Dolar
45,8457
-0,08%
Euro
53,4585
0,01%
Sterlin
61,86
0,26%
Bitcoin
3.378.757
0,00%
BİST-100
13.662,75
-1,64%
Gram Altın
6.693,722
0,93%
Gümüş
75,33
-0,45%
Faiz
43,74
0,00%

Yeni genomik test, milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir

Meme kanseri tedavisinde ezber bozabilecek yeni bir araştırma, milyonlarca kadının kemoterapi almadan da güvenli şekilde tedavi edilebileceğini ortaya koydu. Uluslararası bir çalışma kapsamında geliştirilen genomik test, hangi hastaların kemoterapiden fayda göreceğini belirleyerek gereksiz tedavilerin önüne geçmeyi hedefliyor.

30.05.2026 04:22Güncelleme: 30.05.2026 04:24
Haberi paylaşın
Yeni genomik test, milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir
16px
32px

Dünyada en yaygın görülen meme kanseri türlerinden biri olan hormon pozitif meme kanserinde, tümörlerin cerrahi olarak çıkarılmasının ardından hastalığın tekrarlama riski bulunan kadınlara sıklıkla kemoterapi öneriliyor.

Ancak kemoterapi; saç dökülmesi, mide bulantısı, yorgunluk, uyku bozuklukları ve cilt problemlerinin yanı sıra kısırlık, erken menopoz ve bilişsel sorunlar gibi kalıcı etkiler de yaratabiliyor.

University College London öncülüğünde yürütülen Optima araştırması, kemoterapiye gerçekten ihtiyaç duyan hastaları belirleyebilen bir genomik testin sonuçlarını ortaya koydu.

Küresel tanı şirketi Veracyte tarafından geliştirilen Prosigna testi, tümör dokusundaki 50 genin aktivitesini analiz ederek hastalığın önümüzdeki 10 yıl içindeki tekrar riskini hesaplıyor.

4 BİNDEN FAZLA HASTA İNCELENDİ

İngiltere, Norveç, İsveç, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayland'da yürütülen çalışmaya, yeni teşhis konmuş hormon pozitif meme kanserine sahip 40 yaş üzerindeki 4 bin 429 hasta katıldı.

Hastalar iki gruba ayrıldı. Bir gruba standart tedavi kapsamında kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanırken, diğer gruptaki hastaların tümörleri genomik testle analiz edildi.

Test sonucunda yüksek riskli bulunan hastalar kemoterapi ve hormon tedavisi alırken, düşük riskli hastalar yalnızca hormon tedavisi gördü.

Araştırmada, düşük risk grubundaki hastalarda kemoterapi uygulanıp uygulanmamasının sonuçları neredeyse değiştirmediği görüldü.

Tedaviden beş yıl sonra kemoterapi ve hormon tedavisi alan hastaların yüzde 95'inin hayatta olduğu ve hastalığın tekrarlamadığı belirlendi. Sadece hormon tedavisi alan grupta ise bu oran yüzde 94 olarak kaydedildi.

Araştırmacılar, düşük riskli hastalarda kemoterapinin ek faydasının son derece sınırlı olduğunu ve birçok kişinin bu tedaviden güvenle kaçınabileceğini belirtti.

UZMANLAR: TEDAVİDE YENİ DÖNEM BAŞLAYABİLİR

Araştırmanın baş yürütücüsü, meme onkolojisi uzmanı Prof. Rob Stein, sonuçların meme kanseri tedavisinde uzun süredir yanıt aranan bir soruya ışık tuttuğunu söyledi.

Stein, "Bulgularımız birçok hastanın sonuçlarını riske atmadan kemoterapiden kaçınabileceğini gösteriyor. Bu, daha kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımı açısından önemli bir dönüm noktası" değerlendirmesinde bulundu.

Çalışmanın eş araştırmacılarından Prof. Iain MacPherson ise sonuçların hormon duyarlı meme kanseri hastalarında kemoterapi kullanımını güvenli şekilde azaltabilecek güçte kanıt sunduğunu ifade etti.

DÜNYA GENELİNDEKİ KILAVUZLAR DEĞİŞEBİLİR

Sonuçları dünyanın en büyük kanser organizasyonlarından biri olan American Society of Clinical Oncology toplantısında açıklanacak olan araştırmanın, gelecekte uluslararası tedavi kılavuzlarını değiştirebileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar, genomik testlerin yaygınlaşmasıyla birlikte meme kanseri tedavisinde daha kişiselleştirilmiş ve yan etkileri azaltılmış yeni bir dönemin başlayabileceğini belirtiyor.

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Bilim dünyası Benjamin Button senaryosunu gerçeğe dönüştürüyor, farelerde yaş geri alındı şimdi sıra insan deneylerinde
Bilim dünyası Benjamin Button senaryosunu gerçeğe dönüştürüyor, farelerde yaş geri alındı şimdi sıra insan deneylerinde