İspanya, İtalya ve Yunanistan'da klima denetimleri sıkılaştı, kurallara uymayanlara ağır cezalar geliyor
Avrupa Birliği ülkelerinin başı aşırı sıcaklarla dertte. Ne yazık ki klimalı ortamlarda bulunsalar da bu imkânı kullanmak konusunda önce kuralları sonra sıcakları yenmeleri gerekiyor. Yeterince sıcak olduğu kanıtlanmayan alanlarda ise klima kullananlar ağır cezalarla karşılaşıyor. Üstelik bu tatil ve turizm kentlerinde çok daha sıkı şekilde uygulanıyor.

Yaz sıcaklarından kaçmanın serinletici yolları aranır. Bazen yiyecek ve içeceklerde aranan ferahlık ortamda klima varsa katlanır. Ancak var olan klima kullanılamıyorsa, çaresizlik hissi başlar. Üstelik klimanın kullanılamama sebebi bozuk olması da değilse… Avrupa Birliği ülkeleri bir süredir aşırı sıcakların etkisi altında. Türkiye’de de bu 40 dereceyi aşan sıcaklıklar kaydedilse de ülkemiz klima, vantilatör gibi cihazlarla ortam serinliğinin sağlanabildiği noktalardan biri. Avrupa’da ise durum çok daha farklı. Aşırı sıcaklar nedeniyle klima çalıştırmak isteyenler yüksek cezai yaptırımlarla karşılaşıyor. Evde, işte ya da arabada klima çalıştırmak için bazı verileri ortaya koymanız, hatta sıcak olduğunu ‘kanıtlamanız’ isteniyor. Nasıl mı? Eğer bulunduğunuz ortamın sıcaklığı 26 dereceyi geçiyorsa klima çalıştırabilirsiniz. Bazı ülkelerde klima yasakları için tek sebep yeteri kadar sıcak olmaması da değil. Fransa tarihi binalarla sokaklarında ‘görüntü kirliliği’ gerekçesiyle klima ünitelerine izin vermiyor. Bu nedenle de çok şık görünse de tarihi binaların içi yazın aşırı sıcak olabiliyor. Klima ile ilgili tüm yasakların perde arkasında ise Avrupa’nın özellikle 4 yıldır yaşadığı enerji sorunları yatıyor! Önce ısınma, şimdi de serinleme problemleri baş gösteren ülkelerdeki sorunları ve Türkiye’nin durumunu Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Arifoğlu, tüm detaylarıyla anlattı.
3 BİN EURO CEZA KESİLİYOR
İspanya, İtalya ve Yunanistan klima kurallarının en katı olduğu Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor. Kamu binaları, alışveriş merkezleri, sinemalar ve havalimanları gibi alanlarda klimaların 27 dereceden daha düşük derecelere ayarlanması yasaklanan bu ülkeler ne olursa olsun yaz turizmi konusunda öne çıkan cazibe merkezleri olmayı başarmış durumda. Bazı işletmeler her şeyi göze alıp klima kurallarını çiğnese de, yasaklara uymamanın cezası 500 ile 3 bin Euro arasında olabiliyor.
Ayrıca sadece ana kara için de geçerli olmayan bu kurallar adalarda ve tatil merkezlerinde de uygulanıyor. Hatta bu gibi alanlarda yoğunluk sürekli değiştiğinden ve adalar enerji kaynaklarından uzak olduğundan kurallar ve cezalar daha da katı olabiliyor.
Milliyet'in haberine göre, Mikonos, Santorini, Rodos, Girit gibi Yunanistan'ın dünyaca ünlü tatil adaları da bu listede yer alıyor. Ancak bu adalarda da başka yöntemlerle aşırı sıcaklıklardan korunmak amaçlanıyor. Adaların birçoğu ana karadaki elektrik şebekesine bağlı olmadığından, kendi yerel jeneratörleri ve sınırlı enerji kaynakları vardır. Temmuz ve Ağustos aylarında milyonlarca turist adalara yığılıp otellerde klimaları açtığında adalarda ciddi elektrik kesintileri yaşanıyor. Yunanistan genelinde uygulanan ‘kamusal alanlarda klimayı 27 derecenin altına ayarlama yasağı’ adalardaki restoranlar, mağazalar, limanlar ve havalimanlarında çok daha sıkı şekilde denetleniyor. Avrupa Birliği ülkelerinde güneş enerjisinin toplam elektrik üretimi içindeki payı yıllık ortalama yüzde 13’e yükselmişti. Ancak bu seviye, enerji daha fazla depolanamadığı için yalnızca güneşin göründüğü saatlerde verimli oluyor. Bazı enerji üretim sistemlerinin çalışırken çevreyi kirletiyor olması da bu artışın önüne geçiyor. Peki ama çözüm ne? Prof. Dr. Uğur Arifoğlu şöyle anlattı:
“Konu aslında tüm tüketiciler için de geçerli. Şu an elektrikli araç şarj istasyonları için de ülkemizde benzer sıkıntılar oluyor ve olacak. Herkesin benzinli ya da dizel arabalardan vazgeçip elektrikli araçlara yöneldiğinde, herkesin bu durumda evden ya da işyerlerinden aracını şarj etmeye çalıştığında da benzer durum yaşanacak. Zira mevcut elektrik şebekesinin dağıtım alt yapısı kesinlikle yetmeyecek. Tüm yolların kazılıp elektrik şebekesinin yenilenmesi (maliyet bir tarafa) de problemi çözmeyecek. Zira santrallerin de yetmeyebileceği bir durum ile de karşılaşılabilir. Bu ve benzeri nedenlerden dolayı depolama sistemleri gündeme geliyor fakat burada da batarya kullanımı söz konusu olduğundan çevre kirliliği dünyamızı bekleyen bir başka tehlike. Şu an itibarıyla bence en uygun çözüm (orta ve uzun vadede) hidrojen enerjisi. Hidrojenin sudan değil de atıklardan elde edilmesi durumunda hem enerji elde edilmesi, hem de insanlığın atık probleminden kurtulması en iyi çözümdür diye düşünüyorum.”
ARABA YA DA EV FARK ETMİYOR! AVRUPA KOMİSYONU GENEL MERKEZİ DE YANIYOR
Adaların bembeyaz evlerinde ve otellerinde olduğu kadar dar ve eğimli sokaklarda araç trafiği içinde de klima büyük problem olarak karşımıza çıkıyor. Limanlarda feribot beklerken veya turistik noktalarda dururken, içerisi serin kalsın diye aracı rölantide çalıştırıp klimayı açık bırakmak bu tatil adalarında pek de iyi bir fikir değil. Eğer klima için araçlar rölantide çalıştırılırsa ve buna göz yumulursa çevre ve egzoz yasaları çiğnenmiş olur. Trafik polisleri bu şekilde bekleyen araç ve tur otobüslerine doğrudan ceza yazma hakkına sahiptir. İngiltere ve Galler'in büyük bir bölümü de benzer kurallara tabidir. Ülkedeki yetkililer, sürücülere park halindeyken klima açmanın 110 sterline varan cezalara neden olduğunu sıklıkla hatırlatıyor. Verilen cezaların miktarı kimin kestiğine göre de değişebiliyor. Normal bir polis memuru 40 sterlinlik ceza keserken, sivil uygulama memuruna yakalanmanız halinde fatura 80 sterline çıkıyor. Islington Belediyesi'nin uygulama memurları ise 110 sterlinlik bir ceza kesme yetkisine sahip.
Elektrik sıkıntısı ve klimasızlık sadece ev ve arabaları da vurmamıştı. Avrupa Komisyonu Genel Merkezi’nde, geçtiğimiz hafta yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle klima sistemi kapatılmak zorunda kaldı. Berlaymont binasında çalışan personel öğlen saatlerinde bir mesajla bu durum bildirildi. Mesajın içeriği ise şöyle: “BERL — ACİL — Aşırı hava koşulları nedeniyle, 1. kattan 7. kata kadar olan katlardaki klima sistemi günün geri kalanında zorunlu olarak kapatılmıştır.” 13 katlı bina, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'e, 26 komisyon üyesine ve yaklaşık 3 bin personele ev sahipliği yapıyor. Von der Leyen 13. katta çalışıyor ve komisyon üyelerinin ofislerinin çoğu sekizinci kat veya daha üst katlarda bulunuyor. Yani yönetim katlarında klimalar çalışırken aşağıdaki katlarda çalışanlar aşırı sıcakla yüzleşiyor.
patronlardunyasi.com















