Patronlar Dünyası Avukatı Faruk Emre Akı 20 soruda Misrata kazasının sigorta dosyasını açtı
Libya’nın Misrata Havalimanı’nda pistten çıkarak ağır hasar gören TC-AKF tescilli iş jetinin milyonlarca dolarlık zararını kim karşılayacak? Pilotlara ilişkin iddialar sigorta ödemesini etkiler mi, sigortacı işletmeciye rücu edebilir mi, teknik arıza çıkarsa üretici de faturaya ortak olur mu? Patronlar Dünyası’nın avukatı Faruk Emre Akı, kazanın sigorta ve sorumluluk zincirini 20 kritik soru üzerinden hukukçu gözüyle açtı; yanıtı için poliçe, sözleşme ve soruşturma sonucunun görülmesi gereken soruları ise açık bıraktı.

Av. Faruk Emre AKI
İşte Misrata kazasının hukukçu gözüyle sorulması gereken soruları:
1- UÇAĞIN SAHİBİ OLMAK KAZADAN SORUMLU OLMAK ANLAMINA MI GELİYOR?
Hayır.
Bir hava aracının mülkiyeti ile operasyonel sorumluluğu aynı hukuki kavram değildir
Uçağın maliki ile işletmecisi farklı kişiler veya şirketler olabilir. Uçuşun planlanması, mürettebatın görevlendirilmesi, operasyonel sevk ve idare gibi yükümlülüklerin hangi tarafta bulunduğunun belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle yalnızca uçağın kime ait olduğundan hareketle kazanın hukuki sorumluluğu hakkında hüküm kurulamaz.

2- UÇAK SİGORTALIYSA ZARARIN TAMAMI MUTLAKA ÖDENİR Mİ?
Hayır.
Öncelikle sigorta poliçesinin görülmesi gerekir.
Sigortalının kim olduğu, sigorta bedeli, kullanım amacı, coğrafi kapsam, yetkilendirilmiş operasyonlar, muafiyetler ve teminat istisnaları bilinmeden sigortacının ne kadar ödeme yapacağı söylenemez.
Dolayısıyla uçağın piyasa değerinin örneğin 20 milyon dolar olması, sigortacının 20 milyon dolar ödeyeceği anlamına gelmez.
3- TC-AKF KAÇ DOLARA SİGORTALANDI?
Bilmiyoruz.
Bunun cevabı sigorta poliçesinde.
Dolayısıyla bugün sorulması gereken ilk somut soru şudur:
TC-AKF’nin sigorta bedeli ne kadar?
4- UÇAĞI HANGİ ŞİRKET SİGORTALADI?
Bu da kamuoyunun henüz bilmediği kritik sorulardan biri.
Sigortacının kim olduğu ortaya çıktığında dosyanın reasürans tarafı da araştırılabilir.
5- UÇAK TAM ZİYA MI?
Henüz kesin olarak söylemek mümkün değil.
Uçağın ağır hasar görmesi tek başına sigorta hukuku bakımından tam ziya anlamına gelmez.
Uçağın onarılıp onarılamayacağı, onarım maliyeti, kurtarma masrafları ve enkazın ekonomik değeri ekspertiz sonucunda değerlendirilir.
6- TAM ZİYA KARARI ÇIKARSA PARAYI KİM ALACAK?
Poliçeyi görmeden bilmiyoruz.
Uçağın malikinin yanı sıra banka, finansman veya leasing kuruluşlarının poliçe üzerinde hakları bulunabilir.
Bu nedenle ikinci önemli bilinmeyen:
TC-AKF üzerinde kredi, rehin, mortgage veya leasing ilişkisi var mı?
7- UÇAĞIN SAHİBİYLE İŞLETMECİSİNİN FARKLI OLMASI NEDEN ÖNEMLİ?
Çünkü mülkiyet ile operasyonel sorumluluk birbirinden ayrılabilir.
Malik gövde zararının sigortalısı olabilir; işletmeci ise uçuş operasyonundan kaynaklanan sorumlulukların muhatabı olabilir.
Ancak bunun kesin cevabı için malik ile işletmeci arasındaki sözleşmenin görülmesi gerekir.
8- AKFEN İLE BKNJET ARASINDAKİ SÖZLEŞME NE DİYOR?
Bilmiyoruz.
Oysa dosyanın belki de sigorta poliçesi kadar önemli ikinci belgesi bu sözleşme.
Kim mürettebatı seçiyor?
Kim uçuş emrini veriyor?
Bakım sorumluluğu kimde?
Sigorta yaptırma yükümlülüğü kime ait?
Taraflar birbirlerine karşı hangi hallerde tazminat sorumluluğu üstlenmiş?
Bu soruların cevapları sözleşmede olabilir.
9- UÇAĞIN LİBYA’YA YOLCU ALMAYA GİTMESİ SİGORTA AÇISINDAN ÖNEMLİ Mİ?
Evet.
Sigorta poliçesinde uçağın hangi amaçlarla kullanılabileceğinin belirlenmiş olması mümkündür.
Özel kullanım ile ticari charter operasyonunun sigorta açısından aynı kabul edildiğini varsayamayız.
Bu nedenle sorulması gereken soru:
TC-AKF’nin poliçesi ticari charter operasyonlarını kapsıyor muydu?
10- PİLOTLARA İLİŞKİN ALKOL İDDİASI DOĞRU ÇIKARSA SİGORTA OTOMATİK OLARAK ÖDEMEZ Mİ?
Hayır.
Hukuken böyle otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Öncelikle iddianın kesinleşmesi gerekir.
Sonrasında poliçenin ilgili hükümleri incelenir.
Ayrıca söz konusu ihlal ile kazanın meydana gelmesi arasındaki nedensellik ve ihlalin sigortalı açısından doğuracağı sonuç değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla bugün:
“Pilot alkollüyse sigorta ödemez” demek hukuken doğru değildir.
11- PİLOTLARIN DURUMUNDAN UÇAK SAHİBİNİN HABERİ YOKSA NE OLUR?
Bu, dosyanın en önemli hukuki sorularından biridir.
Uçağın operasyonu profesyonel bir işletmeciye bırakılmışsa, işletmecinin veya çalışanının gerçekleştirdiği olası ihlalin masum malik üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ancak bunun cevabı da poliçenin hükümlerine bağlıdır.
12- SİGORTACI AKFEN’E ÖDEME YAPIP SONRA BKNJET’E DÖNEBİLİR Mİ?
Hukuken böyle bir ihtimal vardır.
Sigortacı, ödediği tazminat ölçüsünde belirli şartlarla sigortalısının zarardan sorumlu üçüncü kişiye karşı haklarına halef olabilir.
Buna rücu/halefiyet mekanizması denir.
Ancak burada başka bir soru ortaya çıkıyor:
BKNJET aynı poliçede sigortalı veya ek sigortalı mı?
Bunu bilmiyoruz.
Eğer öyleyse sigortacının BKNJET’e yönelip yönelemeyeceği ayrıca değerlendirilmek zorundadır.
13- BKNJET POLİÇENİN NERESİNDE?
Bilmiyoruz.
Bu nedenle TC-AKF’nin sigorta sertifikasında ve poliçesinde BKNJET’in hukuki sıfatının ortaya çıkarılması gerekiyor.
14- SİGORTACI PİLOTLARA ŞAHSEN RÜCU EDEBİLİR Mİ?
Bazı koşullarda böyle bir tartışma doğabilir.
Ancak pilotların çalışan statüsü, işverenleri, kusurun derecesi, kasıt veya ağır kusurun bulunup bulunmadığı ve uygulanacak hukuk bilinmeden kesin cevap verilemez.
Bir pilot hakkında ceza soruşturması yürütülmesi, bütün maddi zarardan şahsen sorumlu olduğu anlamına gelmez.
15- KARA KUTUDAN TEKNİK ARIZA ÇIKARSA NE OLUR?
Dosyanın hukuki yönü değişebilir.
Kazaya üretim hatası, komponent arızası veya bakım kusurunun neden olduğu ortaya çıkarsa üretici, parça üreticisi veya bakım kuruluşlarının sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu durumda sigortacı tazminatı ödedikten sonra kusurlu olduğu belirlenen başka bir tarafa rücu etmeyi değerlendirebilir.
16- ÜRETİCİ FATURANIN TARAFI OLABİLİR Mİ?
Evet, ancak bunun için teknik soruşturmanın üretim veya tasarım kusuru ile kaza arasında hukuken yeterli nedensellik ortaya koyması gerekir.
Bugün elimizde böyle bir kesin tespit bulunmadığından üreticinin sorumlu olduğunu söylemek mümkün değildir.
17- MİSRATA HAVALİMANI’NIN SORUMLULUĞU DOĞABİLİR Mİ?
Teorik olarak evet.
Pist koşulları, hava trafik hizmetleri, yaklaşma sistemleri veya havalimanı operasyonuyla ilgili bir kusurun kazaya katkısı tespit edilirse ilgili kurumların sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak şu aşamada böyle bir kusurun bulunduğunu söyleyemeyiz.
18- NEDEN KARA KUTU SİGORTA ŞİRKETİ İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ?
Çünkü kara kutu yalnızca ceza soruşturmasının delili değildir.
Kazanın nedeninin belirlenmesi, sigorta teminatının değerlendirilmesinde ve zarardan nihai olarak kimin sorumlu olduğunun tespitinde de önem taşıyabilir.
Başka bir ifadeyle kara kutu:
“Uçak neden pistten çıktı?”
sorusunun yanı sıra,
“Milyonlarca dolarlık faturanın hukuki sorumluluğu kime ait?”
sorusunun cevabını da etkileyebilir.
19- BU DOSYADA HANGİ ÜLKENİN HUKUKU UYGULANACAK?
Tek bir cevap vermek mümkün değil.
Kaza Libya’da meydana geldi.
Uçak Türkiye tescilli.
Malik ve işletmeci Türkiye bağlantılı.
Sigorta ve reasürans sözleşmeleri başka bir ülkenin hukukuna tabi olabilir.
Üretici veya komponent üreticileri başka ülkelerde bulunabilir.
Dolayısıyla ceza soruşturmasına, sigorta sözleşmesine, taraflar arasındaki işletme sözleşmesine ve olası tazminat taleplerine uygulanacak hukuk aynı olmak zorunda değildir.
Bu nedenle dosyanın aynı zamanda bir milletlerarası özel hukuk boyutu bulunuyor.
20- SONUNDA 20 MİLYON DOLARLIK FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
Bugün bilmiyoruz.
Ve hukuken doğru cevap da şimdilik budur.
Çünkü önce poliçeyi, işletme sözleşmesini ve teknik soruşturmanın sonucunu görmek gerekiyor.
Sigortacı uçak sahibine ödeme yapabilir.
Sigortacının arkasındaki reasürörler zararın bir bölümünü üstlenebilir.
Daha sonra kusurlu olduğu belirlenen üçüncü kişilere karşı rücu süreci başlayabilir.
Bu nedenle ilk ödemeyi yapan ile zararı nihai olarak üzerinde taşıyan aynı kişi veya şirket olmayabilir.
FARUK EMRE AKI: ASIL SORU SİGORTA ÖDER Mİ DEĞİL
Patronlar Dünyası’nın avukatı Faruk Emre Akı’ya göre dosyanın bugün sorulması gereken temel sorusu şu:
“Sigorta ödeme yapacak mı?” değil, “Sigorta ödeme yaparsa milyonlarca dolarlık zarar en sonunda kimin üzerinde kalacak?”
Bu sorunun cevabını verebilmek için ise dört belge kritik önem taşıyor:
TC-AKF’nin sigorta poliçesi, Akfen ile BKNJET arasındaki işletme sözleşmesi, resmi teknik kaza raporu ve Libya’daki adli soruşturmanın sonuçları.
Bu belgeler ortaya çıkmadan kesin hüküm vermek mümkün değil.
Ancak şimdiden kesin olan bir şey var:
Misrata’daki kazanın adli soruşturması sonuçlandığında yalnızca kazanın nasıl meydana geldiği ortaya çıkmayacak. Aynı bulgular, milyonlarca dolarlık zararın hangi tarafın üzerinde kalacağı konusunda başlayabilecek sigorta ve rücu mücadelesinin de temelini oluşturacak.
patronlardunyasi.com















