Dolar
44,5814
-0,05%
Euro
52,0246
0,59%
Sterlin
59,8237
0,69%
Bitcoin
3.180.797
2,91%
BİST-100
12.921,56
-1,45%
Gram Altın
6.903,921
2,31%
Gümüş
76,58
4,88%
Faiz
42,55
0,00%

Boş duran İsrail Konsolosluğu binasını koruyan polislere saldırıda asıl hedef küresel finans rekabetinde öne çıkan İstanbul markası mıydı?

Bugün İstanbul Levent’teki, belki de bir yıldan fazla süreden beri boş duran İsrail Konsolosluğu binasını koruyan polislere karşı yapılan silahlı terör saldırısını basit bir eylem gibi değerlendiremeyiz. Olayı, uluslararası finans rekabeti açısından okumak daha doğru olacaktır.

07.04.2026 21:31Güncelleme: 07.04.2026 21:37
Boş duran İsrail Konsolosluğu binasını koruyan polislere saldırıda asıl hedef küresel finans rekabetinde öne çıkan İstanbul markası mıydı?
16px
32px

Feramuz ERDİN

Öğlen saatlerinde İstanbul Beşiktaş'ta İsrail Konsolosluğu binasının önündeki polis noktasına uzun namlulu silahlarla yapılan saldırı girişimi sonrası çatışma çıktı. Silahlı çatışmada 1 şüpheli öldürüldü, 2 şüpheli yaralı olarak etkisiz hale getirildi, 2 polis memuru ise hafif şekilde yaralandı. 

Öldürülen Yunus E.S.’nin dini istismar eden terör örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer iki teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.’nin uyuşturucu kaydı bulunduğu bilgisine ulaşıldı.

YALNIZ KURT PROFİLİNE UYGUNLAR

Patronlar Dünyası olarak daha önce de defalarca 'Yalnız Kurt' tehlikesine dikkat çekmiş ve bu tür eylemlere karşı hazırlıklı olunması konusunda uyarılarda bulunmuştuk. 

Radikalleşen ve Yalnız Kurt tipi kanlı vur–kaç eylemlerine karışabilecek olan kişiler radikal ortamlarda yaşayan örgüt bağlantısı olmayan kişiler olabileceği gibi, özellikle DAEŞ gibi karanlık örgütlerin de bu eylem tarzını benimsediğini belirtmiştik. 

İstihbarat örgütleri tarafından kolaylıkla tespit edilememeleri amacıyla bu tür eylemlere yönelmişlerdi.

ASIL HEDEF POLİS DEĞİL MİYDİ?

Polis Haftası’nın kutlandığı bugünlerde eğer teröristlerin gerçek hedefi polisler olsaydı, bunun için İzmit’ten kiralık bir araçla eylem için İstanbul’a kadar gelmelerine gerek yoktu. Polisin zaten normalden fazla görünür olduğu bu hafta boyunca eylemlerini İzmit’te yaparak, izlerini rahatlıkla kaybettirmeyi deneyebilirlerdi. 

O halde hedef polis değil, polisin koruduğu binaydı; yani, İsrail’in İstanbul Başkonsolosluğu! 

İstanbul’un göbeğindeki bu eylemde başarılı olsalar bile kaçış ihtimalleri zaten çok düşüktü. O zaman teröristlerin “başarı” olarak gördüğü şey görevli polislerin zarar görmesi kadar ve belki de daha çok, o spesifik lokasyonda bir silahlı çatışmanın yaşanmış olmasıydı.

EYLEMİ KİM YAPTIRDI?

Bir defa DAEŞ’in ne olduğu artık herkesin bildiği bir şeydir. Küresel sistemin “faydalı aparatı” DAEŞ’in İslamiyet’i savunma iddiası altında dünyanın her tarafında nedense hep Müslümanlara zarar verecek eylemler peşinde koştuğu iyi bilinmektedir. 

Bu saldırıda da olayın aslında kime yaradığı mantığından hareketle akla ilk gelen olağan şüpheliler MOSSAD ve tabii ki İsrail’dir. Ancak olayın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin emekli ABD özel kuvvetler askerlerinden oluşan küresel bir suikast timinin ortaya çıkarıldığı haberinin hemen ardından meydana gelmesi, şüphelilerin sayısının artmasına neden olmaktadır.

KÜRESEL FİNANS REKABETİNDE İSTANBUL

İstanbul’un küresel bir finans merkezi olarak yapılandırılması aslında yakın geçmişte ve hemen hemen Dubai ile aynı zamanlarda planlanmış ve bu amaçla İstanbul Ataşehir’de bir finans merkezi kurulmaya başlanmıştı. 

İlk etapta da merkezleri Ankara’da bulunan kamu bankaları genel müdürlüklerini buraya taşımışlardı. İstanbul Havalimanı bu amaçla inşa edilmiş ve İstanbul’da birçok lüks yaşam ve alış-veriş merkezi projesi Türkiye’yi merkez olarak seçecek kişileri cezbetmesi için hayata geçirilmeye başlanmıştı. 

İran savaşı sırasında Dubai’nin güvenliğinin endişe yaratması küresel finans açısından bir alternatif aranmasına neden olmuştu. O alternatif de doğal olarak İstanbul’du. Şimdilik 40 civarında şirketin İstanbul Finans Merkezi’nden yer baktığı haberlerinin medyaya düştüğü bir günde bu sıra dışı eylemin yapılması doğal olarak çok dikkat çekmiş oldu. 

BÜROKRASİ VE MEDYA MİLLİ GÜVENLİKLE İLGİLİ YENİ TAVIR GELİŞTİRMELİ

Medyamız için “sıcak haber” her zaman ilgi çekici olmuştur. Sarsıcı bir haberin detaylarını ilk veren olmak tabii ki medyanın amacıdır ancak milli güvenliği ve milli menfaatleri ilgilendiren olaylarda kullanılacak dili ve haberin sınırlarını belirlemek artık daha önemli hale gelmiştir. Bu konuda iç prosedürler geliştirilmelidir. Aynı şekilde bürokrasi ve siyaset de yapılan 
açıklamalarda iç kamuoyunu değil, dış dünyayı hedef alan açıklamalar yapmaya özen göstermelidir. 

Bir örnek vermek gerekirse, polisimizin “kahramanlığı” bizi gururlandırırken, binanın boş olması, hiçbir sivilin zarara uğramaması, polisin kanuna uygun ve anında hareket etmesi uluslararası kamuoyuna verilmesi gereken ilk mesaj olarak düşünülmelidir.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
Bora Koçak, gazete ilanından Sodexo Türkiye’nin CEO’luğuna uzandı
Bora Koçak, gazete ilanından Sodexo Türkiye’nin CEO’luğuna uzandı#Sodexo