Dolar
46,8054
0,20%
Euro
53,6509
0,41%
Sterlin
62,6224
0,27%
Bitcoin
2.869.865
0,34%
BİST-100
14.468,32
0,09%
Gram Altın
6.295,698
1,64%
Gümüş
62,72
3,03%
Faiz
39,87
0,00%

Carettanın vasiyetini duyan patronlardan yanıt var…

Caretta “Patronlara söyle…” demişti.  O yazı yayımlandıktan sonra bir mektup aldım. O mektup bana, carettanın kaybolan dostlarından bazılarının aslında yeniden hayata döndüğünü anlatıyordu.

03.07.2026 07:27Güncelleme: 03.07.2026 07:28
Haberi paylaşın
Carettanın vasiyetini duyan patronlardan yanıt var…
16px
32px

Toygun ATİLLA

Bir gazetecinin aldığı en değerli ödül ne bir plaket ne de bir teşekkür mesajıdır.

Yazdığı satırların, insanların vicdanında bir karşılık bulduğunu görmesi…

En büyük ödül budur.

Dün “Carettanın Patronlara Vasiyeti” başlıklı yazımı yayımladım.

Yazının sonunda yaşlı caretta bana dönmüş ve şöyle demişti: “Patronlara söyle… İnsan yaptığı her binayla zenginleşmez. Dokunmadığı bir koy, kesmediği bir ağaç, bozmadığı bir kumsal çocuklarına bırakacağı en büyük servettir.”

Arkasından seslenmiştim. “Seneye yine gelecek misin?“Eğer dostlarımı bulabilirsem…” diye yanıt vermişti.

Ardından e-mailime bir mesaj düştü, İz İletişim’in kurucusu Nedim Özkan göndermişti.

Duygulandım, mutlu oldum. Yazım, vicdanlarda ses bulmuştu.

Belki de carettaya cevap verme zamanı gelmişti. Ben de şimdi ona sesleniyorum.

Sevgili caretta…

Geçen yazında bana Kum Zambağı’nı sormuştun. Onu bulamadığını söylemiştin.

Sana güzel bir haberim var.

Assan Alüminyum, Kocaeli Üniversitesi ile tam altı yıldır yürüttüğü biyoçeşitlilik projesi kapsamında yalnız Kum Zambağı’nı değil; Mavi Yıldız’ı, Riva Sığırkuyruğu’nu, Kilyos Düğmesi’ni ve bu yıl Hoş Kangal’ı laboratuvar ortamında çoğaltıp yeniden doğaya kazandırıyormuş.

Üstelik Kum Zambağı’nın hikâyesini yalnız toprağa değil, tiyatro sahnesine de taşımış.

Demek ki dostun yalnızca hayatta değil…İnsanların kalbine de kök salmış.

Bir gün denizin altında bana Posidonia’yı sormuştun. “Balık çocuklarının evi…” demiştin. Onu da bulamadığını söylemiştin.

Muğla’nın Milas kıyılarında Yeniköy Kemerköy Enerji, Tarım ve Orman Bakanlığı ile bilim insanlarının desteğiyle Posidonia deniz çayırlarını yeniden Akdeniz’e kazandırmak için çalışıyormuş.

İmplantasyon…

Transplantasyon…

Tohumdan çimlendirme…

Belki bunlar senin bilmediğin kelimeler.

Özetle, denizin altındaki eski dostların yeniden nefes almaya çalışıyormuş.

Bir de çocukların vardı… Yıldızları takip ederek denize ulaşmaya çalışan küçük yavrular…

Onlar için de güzel bir haberim var.

ADM Elektrik, Fethiye’nin Karaot ve Kocaçalış sahillerinde beyaz sokak lambalarını kırmızı ışığa dönüştürüyormuş.

Bilin insanları beyaz ışık yavrularının yolunu şaşırttığını biliyor.  Kırmızı ışık ise onların denizi bulmasına yardım ediyor.

Belki bu yıl…

Çocukların gökyüzü yerine yeniden denizi takip edecek.

Karadaki akrabalarını da unutmadım.

Kayseri’nin Develi ilçesinde Öksüt Madencilik, endemik bitkiler için botanik park kuruyormuş.

Sahadaki kaplumbağaların göç yollarına alt geçitler yapıyormuş.

Biliyorum, madencilik ile doğayı aynı cümlede görmek bazen zor geliyor insana

Ama doğru örnekler, benim gibi doğa konusunda hassas, madencilik konusunda ön yargılı birinin bile ezberini bozdurabiliyor.

Gökyüzündeki dostlarından da haber getirdim.

GDZ Elektrik, göç yollarındaki elektrik direklerine kurduğu bin 200 platformla her yıl yaklaşık 10 bin leyleğe yuva oluyormuş.

Demek ki göç eden yalnız sen değilsin.

Seni anlayanlar da var.

“Eğer dostlarımı bulabilirsem…” demiştin bana…

Sevgili caretta…

Dostlarının hepsini bulduğunu söyleyemem.

Çünkü kaybettiklerimizi bir mektupla geri getiremeyiz.

Sana ancak şunu söyleyebilirim.

Seni duyan insanlar var. Bilimi doğayla buluşturan şirketler var. Kâr ederken vicdanını da korumaya çalışan patronlar var.

Belki de vasiyetin yerine ulaştı.

Belki de gerçek servetin bilançolarda değil, yeniden açan bir Kum Zambağı’nda, denize kavuşan bir caretta yavrusunda, kök salan bir zeytin ağacında ve yeniden filizlenen bir Posidonia çayırında olduğunu anlayan insanlar çoğalıyor.

Belki de onları seninle ben birlikte çoğaltacağız.

Biliyor musun…

Bu kez sana ben bir söz vermek istiyorum.

Sen yeter ki gel…

Biz, dostlarını çoğaltanların hikâyesini de yazacağız.

Unutmadan, İz İletişimin kurucusu sevgili Nedim Özkan’a teşekkür etmek istiyorum.

Yazım onun vicdanında karşılık bulmuş ki, o da bize seslenmiş.

Onun mektubu gazeteciliğin sadece yalnızca yanlışları göstermek olmadığını doğruyu büyütenleri görünür kılmak da olduğunu hatırlattı.

Paralarını, bilançolarını büyüten, yaptığı yatırımları anlatan patronları her gün bir yerlerde okuyorsunuz.  Biz ise vicdanını büyüten bir patronun bir ülkenin geleceğini büyüteceğini, hatta dünyaya ışık saçacağını düşünüyoruz.  Sizlere onların hikayeleri ile sesleneceğiz.

patronlardunyasi.com

İLGİLİ HABER

Carettanın kaybolan dostları ve patronlara son vasiyeti

Carettanın kaybolan dostları ve patronlara son vasiyeti

benzer haberler
TAV İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener: Daha da Fransa’ya gitmem
TAV İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener: Daha da Fransa’ya gitmem