışma. Ortaya oldukça ağır hasarlı iki otomobil çıktı. Mercedes mühendislerinin baktığı noktalardan biri kapılardı. Yüksek voltaj sistemi çarpışma sırasında otomatik olarak devreden çıktı. Yolcu güvenlik hücreleri korundu, kapılar açılabildi.
Bu küçük ayrıntı çok önemli. Otomobil sizi kazada korumakla görevini tamamlamıyor. Kazadan sonra sizi dışarı çıkarabilmesi ya da dışarıdaki itfaiyecinin size ulaşabilmesi gerekiyor.
Mercedes’in testinin güçlü tarafı tam burada. Elektrikli otomobili yalnızca “çarpışma anı” için değil, çarpışmadan sonraki saniyeler için de düşünüyor.
MERCEDES İTFAİYECİYİ DE DENKLEMİN İÇİNE KOYDU
Elektrikli otomobil kazasının ikinci tarafında kurtarma ekipleri var. Benzinli otomobilde yıllardır bildikleri yöntemlerle çalışan itfaiyeciler artık altında yüksek voltajlı dev bir batarya bulunan otomobille karşı karşıya.
Nereden kesilecek, hangi kabloya dokunulmayacak, yüksek voltaj nasıl devre dışı bırakılacak, kapı açılmazsa hidrolik ekipman nereye uygulanacak... Anlayacağınız sorularımız muhtelif...
Mercedes bu nedenle kurtarma ekiplerine elektrikli otomobiller üzerinde özel eğitimler veriyor.
Aslında bu bize önemli bir şeyi gösteriyor. Elektrikli otomobil güvenliği artık yalnızca otomobil üretmenin de ötesinde kazadan sonra o otomobilin içinden insan çıkarmayı da tasarlamakla da ilgili...

HYUNDAI’NİN ÇÖZÜMÜ DAHA AZ GÖSTERİŞLİ
Sonra Hyundai’ye baktım.
Burada beni etkileyen şey basitlik oldu.
Elektrikli Hyundai’lerde elektronik merkezi kilit, akıllı anahtar ve modern erişim sistemleri olsa da, içerideki kapı hareketi büyük ölçüde bildiğimiz otomobiller gibi.
Ön kapıda kolu çekiyorsunuz.
Kilit açılıyor, kapı açılıyor.
Arka kapıda iki aşamalı hareket var.
İlk çekiş kilidi çözüyor.
İkincisi kapıyı açıyor.
Yani Hyundai’nin yaklaşımı kabaca şu. Otomobilin geri kalanını istediğin kadar elektronikleştir ama panik halindeki insanın refleksini değiştirme.
Kolu çek.

BYD DE MEKANİĞİ TAMAMEN TERK ETMEMİŞ
BYD’nin kılavuzlarında da benzer bir yaklaşım görüyoruz.
Örneğin Sealion 7’de merkezi kilit sistemi çalışmadığında sürücü kapısı mekanik anahtarla açılabiliyor. İçeri girdikten sonra diğer kapılar iç kapı kollarının iki kez çekilmesiyle açılabiliyor.
Yani Çinli üretici de elektronik sistemi mekanik bir yedekle destekliyor.
Çin’in yeni düzenlemelerinin temelinde de aynı düşünce yatıyor. Elektronik sistem bozulabilir.
İnsan yine de çıkabilmeli.

VOLVO’DA İLGİNÇ BİR PARADOKS
Sonra Volvo EX30’a geldim. Volvo herhangi bir marka değil. On yıllardır otomobil güvenliği denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri. EX30’un resmi kullanım dokümanlarında çok ilginç bir durum var.
Volvo açıkça, 12 voltluk sistem dahil araçta tam güç kaybı meydana gelirse elektrikle çalışan kilitler nedeniyle araç dışarıdan normal şekilde açılamadığını söylüyor.
Bunun için Volvo dışarıdan erişilebilen özel bir 12 volt terminali koymuş. Ön tamponun altında, sol ön tekerlek yakınındaki küçük panel çıkarılıyor. Buradan otomobile kısa süreli enerji veriliyor. Volvo bunun kullanımını esas olarak servis teknisyenlerine öneriyor.
Bu bilgi, dışarıdan kilitli araca erişim senaryosuyla ilgili. Bundan “EX30’un içindeki yolcu elektrik kesildiğinde çıkamaz” sonucu çıkaramayız. Fakat yine de çok ilginç bir mühendislik sorusu ortaya çıkıyor: Kaza sonrası dışarıdaki kurtarıcının araca erişebilmesi için yeniden elektrik vermek zorunda kalması ideal çözüm mü?
AYNI GELECEK, BAMBAŞKA FELSEFELER
Bütün bu otomobilleri yan yana koyduğumuzda ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.
Tesla teknolojiyi en ileri noktaya götürüyor; fakat manuel acil çıkışın sezgiselliği tartışılıyor. Hyundai mümkün olduğunca klasik insan hareketini koruyor. BYD elektroniğin yanına mekanik yedek koyuyor. Volvo elektrik kesintisi için dışarıdan yeniden enerji verme noktası oluşturuyor. Mercedes ise otomobili gerçek bir çarpışma senaryosuna sokup kazadan sonra kapıların açılmasını güvenlik zincirinin parçası olarak test ediyor.
Hangisi doğru? Tek bir cevap vermek kolay değil. Benim bu araştırmadan çıkardığım bir ölçü var. Hollanda RDW’nin söylediği cümleyle de örtüşüyor: "Acil çıkış sezgisel olmalı."
Neden diye soracak olursanız, yanıtını hemen vereyim.
Kaza anında teknoloji bilgisi, kullanım kılavuzu, YouTube videosu olmaz.
Saniyeler vardır da ondan...
TÜRKİYE'DE REGÜLASYONLAR DEVREYE GİRMELİ, ARAÇ MUAYENESİNDE DENETİM SIKLAŞMALI
Şimdi gelelim Türkiye'ye...
Gördüğüm ve izlediğim kadarı ile Türkiye'de otomobil pazarlaması her zamanki gibi fevkaladenin fevkinde gidiyor. Otomobil sektörü işini çok iyi yapıyor ve elektrikli otomobiller pazar payında önemli bir yer ediniyor.
Ancak olası tehlikeleri ise henüz konuşanımız yok ve regülasyonlar da yeteri kadarı ile devreye girmemiş durumda.
Bu noktada, itfaiyecilerin eğitiminden, araç muayenelerinde ek incelemeler yapılmasına karşı bence onlarca düzenleme getirilmesi, tüketicinin de bilinçlendirilmesi gerekiyor.
Yoksa olası kazalarda her zamanki gibi ölen insanlarımıza ağlayacağız.
patronlardunyasi.com















