Baba Koç: İkimizde haklıyız
RAHMİ KOÇ'LA MUSTAFA KOÇ ARASINDAKİ GALATAPORT KRİTİĞİNDE SON NOKTA

Rahmi Koç’un ilk Galataport yorumu: Şartların böyle uzun olduğunu bilseydim ihaleye şahsen girerdim.
Mustafa Koç’un yorumu: Galataport ihalesini biliyorduk. Herkes şartnameyi alabilirdi. İhale gayet şeffaf oldu.
Rahmi Koç’tan son yorum: Mustafa da doğru, ben de doğruyum. İlgilenmedik, Galataport’u incelemedik.
KOÇ Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Ofer-Global ikilisinin de içinde bulunduğu konsorsiyumun Galataport ihalesine 3.5 milyar Euro’luk teklifine ilişkin olarak, oğlu Mustafa Koç’la ayrı düşen görüşlerinin kamuoyuna yansımasını, ‘Mustafa da doğru, ben de doğruyum’ sözleriyle değerlendirdi. Rahmi Koç, Galataport ihalesinde özellikle 49 yıllık kiralama süresini uzun bulduğunu, sürenin 15 yıl olması gerektiğini savundu.
BABA-OĞUL FARKLI:
Rahmi Koç, Ankara’da gazetecilerle yaptığı sohbette, ‘Bize 2 yılda öde diyorlar, onlara 49 yıl süre veriyorlar. 49 yılda ya deve ya deveci ya da padişah ölür. Şartların böyle olduğunu bilseydim Galataport İhalesine ben şahsen girerdim. Bu tür ihalelerde şartlar önceden anlatılmalı’ demişti.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ise, daha sonra Çanakkale’de soruları yanıtlarken, ‘İhaleyi önceden biliyorduk. Galataport ihalesi gayet şeffaf gerçekleşti’ diye konuşmuştu.
LATİFE OLSUN DİYE:
Rahmi Koç, Makedonya’nın başkenti Üsküp’te gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:
Galataport ihalesiyle ilgili olarak siz ve oğlunuz farklı konuştunuz. Neden?
- (Gülümseyerek) Ben o gün uzun uzun ekonomiyle ilgili düşüncelerimi de anlattım. Ancak gazeteler alıp o sözlerimi öne çıkardı.
Ama o sözleri söylediniz.
- Evet, sohbet ederken latife gibi...
Yani sadece latife olsun diye mi söylediniz?
ÖDEME PLANINI GÖRÜNCE:
-Efendim biz o ihaleyle ilgilenmediğimiz için şartları incelememiştik. Ancak gazetelerde 49 yıllık ödeme planını görünce şartların çok uygun olduğu dikkatimi çekti.
O yüzden mi ‘Bilseydim ben de girerdim’ dediniz?
- Evet... 49 yıllık plan çok uzun. Bence kira süresi 15 yıl olmalıydı. 49 yıl fazla uzun.
Oğlunuz Galataport ihalesi için ‘Gayet şeffaf’ dedi...
- Mustafa da doğru, ben de doğruyum. Biz ihaleyle ilgilenmediğimiz için şartları incelemedik. Ancak, ilgilenenler şartların uygun olduğunu görmüş ve biliyormuş.
BURASI TÜRKİYE:
İhale sonrasında projeyle ilgili genişlemeden söz ediliyor. Olabilir mi?
- Ben de duyuyorum. Bilemem. Ancak, burası Türkiye, belli olmaz. Bakın Boğaz’da ön görünüm bölgesiyle ilgili kurallar var. Biz arabamızı koyacağımız yere bir tente koymaya kalkınca 7 ay için uğraşıyoruz. Ama bakıyorsunuz birtakım kişiler binalar dikiyorlar.
Başbakan ve Maliye Bakanı’nın İsrailli işadamı Ofer’le gizli görüşme yapmalarına ne diyorsunuz? Önce hatırlamadılar, sonra doğruladılar.
- Bilgim yok.
Babası Nihat Özdemir gibi mühendislik okuyan, çocukluğundan itibaren şantiye tozu yutan Ebru Özdemir, Suudi Arabistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, İspanya’dan Mozambik’e geniş bir coğrafyada iş yapan Limak Şirketler Grubu’nu yönetiyor. Özdemir’in hedefi geride sadece Türkiye’de de değil dünyada iyi bir isim bırakmak… Limak’ı Amerika’ya taşımak bir diğer hedefi… Nelson Mandela’nın “Hiçbir zaman kaybetmem. Ya kazanırım ya öğrenirim” sözlerini rehber edinen Ebru Özdemir grubu, hayata bakışını ve hedeflerini PD Dergi’de Necla Dalan’a anlattı.
#Nihat Özdemir“Zar zor bulduğun kalkan…” Rahmi Koç’un, Semahat Arsel'in 98'inci yaş gününde yedikleri lezzetli kalkan balığı için Balıkçı Kahraman’a yazdığı mektupta geçen bu ifade, ilk bakışta bir müşterinin sevdiği balıkçıya yaptığı iltifat gibi görünüyor. Ama bugün, aradan geçen yılların ve denizlerde yaşanan değişimin ışığında okuyunca insanın aklına başka bir soru geliyor: Rahmi Koç, bu iki kelimeyle denizlerin verdiği alarmı mı yazmıştı? Çünkü söz konusu balık sıradan bir balık değil. Kalkan'dı. Sonraki bir cümle ise 'tasarruf'a dikkat çekiyordu.















