TAV İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener: Daha da Fransa’ya gitmem
Ocak ayında kayak tatili için gittiği Fransa’da gözaltına alınan Sani Şener, 5 Mayıs’ta Türkiye’ye dönebildi. TAV Tunus'un 2007 yılında gerçekleştirdiği projelere yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında göz altına alınan Şener, süreç boyunca yaşadıklarını tüm samimiyetiyle PD Dergi’ye anlattı. Şener, “Ben Türkiye'de karakola bile düşmüş bir insan değilim. Çok haksız yere şok bir şekilde hapse girmek beni üzdü. Bir daha Fransa’ya gitmem” dedi.

19 Ocak 2026… TAV İnşaat’ın patronu Sani Şener, kayak tatili için gittiği Fransa’da hayatının şokunu yaşayacağını bilmiyordu. TAV Tunus'un 2007 yılında gerçekleştirdiği projelere yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında Lyon’da gözaltına alındı.
30 Ocak’ta hâkim karşısına çıkarak görüşlerini paylaştı. Yapılan değerlendirme sonucunda Şener 3 Şubat Salı günü serbest bırakıldı. Fransa’dan çıkışı yasaklanan Şener, 5 Mayıs’ta Türkiye’ye dönebildi. Onunla ilk röportajı arkadaşımız Necla Dalan yaptı. Şener o röportajda, “Her şeyden aklandım ve geldim” dedi.
Şener, Fransa’da yaşadıklarının da tüm samimiyetiyle Patronlar Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Necla Dalan’a anlattı. İşte Şener’den bazı satır başları:
“ALLAH KİMSENİN BAŞINA VERMESİN”
- Hakikaten çok zor bir dönemdi. Allah kimsenin başına vermesin. Çünkü çok sürpriz bir şekilde oluyor. Yani Fransa'ya kayağa gidiyorsunuz. Kayağa giderken birden havalimanından polis sizi alıyor. Bir saat içinde sizi havalimanındaki hücreye atıyor ki siz de havalimancısınız. Oraları çok iyi biliyorsunuz. Ertesi sabah da alıp çok kısa bir savcılık süreciyle Lyon Hapishanesi’ne atıyorlar. Şok yani… Aslında şokun ötesinde bir şey oluyor. Şaşırıyorsunuz. Ve hapishanede iki Cezayirli ile 12 metrekarelik bir hücredesiniz.
- Çok kötüydü hapishane. Hemen hemen 18 gün kaldım. Ben Türkiye'de karakola bile düşmüş bir insan değilim. Hakikaten kötüydü. Tunus’ta 2007'de uluslararası ihaleyle aldığımız havalimanını ‘O zamanki diktatör size direkt verdi. Siz de rüşvet verdiniz’ dedi diye ve o zamanki CEO ben olduğum için beni aldılar içeriye. 20 yıl geçmiş tam 20 yıl... Kesinlikle siyasi olay olduğuna inanıyorum. Çünkü yeni bir diktatörlük var Tunus'ta şu anda. O yeni diktatörlük eski dönemdeki herkesten intikam almak istiyor galiba. Çok şükür aklandım. Sadece mahkemelerde değil her yerde aklandım ve Türkiye'ye döndüm.
“CV’DE BU EKSİKMİŞ DİYORUM”
- Bütün yaşantıma bakıyorum… Uluslararası mühendislik yapıyorsunuz. Türk firmaları olarak gelişmekte olan ülkelerde iş yapıyoruz ve böyle ülkelerde bu tip sıkıntılar oluyor. Yani öyle şeyler yaşadık ki… Her zaman çok zordu. Sonunda başıma bu geldi. CV'mde bir bu eksikti diyorum. Hapse de girmiş oldum. Bir mühendisin hayatı diyelim buna.
“SABIR GEREKTİREN DURUMLARDA İSYAN ETMEMEK LAZIM”
- Lyon Hapishanesi çok kötü. Ben Türkiye'de bilmiyorum. Allah düşürmesin, görmedim ama Lyon’da yemekler çok kötü. Günde iki öğün veriyorlar. Yiyemiyorsun. 18 gün hemen hemen ekmek su ile geçti. Televizyon var ama çalışmıyor. Telefon yok. Kitap vermiyorlar. Kitap okuyamıyorsunuz. Dil problemi var. Fakat geldim ve nerede kalmıştık dedim.
- Ben şunu söylüyorum hep. Sabırla şükrün dengesini çok iyi bilmek lazım. Yani sabır gerektiren durumlarda isyan etmemek lazım. Şükür gereken durumlarda da şımarmamak lazım. Benim durumumda sabır gerektiriyordu. Sabrettim. Şükür olan durumlarımız var şimdi. Orada da şımarmıyoruz. İşimize devam ediyoruz.
- Ders alacak bir şey yok. Şöyle anlatıyorum ben bunu bana soranlara. Gecenin karanlığında, karanlık bir odada kör bir adam siyah bir kediyi arıyor ama odada kedi de yok. Benim durumum bu.
POLİS ŞEFİ BİZZAT GELİP ÖZÜR DİLEDİ
- En son en son Fransa'da Charles de Gaulle havalimanından çıkarken polis şefi bizzat geldi. Dedi ki “Her şey için özür diliyoruz. Bundan sonra Fransa'ya istediğiniz an istediğiniz gibi gelebilirsiniz.” dedi. Ama ben de daha da gelmem dedim. Çok acil bir iş olmadığı sürece Fransa'ya kesinlikle gitmem. Ki şu anda gidebileceğim en emin yer ama ona rağmen gitmem. Çünkü çok büyük haksızlık edildi. Ama dediğim gibi yapacak bir şey yok. Yani çok şey gördüm ben. Keşke olmasaydı.
“CUMHURBAŞKANIMIZ ÇOK SAHİP ÇIKTI”
- İnsan kendini övmez ama şu konuyu çok rahat söylerim. Ben çok iyi bir insanım. Hayatta hiçbir kimseye kötülük yapmam, yapamam da. Onun için herkese sahip çıktı. Hükümetimiz çok sahip çıktı. Başta Cumhurbaşkanımız. Dışişleri Bakanımız ve MİT Müsteşarımız çok çok çok sahip çıktı. Devletinin sahip çıkmasından insan çok gurur duyuyor.
Sani Şener’in hayattaki pişmanlıkları, rol modeli olan Türk müteahhitlik sektörünün duayenleri, büyüme planları ve devam eden projelerinin de yer aldığı bu çarpıcı röportajı okumak için linki tıklayın ve abone olun.
patronlardunyasi.com















