Dolar
49,7893
0,06%
Euro
55,5788
-0,05%
Sterlin
66,3739
-0,14%
Bitcoin
4.003.557
0,95%
BİST-100
11.151,03
-0,01%
Gram Altın
6.503,412
1,19%
Gümüş
54,5
0,95%
Faiz
39,44
-0,30%

Özyeğin Filarmoni 9 Kasım'da ilk konserini verecek, bir orkestra kurmak kadar onu yaşatmak da önemli

Fiba Grubu'nun 40. yılına yaklaşırken hayata geçirdiği Özyeğin Filarmoni, 9 Kasım'da ilk konserini verecek. Sanat yönetmenliğini Fazıl Say'ın üstlendiği yeni orkestranın hedefleri arasında genç müzisyenleri desteklemek ve klasik müziği daha geniş kitlelere ulaştırmak var. Ancak bir sanat kurumunun gerçek başarısı, açılış gecesinden çok, yıllar içinde oluşturacağı birikim ve sürdürülebilirliğiyle ölçülecek.

27.10.2026 14:19 • Güncelleme: 27.10.2026 14:33
Özyeğin Filarmoni 9 Kasım'da ilk konserini verecek, bir orkestra kurmak kadar onu yaşatmak da önemli
16px
32px

Yelda İPEKLİ

Türkiye'de yeni bir orkestranın kurulması, yalnızca kültür sanat dünyasına ilişkin bir haber değildir. Aynı zamanda sanatın nasıl finanse edildiği, genç müzisyenlere hangi imkânların sunulduğu ve kültür kurumlarının nasıl ayakta tutulduğu üzerine düşünmek için bir fırsattır.
Bir orkestra kurmak zor iştir. Ama asıl zor olan, onu yıllarca yaşatabilmektir.
Çünkü bir orkestranın varlığı, yalnızca sahneye çıkan müzisyenlerin sayısıyla ya da açılış konserinde yer alan isimlerle ölçülemez. Düzenli konser verebilmesi, kendi repertuvarını oluşturabilmesi, genç müzisyenlere alan açabilmesi ve dinleyici kitlesini geliştirebilmesi gerekir.
Fiba Grubu'nun 40. yılına yaklaşırken kuruluşunu duyurduğu Özyeğin Filarmoni'ye de bu açıdan bakıyorum.
Yeni orkestranın sanat yönetmenliğini piyanist ve besteci Fazıl Say üstleniyor. Kuruluş açıklamasında klasik müziğin daha geniş kitlelere ulaştırılması, genç müzisyenlerin desteklenmesi ve uluslararası alanda görünürlük kazanılması hedefleri öne çıkıyor.
Bunlar Türkiye'deki pek çok sanat kurumunun da gündeminde olan hedefler. Dolayısıyla Özyeğin Filarmoni'nin zaman içinde nasıl farklılaşacağını, hangi alanlarda kendi kimliğini oluşturacağını görmek gerekecek.

BİR KONSERDEN DAHA FAZLASI

Özyeğin Filarmoni'nin yalnızca konser vermekle sınırlı kalmayacağı belirtiliyor. Hüsnü Özyeğin Vakfı ve Özyeğin Üniversitesi ile bağlantılı eğitim programları aracılığıyla gençlerin klasik müzikle buluşturulması, müzikal gelişimlerinin ve profesyonel kariyerlerinin desteklenmesi planlanıyor.
Bence üzerinde durulması gereken asıl konu bu.
Türkiye'de müzik eğitimi alan gençler için sahne deneyimi kazanmak, profesyonel orkestralarla çalışmak ve kariyerlerini sürdürebilecekleri bir ortam bulmak her zaman kolay değil.
Bu nedenle yeni bir orkestranın kaç konser vereceği kadar, kaç genç müzisyene fırsat sağlayacağı da önemli.
Eğitim programlarının kapsamı, kimlere açık olacağı, nasıl bir seçim süreci uygulanacağı ve uzun vadede nasıl sürdürüleceği ise zamanla netleşecek.

SANAT KADAR FİNANSMANI DA KONUŞULMALI

Türkiye'de kültür ve sanat kurumlarının önemli bir bölümü kamu kaynaklarıyla, özel sektör desteğiyle ya da bu iki kaynağın bir araya gelmesiyle faaliyet gösteriyor.
Özel sektörün kültür sanat alanına yönelmesi, finansman kaynaklarının çeşitlenmesi açısından önemli. Ancak bu yatırımların yalnızca kuruluş aşamasında değil, sonraki yıllarda da devam edebilmesi gerekiyor.
Bir sanat kurumunun sürdürülebilirliği, kişilerin ilgisinden bağımsız işleyen bir yapıya kavuşmasıyla mümkün.
Bu nedenle Özyeğin Filarmoni'nin uzun vadeli finansman modeli, kurumsal yapısı ve faaliyetlerinin sürekliliği de sanatsal programı kadar önem taşıyacak.

TÜRKİYE’DEN DÜNYAYA SES OLMAK

Özyeğin Filarmoni'nin sanat yönetmeni Fazıl Say, kuruluş hedefini “Türkiye'den dünyaya bir ses olmak” sözleriyle açıklıyor.
Bu hedefin nasıl karşılık bulacağını repertuvar ve konser programları gösterecek.
Barış, iklim, gençlik ve kültürlerarası etkileşim gibi temalar etrafında konserler düzenlenmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, müziğin güncel toplumsal meselelerle ilişki kurmasına imkân sağlayabilir.
Ancak uluslararası alanda kalıcı bir yer edinmek için yalnızca dikkat çekici bir repertuvar yeterli değil. Düzenli üretim, nitelikli icra, uluslararası iş birlikleri ve uzun vadeli bir program gerekiyor.

İLK KONSER 9 KASIM’DA

Özyeğin Filarmoni, 9 Kasım 2026'da ilk konserini verecek.
Orkestrayı 1989 Şangay doğumlu şef Tianyi Lu yönetecek. Fazıl Say ise solist olarak sahnede yer alacak.
Tianyi Lu'nun ismini daha önce duymuştum ancak kendisini ilk kez canlı dinleme fırsatım olacak. Bu nedenle açılış konserini ben de merak ediyorum.
Elbette tek bir konser, yeni bir orkestranın geleceği hakkında kesin bir fikir vermeyecek. İlk konser bir başlangıç olacak; asıl değerlendirme sonraki yıllarda yapılabilecek.
Bir orkestranın başarısı, yalnızca açılış gecesindeki alkışlarla değil, yıllar içinde oluşturduğu repertuvarla, yetişmesine katkı sağladığı müzisyenlerle ve ulaşabildiği dinleyicilerle ölçülür.
Özyeğin Filarmoni'nin önünde şimdi böyle bir yol var.
9 Kasım'da sahnede yeni bir orkestra göreceğiz. Bundan beş, on yıl sonra nasıl bir sanat kurumuyla karşılaşacağımız ise bugünden daha önemli bir soru.
Çünkü bir orkestra kurmak bir başlangıçtır. Asıl mesele, o orkestranın müziğini yıllar boyunca duyurabilmesidir.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri