Çamlıca Cami Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayaliydi, Süzer Plaza namı diğer Gökkafes ise değiştiremediği tek şey
Bugün AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıldönümü. Bu konu ile ilgili bir kaç saat önce yazdığım yazıdan sonra çok sevgili bir dostum, bir fotoğraf gönderdi. Sonrasında da sordu: “Erdoğan her şeyi yaptı, bir şeyi yapamadı. En büyük eserlerinden biri de fotoğrafta, yapamadığı da o şey de… Al sana küratörlük sorusu" dedi.

Toygun ATİLLA
Ankara Millet Bahçesi’nde büyük bir kutlama yapılacak. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar’ın ifadesiyle, partinin “25 yıllık siyasi hafızası” anlatılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 25 yılı ve bundan sonrasını anlatacak.
Ben ise bu sabah İstanbul’dan gelen tek bir fotoğrafa takıldım.
Bir arkadaşım motordan çekip gönderdi.
Boğaz…
Bir şehir hatları vapuru…
Sabah güneşi…
İstanbul’un iki ucunda iki yapı.

Ardından bana şu mesajı attı:
“Erdoğan her şeyi yaptı, bir şeyi yapamadı. En büyük eserlerinden biri de fotoğrafta, yapamadığı da… Küratörlük sorusu gibi oldu.”
Fotoğrafa tekrar baktım.
Yanıtı bulamadım ilk bakışta. Sonra arkadaşım yanıtı verdi.
AYNI FOTOĞRAFTA İKİ ERDOĞAN
Fotoğrafın Anadolu yakasındaki ucunda Büyük Çamlıca Camii var.
2013’te temeli atılan, altı yıllık inşaatın ardından 3 Mayıs 2019’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle resmen açılan Büyük Çamlıca Camii…
Erdoğan açılıştan birkaç gün sonra burayı İstanbul’un “abide eserlerinden biri” diye tanımlıyordu.
Fotoğrafın öteki ucunda ise bambaşka bir vaka vardı.
Süzer Plaza.
İstanbulluların yıllardır kullandığı adıyla: Gökkafes.
Süzer Plaza’nın hikâyesi Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminden değil, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yıllarından geliyor.
“YETKİM OLSA CANINA OKUYACAĞIM”
Arşivi açınca arkadaşımın fotoğrafının değeri daha da arttı.
Recep Tayyip Erdoğan 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda Süzer Plaza zaten İstanbul’un en tartışmalı inşaatlarından biriydi.
Erdoğan da yapıya karşı mücadeleyi sürdürdü.
Büyükşehir Belediyesi bölgenin SİT alanı ilan edilmesi için girişimde bulundu. 26 Haziran 1997’de inşaat yeniden mühürlendi. Beyoğlu Belediyesi hukukçuları da arazi üzerindeki eski “inşaat yapılamaz” şerhinin yeniden tapuya konulması için mahkemeye başvurdu. Fakat asıl çarpıcı olan Erdoğan’ın kendi sözleri.
6 Ağustos 1998 tarihli Milliyet’te Erdoğan’ın Süzer Plaza’nın sahibi Mustafa Süzer’i kastederek söylediği şu sözler aktarılıyor:“Sahibine yalvardığım, durdurun dediğim günler oldu.”

Ardından da şu cümleyi kuruyor: “Bıktım ama hukukî mücadelemi sürdürüyorum. Yetkim olsa canına okuyacağım.”
Ama olmadı.
Gökkafes yükseldi.
İstanbul’un siluetine yerleşti.
SINIR BİLE DEĞİŞTİ
Hikâyenin en inanılmaz bölümlerinden biri de belediye sınırı meselesi.
Süzer Plaza’nın bulunduğu parsel Beyoğlu sınırları içindeyken Şişli sınırlarına geçirildi. Dönemin Şişli Belediye Başkanı Gülay Atığ döneminde yapıya yeniden ruhsat verildiğine ilişkin kayıtlar ve dönemin meslek odalarının ayrıntılı anlatımları bulunuyor.
Yıllar geçti.
Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Başbakanlığa, oradan Cumhurbaşkanlığı’na uzanan Türkiye siyasetinin en uzun ve güçlü dönemlerinden birine imza attı.
Gökkafes meselesi peşini bırakmadı.
2004’te Başbakan Erdoğan’ın Süzer Plaza’daki The Ritz-Carlton’da düzenlenen bir SPK toplantısına katılmaması bile yeniden tartışma yarattı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Erdoğan’ın toplantıya gitmemesinin doğru bir tercih olduğunu söyledi.
Yani mesele yalnızca belediye başkanlığı döneminde kalmamıştı.
25 YILIN FOTOĞRAFI
Ve geldik bugüne.
14 Ağustos 2026.
AK Parti tam 25 yaşında.
Ankara’da 25 yıllık iktidar yolculuğunun eserleri, siyasi hafızası ve gelecek vizyonu konuşulacak.
Tam o sabah İstanbul Boğazı’ndan çekilmiş bu fotoğrafa bakıyorum.
Bir tarafta Erdoğan döneminde yapılan ve Erdoğan’ın İstanbul’un “abide eserlerinden biri” olarak nitelendirdiği Büyük Çamlıca Camii.

Öbür tarafta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan’ın durdurmak için mücadele ettiği, “Yetkim olsa canına okuyacağım” dediği Süzer Plaza.
Biri yaptığı.
Diğeri yapamadığı.
Arkadaşımın bu sabah Boğaz’dan çektiği fotoğraf bana 25 yıllık bir öykünün bir bölümünü anımsattı.
patronlardunyasi.com















