Wimbledon tenis turnuvasındaki Kraliyet locası Royal Box'ın sırrı
Dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birinin kalbindeki bu koltuklara ne biletle ne de servetle ulaşabiliyorsunuz. Wimbledon’ın Royal Box’ına yalnızca davet edilenler oturabiliyor. İşte o koltukların sırrı...

Toygun ATİLLA
DÜNYANIN GÖZÜ WIMBLEDON'DA
Tenisin en eski ve en prestijli turnuvası Wimbledon dün başladı. Gördük ki, bu yıl Dünya Kupası ile aynı zamana denk gelmiş olması bile popülaritesinden hiçbir şey kaybettirmemişti. Milyonlarca tenis tutkununun gözü çim kortlardaydı.
Kimileri Jannik Sinner'ın ilk maçını izledi, kimileri Novak Djokoviç'in tarih yazıp yazamayacağını merak etti.
KRALİYET LOCASI: ROYAL BOX
Ben ise bugün size ne biletle ne servetle ulaşılamayan Wimbledon'da Royal Box adı verilen çok özel koltukları anlatacağım.
Royal Box, aslında Kraliyet Locası...
Yıllardır "74 Koltuk" olarak bilinse de Wimbledon'un güncel remi tanımına göre bugün yaklaşık 80 davetliyi ağırlayan bu özel alan Merkez Kort'un en prestijli bölümü.

PARANIN SATIN ALAMADIĞI KOLTUKLAR
Püf noktası ise, bu koltukların satılık olmaması...Royal Box'a girişin tek yolu davet edilmek.
Davetiyeleri, All England Club Başkanı gönderiyor, şampiyona organizasyon komitesi ve Lawn Tennis Association'un önerileri de dikkate alınıyor.
Davetliler arasında İngiliz Kraliyet Ailesi üyeleri, yabancı kraliyet aileleri, devlet ve hükümet temsilcileri, büyükelçiler, Wimbledon şampiyonları, uluslararası sporcular, kültür insanları, bilim dünyasının saygın isimleri ve iş dünyasının önde gelen patronları yer alıyor.
Kısacası, Royal Box'un kapısını para değil itibar açıyor...
Merkez Kort 1922 yılında bugünkü yerine taşındığında bu özel bölüm de inşa edildi. Yaklaşık bir asırdır Wimbledon’ın en önemli konuklarını ağırlıyor. Buraya gelen davetliler maç başlamadan önce özel öğle yemeğinde buluşuyor, asıl networking o masalarda başlıyor.
Kortta tenis oynanıyor, Royal Box’ta ise diplomasi, iş dünyası, sanat ve spor aynı masada buluşuyor.

İLK GÜNÜN DAVETLİLERİ
2026 Wimbledon’ının ilk gününde Royal Box yine birbirinden farklı alanlarda iz bırakmış isimleri ağırladı.
Futbol efsanesi ve bugün küresel bir marka olan David Beckham, annesi Sandra Beckham ile birlikte tribündeki yerini aldı. Onlara İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Kent Dükü ile Lady Susan Hussey eşlik etti.

Oscar ödüllü oyuncu Sir Mark Rylance, müzik dünyasının yaşayan efsanelerinden Sir Cliff Richard, Boyzone’un solisti Ronan Keating ve eşi Storm Keating, televizyonun sevilen yüzleri Tess Daly ile Carol Kirkwood, gastronomi dünyasının simge ismi Dame Mary Berry, opera sanatçısı Katherine Jenkins, oyuncu Robert Aramayo, sunucu Alexander Armstrong, yönetmen Andrew Levitas ve Dr. Mark Precious da Royal Box davetlileri arasındaydı.
Listeye baktığınızda Wimbledon’ın davet anlayışını anlamak zor değil.
Bir futbol efsanesi, Oscar ödüllü oyuncu, bir televizyon yıldızı, bir şef, opera sanatçısı ve kraliyet mensupları aynı tribünde buluşuyor.
MİLYARDERLERDEN ÇOK “İZ BIRAKANLAR”
Royal Box’ın belki de en dikkat çekici özelliği, milyarderlerden çok "iz bırakanların" bir arada bulunduğu bir tribün olması.
Geçmiş yıllarda Nobel Barış Ödülü sahibi Malala Yousafzai, Nobel ödüllü bilim insanları Sir Paul Nurse, Sir Tim Hunt ve Venkatraman Ramakrishnan gibi isimler de Wimbledon’ın davetlileri arasında yer aldı.
Dedim ya, Royal Box’ın ölçüsü servet değil, dünyaya bıraktığınız iz.
Bilime katkınız, Sanata kattığınız değer, topluma sunduğunuz fayda ya da kendi alanınızda ulaştığınız uluslararası saygınlık.
PEKİ TÜRKLER?
Bu yazıyı hazırlarken aklımdaki en büyük soru buydu. Bugüne kadar Royal Box’a hangi Türk patron davet edildi? Açık kaynakları, Wimbledon’ın resmi kayıtlarını ve editoryal fotoğraf arşivlerini taradım.
Ancak şu aşamada Royal Box’a davet edilen Türklere lişkin bağımsız kaynaklarla doğrulanmış kapsamlı bir listeye ulaşamadım.
patronlardunyasi.com















