Kuzey Kıbrıs'ta emlakçılık yapanlar, Avrupa ve Güney Kıbrıs'ta hapsediliyor, tepkiler artıyor
Kıbrıs'taki çözülemeyen mülkiyet kavgası, özellikle KKTC'de emlakçılık yapanlar üzerinde 'Demokles'in kılıcı' gibi sallanıyor. KKTC'de çalışırken iş için gittiği Fransa'da tutuklanan Litvanyalı Emlak danışmanı Rasa Zilevice'nin dışında, Alman vatandaşı Ewa Isabelle Künzel de 2 yıldır Güney Kıbrıs'ta tutuklu bulunuyor. Künzel için son olarak Almanya, Güney Kıbrıs'a tepki gösterdi.

Burak ARTUNER
Bir ev düşünün...
Denize birkaç yüz metre mesafede, havuzlu, manzaralı, yabancı yatırımcıya pazarlanan bir villa. Broşürü hazırlanıyor, internet sitesine konuyor, müşteri bulunuyor ve satış için komisyon alınıyor.
Fakat o evin bulunduğu arsanın 1974 öncesindeki sahibi bir Rum ise, hikâye bir anda değişiyor.
Çünkü Kıbrıs'ta artık emlakçının baktığı yalnızca “evin fiyatı ne?” sorusu değil.
Asıl soru:
“Bu evin bulunduğu toprağın sahibi kim?”
Son aylarda yaşananlar, bu sorunun ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor.
KUZEY KIBRIS'TAN NİCE HAVALİMANI'NA
En çarpıcı örneklerden biri Litvanyalı emlak danışmanı Rasa Zilevice.
Kuzey Kıbrıs'ta yaklaşık 15 yıldır yaşayan ve emlak sektöründe faaliyet gösteren Zilevice, Güney Kıbrıs'ın çıkardığı Avrupa Tutuklama Emri kapsamında Fransa'nın Nice Havalimanı'nda gözaltına alındı.
Fransız mahkemesi de Temmuz 2026'da Güney Kıbrıs'a iade edilmesinin önünü açan bir karar verdi. Dosya, Kuzey Kıbrıs'taki Rum mallarının satışına aracılık ettiği iddiası üzerinden yürüyor.

Böylece Kıbrıs'taki mülkiyet kavgası bir kez daha adanın dışına taştı.
Kuzeydeki emlak faaliyeti, Fransa'da bir tutuklama dosyasına dönüştü.
İşin çarpıcı tarafı da tam burada.
Kıbrıs'ın kuzeyinde çalışan bir emlakçı için risk artık yalnızca Kuzey Kıbrıs'taki hukuk düzeniyle sınırlı değil.
Avrupa Birliği sınırları içinde seyahat eden bir kişi, Güney Kıbrıs'ın çıkardığı Avrupa Tutuklama Emri nedeniyle başka bir ülkede de gözaltına alınabiliyor.
ALMAN EMLAKÇI KÜNZEL DOSYASI
Bir başka dikkat çekici isim ise Alman emlakçı Ewa Isabella Künzel.
Künzel, 7 Temmuz 2024'te Larnaka Havalimanı'nda gözaltına alındı. Hakkında 40'tan fazla suçlama bulunuyor. Bunlar arasında Rumlara ait olduğu ileri sürülen taşınmazların usulsüz kullanılması, tartışmalı mülklerin satışının teşvik edilmesi ve kara para aklama suçlamaları da bulunuyor.

Künzel ise suçlamaları reddediyor.
Dava 2026'da da devam etti. Ocak ayında mahkeme, savcılığın değiştirilmiş ifade metninin delil olarak kullanılmasına ilişkin itirazı reddetti.
Dosyanın bir başka dikkat çekici tarafı ise Künzel'in tutukluluk süresinin uzaması.
Önceki gün Almanya bu konuda adım attı.
Güney Kıbrıs’ta iki yıldır tutuklu bulunan Alman emlakçı Ewa Isabella Künzel’in serbest bırakılmasını talep etti.
Ancak Rum yönetimi kulağının üstüne yatmış durumda.
Emlakçılık faaliyetiyle başlayan bir dosya, yıllara yayılan bir ceza davasına dönüşmüş durumda.
Ve KKTC'de emlakçılık yapanlara Güney Kıbrıs ve işbirliği içindeki ülkelerden 'sert bir mesaj' veriliyor.

MACAR REKLAMCILARA DA HAPİS CEZASI
Yine 2025'te iki Macar kadın, Kuzey Kıbrıs'taki Rum mülklerinin satışına aracılık ettikleri ve bu taşınmazların reklamını yaptıkları gerekçesiyle Güney Kıbrıs'ta hapis cezalarına çarptırıldı.
Mahkeme birine 30 ay, diğerine 15 ay hapis verdi.
Reuters'ın aktardığına göre kadınlar, kayıtlı sahiplerinin izni olmadan kıyı bölgelerindeki taşınmazların satışında reklam ve müşteri bulma faaliyetlerinde bulunmakla suçlandı.
Demek ki Güney Kıbrıs'ın mesajı artık yalnızca emlakçıya da değil...
Reklamcıya da...
“BÜYÜK BALIK” SİMON AYKUT
Dosyanın en büyük isimlerinden biri Simon Aykut olarak öne çıktı.
20 yıldır Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan İsrailli iş insanı, Rumlara ait olduğu ileri sürülen araziler üzerinde konut geliştirmek ve satmakla ilgili 40 suçlamayı kabul etti.
Ekim 2025'te Güney Kıbrıs'taki mahkeme tarafından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Rakamlar ise dosyanın ölçeğini anlatıyor.
Simon Aykut'un yönettiği Afik Group'un 2014-2024 döneminde yaklaşık 400 bin metrekare arazi üzerinde geliştirme yaptığı, bu projelerin toplam değerinin ise 38 milyon euronun üzerinde olduğu bildirildi.
Bu artık birkaç villa meselesi değil.
Yüz binlerce metrekarelik bir gayrimenkul ekonomisinden söz ediyoruz.
EMLAK SEKTÖRÜNÜN KORKTUĞU RAKAM
İşte bu nedenle Kıbrıs'ın kuzeyindeki inşaat ve emlak sektöründe endişe büyüyor.
KKTC'deki sektör temsilcileri, benzer soruşturmaların genişlemesi halinde çok daha büyük bir gayrimenkul stokunun tartışmalı hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Kıbrıslı Türk müteahhitler, özel mülklerin çok büyük bir bölümünün benzer davaların konusu olabileceği konusunda kaygı taşıyor.
Bu da Kuzey Kıbrıs'ın son yıllarda hızla büyüyen emlak sektörünün önündeki en büyük risklerden birini ortaya çıkarıyor:
Hukuki belirsizlik.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, GKRY'nin KKTC'de emlak işi yapanlara yönelik başlattığı tutuklama eylemlerini "terör" olarak nitelendiriyor.
Bu arada KKTC'de, tapu bilgilerinin nasıl dışarı sızdırıldığıyla ilgili soruşturmalar da sürüyor.
Kıbrıs'ta yıllardır çözülemeyen mülkiyet sorunu diplomasi masalarından mahkeme salonlarına uzanmış durumda.
Türk müteahhitler, emlakçılar kaygılı ve Türkiye'den de çözüm için yardım ağırlığını koymasını bekliyorlar.
patronlardunyasi.com
İLGİLİ HABER
















