Dolar
45,9595
0,04%
Euro
53,351
-0,13%
Sterlin
61,7774
-0,18%
Bitcoin
3.078.112
-0,94%
BİST-100
14.139,71
-0,43%
Gram Altın
6.590,036
-0,59%
Gümüş
74,23
-1,21%
Faiz
43,45
0,12%

İngiltere’nin 172 yaşındaki gazetesi The Telegraph Alman Axel Springer grubuna geçti

İngiliz The Telegraph gazetesi, 172’nci yılına Axel Springer çatısı altında giriyor. Alman medya devi, gerekli tüm yasal onayların alındığını ve 575 milyon sterlinlik satın alma işleminin salı günü tamamlanacağını açıkladı.

30.06.2026 09:46Güncelleme: 30.06.2026 10:05
İngiltere’nin 172 yaşındaki gazetesi The Telegraph Alman Axel Springer grubuna geçti
16px
32px

Alman medya devi Axel Springer, İngiltere'nin en köklü gazetelerinden The Telegraph'ın satın alma sürecinde sona geldi. Şirket, gerekli tüm yasal ve düzenleyici onayların alındığını ve 575 milyon sterlin değerindeki işlemin salı günü resmen tamamlanacağını duyurdu.

Böylece Daily Telegraph ve Sunday Telegraph'ın kontrolü, Axel Springer CEO'su Mathias Döpfner liderliğindeki medya grubuna geçecek. Dünya genelinde 10 binden fazla çalışanı bulunan Axel Springer, Bild ve Welt gibi Almanya'nın önde gelen gazetelerinin yanı sıra Politico ve Business Insider gibi uluslararası yayın markalarını da bünyesinde bulunduruyor.

Grup, 2024 yılında 2,2 milyar avro gelir elde ederken, düzeltilmiş faaliyet kârını yüzde 12,9 artırarak 364 milyon avroya çıkardı. The Telegraph'ın bünyeye katılmasıyla Axel Springer, küresel medya pazarındaki etkisini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

KÖKLERİ 1855’E UZANAN THE TELEGRAPH’IN TARİHİ

The Telegraph, Birleşik Krallık’ın toplumsal, kültürel ve siyasi tarihini şekillendiren en temel kurumlardan biriydi. Gazete, 29 Haziran 1855 tarihinde Albay Arthur B. Sleigh tarafından The Daily Telegraph and Courier adıyla kuruldu. Kuruluşundan sadece birkaç ay sonra, Joseph Moses Levy tarafından satın alınan gazete, fiyatını 1 peniye indirerek ülkenin ilk ucuz kitle gazetesi oldu. O dönemde pahalı olan ana akım gazetelerin aksine, The Telegraph geniş halk kitlelerine, büyüyen işçi ve orta sınıfa hitap etmeyi başardı ve kısa sürede dünyanın en yüksek tirajlı gazetesi unvanını kazandı.

KITA KEŞFİNİN SPONSORU OLDU

Siyaset sahnesinde merkez sağın ve Muhafazakâr Parti’nin entelektüel kalesi olarak konumlanan gazete, en güvenilir haber kaynağı haline geldi. Edebi kalitesi ve geniş muhabir ağıyla Telegraph, tarih boyunca çok önemli dönüm noktalarına imza attı. Örneğin, 19. yüzyılda ünlü kâşif Henry Morton Stanley’nin Afrika kıtasını keşfettiği tarihi seyahatlerin sponsoru oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında ise gazetenin yayımladığı şifreli bulmacalar, Nazi Almanyası'nın Enigma şifrelerini kıracak dâhileri seçmek için İngiliz istihbaratı tarafından gizli bir test aracı olarak kullanıldı. Gazete, Winston Churchill'den Boris Johnson'a kadar ülke tarihine yön veren pek çok liderin hem yazarlık yaptığı hem de fikirsel destek aradığı bir mecra oldu. Gazete ayrıca 1994 yılında Avrupa'da internet sitesi açan ilk büyük günlük gazete oldu.

BARCLAY AİLESİNİN BORÇ SARMALI 

The Telegraph, 1980'lerde Kanadalı medya patronu Conrad Black'in kontrolüne geçmiş, ardından 2004 yılında milyarder Barclay kardeşler tarafından 665 milyon sterline satın alınmıştı. Ancak Barclay ailesinin son yıllarda içine düştüğü devasa borç sarmalı ve mali kısıtlamalar, gazetenin üzerinde kara bulutlar oluşturdu. Fleet Street'in geleneksel basılı yayıncılık ve reklamcılık sütunlarını yerle bir eden dijital kasırgaya yakalanan gazete, çökmekte olan bir aile imparatorluğunu ayakta tutabilmek için olağanüstü kârlar elde etmek zorunda bırakıldı. Barclay ailesinin ödenemeyen borçları en sonunda Lloyds Banking Group'un devreye girmesiyle sonuçlandı. Banka, Haziran 2023'ün başlarında iflas mahkemeleri kanalıyla The Telegraph'a el koydu. Gazete, on yıldan fazla süredir vadesi geçmiş olan 1,2 milyar sterlinlik devasa bir borcun teminatı olarak gösterilmişti. 

Barclay ailesinin, yönetimi Birleşik Arap Emirlikleri destekli bir fona devretmeyi amaçlayan karmaşık hamlesinin ardından bankaya olan borç aylar içinde tamamen kapatıldı. Ancak Birleşik Krallık hükümetinin ve kamuoyunun, ulusal bir değer olan Telegraph'ın yabancı bir devlet mülkiyetine geçmesine yönelik gösterdiği sert tepki, diplomatik krizlere yol açtı. Gazete; bir dizi başarısız talip, siyasi engeller ve dramatik olaylarla dolu belirsiz bir süreçte kalakaldı. Bu kriz, Telegraph gazetecilerinin medyanın devlet mülkiyetine geçmesine karşı çıkmak ve ifade özgürlüğünü korumak adına tarihi bir kampanya yürütmesini de tetikledi.

ÇALKANTILARA RAĞMEN REKOR BÜYÜME

Yaşanan tüm bu idari ve diplomatik fırtınaya rağmen, gazetenin ticari operasyonları büyük bir direnç gösterdi. Eski yatırım bankacısı George Osborne için uzun süren bir utanç kaynağı olan gelişmeler yaşanırken, Jeffrey Epstein'ın en önemli müşterisinin istenmeyen bir şekilde adının geçmesiyle diplomatik krizler baş gösterdi ve Telegraph gelirlerinden on milyonlarca sterlin avukatlar ile danışmanlara aktarıldı. Ancak tüm bu operasyonel yüke rağmen gazete ayakta kalmayı başardı.

Telegraph Media Group'un CEO'su Anna Jones, şirketin son üç yılda olağanüstü bir direnç gösterdiğini belirterek şu verileri paylaştı: "Hem gündem belirleyici yapımızı hem de ödüllü gazetecilik çizgimizi koruduk. Bu çalkantılı dönemde çift haneli dijital ticari büyüme sağladık ve dijital aboneliklerimizi üçte bir oranında artırdık."

YAPAY ZEKÂ VE ABD PAZARI ODAKLI YENİ DÖNEM

Axel Springer, The Telegraph'ın İngiltere'deki gazetecilik kalitesini ve dijital ürünlerini geliştirmek için ciddi yatırımlar yapma sözü verirken, ana hedef olarak gazetenin ABD pazarındaki büyümesini belirledi. The Telegraph, Mathias Döpfner'ın Axel Springer'ı "yapay zekâ teknolojilerinin agresif bir şekilde benimsenmesiyle desteklenen ve ABD gazetecilik pazarında önde gelen bir güç haline getirmeyi amaçlayan" vizyonunun öncüsü olmaya hazırlanıyor. Döpfner, siyasetin merkez sağında yer alan geniş bir Amerikan okuyucu kitlesini hedeflediklerini belirtti.

MOTORLAR YENİDEN ÇALIŞACAK

The Telegraph'ın Genel Yayın Yönetmeni Chris Evans ise yeni döneme dair heyecanını gizlemedi. Evans, üç yıllık belirsizliğin ardından motorları yeniden çalıştıracaklarını belirterek, “The Telegraph için oldukça heyecan verici bir dönemden geçiyoruz. Axel Springer ile birçok ortak noktamız ve paylaştığımız ortak değerler var. Aynı vizyonu ve aynı hedefi paylaşıyoruz. Hem İngiltere'de hem de yurt dışında The Telegraph'ı büyütmek için önümüzde harika fırsatlar olduğuna inanıyorum. Sahiplik durumunun belirsiz olduğu üç zorlu yılın ardından, motorları yeniden çalıştırıp yeni bir yolculuğa çıkmayı dört gözle bekliyoruz” dedi.

patronlardunyasi.com