Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, önce jetinin alevler içinde kalması sonra oğlu Selim Akın'ın tutuklanmasıyla 33 günde 2 kâbus yaşadı
Türkiye'nin önde gelen iş insanlarından Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, bir ayı aşkın sürede iki sarsıcı gelişmeyle karşı karşıya kaldı. Önce Libya'da yaklaşık 20 milyon dolar değer biçilen özel jeti alevler içinde kaldı. Ardından oğlunun tutuklandığı haberi geldi. Bir tarafta milyonlarca dolarlık maddi kayıp ihtimali, diğer tarafta ailesini ilgilendiren bir adli süreç... İşte Hamdi Akın'ın hayatında peş peşe yaşanan iki olayın hikâyesi.

PD HABER MERKEZİ
HER ŞEY LİBYA'DA BİR SABAH BAŞLADI
14 Eylül 2026.
İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan sabah saat 05.45'te özel bir uçak havalandı.
Uçağın rotası Libya'nın Misrata kentiydi.
TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, Türkiye'nin tanınmış iş insanlarından Hamdi Akın'a aitti.
Uçakta yolcu bulunmuyordu. İki pilot ve bir kabin görevlisi vardı. Amaç Libya'dan yolcu almaktı.
Misrata Havalimanı'na kadar her şey olağan bir uçuş gibi görünüyordu.
Ancak iniş sırasında beklenmedik bir kaza yaşandı.
Uçak piste teker koyduktan sonra kontrolden çıkarak pist dışına savruldu. Ardından yangın başladı.
Alevler kısa sürede gövdeyi sardı.
Üç kişilik uçuş ekibi sağ kurtuldu. Fakat uçak ağır hasar gördü ve kullanılamaz hale geldi.

YENİ ALINAN JET, MİLYON DOLARLIK KAYIP
Kazayı Hamdi Akın açısından daha da dikkat çekici kılan ayrıntı, uçağın yeni olmasıydı.
Havacılık basınında yer alan bilgilere göre jet, Mart 2026'da fabrikadan çıkmış, mayıs ayında teslim edilmişti.
Üstelik Akın'ın Fenerbahçe'ye olan bağlılığını yansıtan sarı-lacivert renklerle boyanmıştı.
Basında yaklaşık 19,5–20 milyon dolar değer biçilen uçak, tesliminden yalnızca birkaç ay sonra Libya'da kullanılamaz hale gelmişti.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: 20 milyon dolar uçağın bildirilen yaklaşık değeri. Hamdi Akın'ın şahsen üstlendiği kesin zarar veya sigorta sonrasında kalan net kayıp değil. Sigorta tazminatının tutarı ve herhangi bir üçüncü taraf tazminat yükümlülüğü henüz doğrulanmış değil.
KAZANIN ARDINDAN İKİ PİLOT HAKKINDA ADLİ İŞLEM
Hamdi Akın'ın Libya'daki sıkıntısı uçağın yanmasıyla da sona ermedi.
Libya Başsavcılığı, kazadan iki gün sonra iki pilotun tutuklandığını açıkladı.
Savcılığın ilk bulgularında pilotların alkol etkisi altında olduğuna ilişkin tespitlere yer verildi.
Ancak uçağı işleten BKNJET Havacılık, bu tespiti doğrulayan resmî bir belgenin kendilerine ulaşmadığını duyurdu.
Dolayısıyla pilotların alkol kullandığı iddiası ile kazanın kesin nedeni, birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken konular olarak kaldı.
Bütün bunlar yaşanırken Hamdi Akın'ı bu kez doğrudan ailesini ilgilendiren başka bir gelişme bekliyordu.

33 GÜN SONRA BU KEZ ANKARA'DAN GELEN HABER
Takvimler 17 Ekim 2026'yı gösteriyordu.
Libya'daki kazanın üzerinden 33 gün geçmişti.
Hamdi Akın bu kez bir uçak kazasıyla değil, oğlu Selim Akın hakkında verilen tutuklama kararıyla gündeme geldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 15 Ekim'de gözaltına alınan Selim Akın, 17 Ekim'de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Üstelik Selim Akın yalnızca Hamdi Akın'ın oğlu değildi.
Aynı zamanda babasının kurduğu iş imparatorluğunun yönetiminde önemli sorumluluklar üstlenen isimdi.
İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden 2006 yılında mezun olduktan sonra aile şirketinde çalışmaya başlamıştı.
Muhasebeden proje finansmanına, altyapı yatırımlarından şirket yönetimine kadar farklı görevlerde bulunmuştu.
Ocak 2020'de Akfen Holding'in CEO'luk görevini üstlenmişti. Akfen İnşaat ve İstanbul Deniz Otobüsleri'nin yönetim kurulu başkanlıklarını da yürütüyordu.
Dolayısıyla tutuklama kararı, yalnızca tanınmış bir iş insanının oğlunu değil, büyük bir şirketler grubunun üst yönetimindeki ismi ilgilendiriyordu.

BİR TARAFTA SERVET, DİĞER TARAFTA EVLAT
Hamdi Akın, Türkiye'de altyapı, enerji, inşaat ve ulaştırma yatırımlarıyla tanınan bir iş insanı.
Yıllar içinde büyüttüğü Akfen Holding'in yönetiminde çocuklarına da sorumluluk verdi.
Oğlu Selim Akın, bu kurumsal yapılanmanın önemli isimlerinden biri haline geldi.
Fakat son 33 gün, Hamdi Akın'ın hayatında iki farklı olayın art arda yaşandığı bir dönem oldu.
İlkinde milyonlarca dolar değerindeki bir uçak Libya'da yandı.
İkincisinde oğlu hakkında tutuklama kararı verildi.
Birincisi maddi boyutuyla dikkat çekiyordu. İkincisi ise doğrudan ailesini ve şirket yönetimini ilgilendiriyordu.
Belki de bu hikâyenin en çarpıcı tarafı burada.
Yıllarca yatırım yapan, şirketler kuran, büyük projelere imza atan bir iş insanının hayatında, yalnızca 33 gün arayla yaşanan iki beklenmedik gelişme...
14 Eylül'de Libya'nın Misrata Havalimanı'ndan yükselen alevler.
17 Ekim'de Ankara'dan gelen tutuklama haberi.
İki ayrı olay. İki ayrı soruşturma.
İkisinin merkezinde aynı aile.
patronlardunyasi.com















