Dolar
45,371
0,09%
Euro
53,4535
0,48%
Sterlin
61,8728
0,59%
Bitcoin
3.661.513
1,39%
BİST-100
15.062,65
0,15%
Gram Altın
6.878,461
0,69%
Gümüş
80,36
1,70%
Faiz
40,65
0,00%

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'ndan Avrupa Birliği liderlerine açık mektup

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, yedi ülkenin liderlerine yönelik açık mektuplarda sadece ticari bağları değil, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğinin Avrupa'nın stratejik özerkliğine ve küresel güvenliğine katacağı değeri de hatırlattıklarını belirterek, "Tam üyelik perspektifinin canlı tutulması, Avrupa’nın jeopolitik geleceği için vazgeçilmez bir stratejik zorunluluktur." ifadelerini kullandı.

10.05.2026 09:27Güncelleme: 10.05.2026 09:29
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'ndan Avrupa Birliği liderlerine açık mektup
16px
32px

DEİK'in açıklamasına göre, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Polonya ve Belçika'yı kapsayan yedi ülkenin en prestijli gazetelerinde ülke liderlerine, Türkiye-AB ilişkilerinde "paradigma değişimi" çağrısı yapılıyor.

DEİK, Türkiye ile AB arasındaki birlikteliğin mevcut küresel konjonktürde her iki taraf için de hayati önem taşıdığını vurgulamak amacıyla, yedi ülkenin liderlerine yönelik açık mektupları, ülkelerin en prestijli gazetelerinde ilan olarak yayımlamak üzere bir kampanya başlattı. Almanya'da Bild, Polonya'da Rzeczpospolita ve Belçika'da De Tijd gazetelerinde ülke liderlerine hitaben hazırlanan mektup ilanları 8 Mayıs'ta yayımlandı.

Diğer ülkelerde de gelecek günlerde yayımlanması hedeflenen açık mektup serisi, AB'nin en büyük altı ekonomisi olarak ifade edilen ve "E6" ülkeleri olarak bilinen Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Polonya'nın yanı sıra AB'nin kurucu üyelerinden Belçika'yı kapsıyor. İlk olarak Ocak 2026'da Financial Times gazetesinde yayımlanan ve Türk iş dünyasının tam üyelik sürecine verdiği desteği vurgulayan açık mektubun ardından olumlu geri dönüşler aldığını belirten DEİK, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğinin sadece ekonomik bir işbirliği olarak değil, stratejik bir zorunluluk olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve DEİK Avrupa İş Konseyleri Başkanlarının imzasını taşıyan mektuplarla, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki entegrasyon sürecinin yeniden canlandırılması ve Türkiye'nin Avrupa'nın stratejik geleceğinde daha güçlü bir şekilde konumlandırılması hedefleniyor.

"AVRUPA'NIN REKABETÇİLİĞİNİN, GÜNCELLENMİŞ BİR AB-TÜRKİYE GÜMRÜK BİRLİĞİ İLE GÜÇLENECEĞİNİ ANLATIYORUZ"

Açıklamada görüşlerine yer verilen DEİK Başkanı Nail Olpak, "Açık mektuplarımızda sadece ticari bağları değil, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin Avrupa'nın stratejik özerkliğine ve küresel güvenliğine katacağı değeri de hatırlatıyoruz." ifadelerini kullandı.

Olpak, tam üyelik perspektifinin canlı tutulmasının Avrupa'nın jeopolitik geleceği için vazgeçilmez bir stratejik zorunluluk olduğunu belirterek, "Ticari diplomasimizin temelinde yatan güçlü işbirliği anlayışımız, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik vizyonunu destekleyen en somut yapıdır." açıklamasını yaptı. Hedeflerinin ekonomik bütünleşmeyi tam üyelik rotasında kalıcı bir stratejik ortaklığa dönüştürmek olduğuna işaret eden Olpak, "Türkiye-AB ilişkilerinin, stratejik ortaklık, ekonomik entegrasyon ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi çerçevesinde güçlenmesi gerektiğini, bu durumun her iki tarafın çıkarına olduğunu söylüyoruz." açıklamasını yaptı.

Olpak, ülke liderlerine, jeopolitik olarak parçalanmış bir dünyada Avrupa'nın rekabetçiliğinin güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği ile güçleneceğini anlattıklarını kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mektupları her ülkenin en prestijli yayınlarında doğrudan ülke liderlerine hitaben ilan olarak yayımlıyoruz. Bu yedi ülke rastgele seçilmiş değil. Etki sahası yüksek olan ve AB'nin en büyük altı ekonomisi olarak ifade edilen, 'E6' ülkeleri olarak bilinen Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Polonya'nın yanı sıra AB'nin kurucu üyelerinden Belçika'yı kapsıyor. Bu tamamen stratejik ve kritik öneme sahip. Şimdiden ülkelerden çok olumlu yorumlar almaya başladık. 11 Mayıs Pazartesi günü de Belçika Kraliçesi Mathilde'nin katılımıyla Türkiye-Belçika İş Forumu gerçekleştireceğiz. En önemli gündem maddemiz bu konu olacak."

"VAKİT KALMADI"

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da Türkiye ile AB arasındaki birlikteliğin mevcut küresel konjonktürde her iki taraf için de hayati önem taşıdığına dikkati çekerek, Türkiye'nin AB’ye tam üyelik sürecinin bir an önce başlatılması gerektiğine işaret etti.

Türkiye'nin geleceğini düşündükleri gibi Avrupa'nın da geleceğini düşündüklerini kaydeden Yalçındağ, "Beklenecek ve oyalanacak vakit kalmamıştır. Bize göre, bu konunun çözümsüzlüğü gibi bir seçenek de yoktur. Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini sadece ekonomik bir işbirliği olarak değil, stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz. Avrupa bugün tarihi bir dönüm noktasında bulunmaktadır." değerlendirmesinde bulundu. Yalçındağ, küresel düzenin jeopolitik parçalanma, teknolojik dönüşüm, yapay zeka, enerji dönüşümü, tedarik zinciri rekabeti ve giderek daha kırılgan hale gelen güvenlik ortamı çerçevesinde yeniden şekillendiğini belirterek, "Bu yeni dönemde Avrupa'nın stratejik ağırlığı ve küresel rekabet gücü; daha geniş bir vizyon geliştirme, daha hızlı hareket etme ve daha güçlü ortaklıklar tesis etme kapasitesine bağlı olacaktır. Türkiye bu denklemin ayrılmaz bir parçasıdır. Çalışmalarımızı yoğunlaştırarak sürdüreceğiz." açıklamasını yaptı.

"TÜRKİYE'NİN KATILIM SÜRECİNDEKİ MEVCUT DURGUNLUK DÖNGÜSÜNÜ KIRMAK ACİLİYET KAZANDI"

Mektupta, Türk iş dünyasının uzun zamandır Avrupalı ortaklar, kurumlar ve pazarlarla yakın iletişim içinde bulunduğu ifade edilerek, Avrupa'nın birliğini, dayanıklılığını ve küresel rolünü güçlendirmek için sarf edilen çabaların yakından ve takdirle izlendiği belirtildi.

Türk şirketleri ve girişimcilerin Avrupa'nın değer zincirlerinin, sanayi ekosistemlerinin ve inovasyon ağlarının ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedilen mektupta, Avrupa'nın gelecekteki refahının işbirliği, açıklık ve tüm insani, ekonomik ve teknolojik kaynaklarının etkin biçimde seferber edilmesine bağlı olduğuna dikkati çekildi. AB'nin derin ve eş zamanlı meydan okumalarla karşı karşıya olduğuna işaret edilen mektupta, yapay zekanın ekonomileri ve toplumları eşi benzeri görülmemiş bir hızla dönüştürdüğü ve yeşil dönüşümün stratejik vizyon, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumsal uyum gerektirdiği vurgulandı.

Avrasya genelinde süregelen jeopolitik gelişmelerin Avrupa'nın güvenlik ortamını etkilemeye devam ettiği ve Asya Pasifik'in küresel ağırlığındaki artışın tarihsel önem taşıyan uzun vadeli stratejik, teknolojik ve ekonomik sonuçlar doğurduğu bildirildi. AB'nin gerçek bir küresel güç olma yolundaki istikrarlı ilerleyişine Türkiye'nin tam entegrasyonunun önemine işaret edilen mektupta, Türkiye'nin katılım sürecindeki mevcut durgunluk döngüsünü kırmanın aciliyet kazandığının altı çizildi.

"TÜRK ŞİRKETLERİ DAHA GÜÇLÜ, REKABETÇİ VE ÖZGÜVENLİ BİR AB'YE KATKIDA BULUNMAYA HAZIR"

Mektupta, Türkiye ile AB ilişkilerinde bir paradigma değişiminin önerildiği vurgulanarak, Türkiye'ye AB üyeliğine dair açık ve net bir perspektif sunulmasının önemli olduğu ve Türkiye ile AB'nin geleceğinin bütünlüğünün yeniden teyit edilmesinin stratejik berraklığı ve karşılıklı güveni yeniden tesis edeceği belirtildi.

Güçlü, entegre olmuş ve küresel ölçekte etkili bir AB'nin daha geniş dünyada istikrar için bir zorunluluk olduğu ifade edilen mektupta, "Avrupa ekonomisinin, rekabetçiliğinin ve stratejik otonomisinin ayrılmaz bir parçası olan Türkiye, AB'nin yeni ekonomik güvenlik ve savunma mimarisine tam anlamıyla entegre edilebilir. Ayrıca, jeopolitik olarak parçalanmış bir dünyada Avrupa'nın rekabetçiliği, güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği ile daha da güçlenecektir." ifadelerine yer verildi. Türk şirketlerinin, Türkiye'de faaliyet gösteren AB şirketleriyle birlikte yatırımlar, inovasyon ve uzun vadeli ortaklıklar yoluyla daha güçlü, daha rekabetçi ve daha özgüvenli bir AB'ye katkıda bulunmaya hazır olduğuna dikkati çekilen mektupta, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Ortak geleceğimizi güvence altına almak için gereken cesur adımları atacağınıza dair vizyoner liderliğinize güveniyoruz ve bu çabayı desteklemeye hazır olduğumuzu bildiriyoruz. Yapıcı ve vizyoner AB politikalarının Türkiye'de de güçlü bir karşılık bulmasını sağlamak ise bizim sorumluluğumuzdur."

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'dan vergi reformu çağrısı
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'dan vergi reformu çağrısı