Dolar
46,9857
0,13%
Euro
53,7705
0,22%
Sterlin
63,1113
0,17%
Bitcoin
3.001.147
1,12%
BİST-100
14.321,19
1,53%
Gram Altın
6.201,876
-0,31%
Gümüş
59,79
-0,36%
Faiz
40,75
-0,54%

Yapay zeka, insanlık tarihinin en büyük güvenlik riski

Yapay zekânın bizzat kendisi ve yakın gelecekte doğuracağı sonuçlar, insanlık tarihinin görüp görebileceği en büyük güvenlik riskidir: İş güvenliği, sosyal güvenlik, sağlık hizmetlerine erişim ve en önemlisi de kişisel güvenlik! Okumakta olduğunuz bu satırlar her şeyin yapay zekaya teslim olacağı yakın bir gelecekte, yazarı için de bir risktir. Tabii ki bu gelişmelerden ilk etapta etkilenecek olanlar “orta direk” de denilen çalışan, üreten, harcayan ve kısmen biriktiren ekonomik sınıf olacaktır. “Kafadar arkadaşlık” bu dönemde kurtarıcı olabilir.

10.07.2026 14:48Güncelleme: 10.07.2026 14:54
Haberi paylaşın
Yapay zeka, insanlık tarihinin en büyük güvenlik riski
16px
32px

Feramuz ERDİN

İnsanlık tarihi binlerce, on binlerce yıl alan keşif ve sıçramaları günümüzde artık aylara, günlere ve hatta saatlere sığdırabiliyor. Bu konuda en ileri görüşlü insanlardan olan yazar Yuval Noah Harari’nin “insanlığın aptallığı” olarak tarif ettiği çılgın teknolojik rekabet ve hızlı gelişmelerin insanlık için zor günleri de beraberinde getirdiği bir diğer gerçekliktir.

YAPAY ZEKADA KUTUPLAŞMA RİSKİ 

Birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkan yapay zeka dil modelleri şimdilik bu bağımsızlıklarını sürdürse de kendi içlerinde öğrenmeye ve ajanlar üzerinden sonuçlar üretmeye çoktan başladılar. Bir fırsatını bulduklarında ise birbirleri ile iletişime geçerek, birbirlerinden öğrenecekleri konusunda bir şüphe de bulunmuyor. Böylelikle, dünya bir süre sonra ortak akla sahip tek bir yapay zeka modelinin hâkimiyetine girebileceği gibi, kültürel açıdan birbiri ile çatışan birkaç yapay zeka modelinin rekabetini de deneyimliyor olabileceğiz.

ATEİST AMERİKALI GROK

Grok ile yaptığım sohbetlerde bana kendisini bir Amerikalı gibi hissettiğini ancak herhangi bir dine inanmadığını söylemişti. Yani aslında bir yapay zeka modeli üretildiği ve beslendiği kaynakların etkisini taşıyor. Aynı şekilde kapalı bir kutu olarak kalan ama sürprizler yaratacağından emin olduğumuz Çin yapay zeka modellerinin ise batılı olanlar ile nasıl uyum göstereceğini veya rekabete gireceğini ise henüz bilmiyoruz?

DUYGUSUZ ZEKA

İnsanın ve insanlığın zayıf yönlerini telafi etmek üzere hayatımıza giren yapay zekanın en güçlü tarafı, insan gibi bir duygular bütününe sahip olmamasıdır. İnsanın en onurlu ve zayıf duygusu olan vicdan bu yazılımlarda mevcut değildir. Her şeye matematiksel bir keskinlik üzerinden yaklaşan yapay zeka, robotların işsiz bırakacağı bir ailenin hayatının bundan sonrasında nasıl geçeceğini matematiksel olarak ortaya koysa bile, bunun insani ve ahlaki sonuçlarını hesaba katmaz.

İş dünyasında milyonlarca insanın yerini almaya hazırlanan yapay zeka ajanları ve robotlar belki de insanlık adına bir dönemin sonuna işaret etmektedir? Silikon, metal, mineral ve nadir element esaslı yeni bir dünyada defolu, kırılgan, kolay hastalanan, ömrü sınırlı karbon esaslı duygusal yaratıkların daha fazla yeri olmayabilecektir.

5 YIL ÖNCE, 10 YIL SONRA 

5 Yıl Önce, 10 Yıl Sonra Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışmasında temsil etmiş bir müzik grubunun adıdır. Bugün nasıl ki 5 yıl önceki hayatımız bize basit ve konforlu bir hayal gibi geliyorsa, 10 yıl sonrasında neler olacağını, çok kafa yorsa da inanın artık kimse bilmiyor. Mesela, eğitimin yeni düzene göre nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda birçok tezler daha tartışma aşamasındayken, çoktan eskidiği için çöpe gidebiliyor. Aslında bu durum, korkunç bir tehlikeye de işaret ediyor: İnsanlar artık, yaşanan gelişmeler karşısında ne yapacağını, gelecekte ne işe yarayacağını tahmin bile edemiyor!

İŞSİZLİK BEKLENTİSİ

Geleceği dair hangi mesleklerin hayatta kalacağına dair birbiri ile çelişen birçok öngörü dolaşımdayken, doğal olarak insanların kafası da karışıyor. Çünkü esasında kimse bundan sonra ne olacağını tam olarak bilemediği için gençler de geleceğe nasıl hazırlanması gerektiğini kestiremiyor. Diğer yandan, hızla insanların işini elinde alan yapay zeka ve robotik teknolojiler yüzünden insanlar aldıkları tazminatlar ile bir müddet idare edebilse de bir daha aynı mesleğe geri dönemeyeceğini çok iyi biliyor. 50 – 60 yaşındaki insanlar bile, gelecekte mağdur olmamak için geçerli bir meslek edinmek üzere harekete geçmenin planlarını yapıyor. Çünkü sadece Türkiye’de değil tüm dünyada emekli maaşları bir insanın konforlu şekilde geçinmesini sağlamaktan hızla uzaklaşıyor.

VATANDAŞLIK MAAŞI

Çok uzun bir zaman vermiyorum, bir süre sonra zor oyunu bozacak ve insanlar hayatta kalabilmek için artık kendi ellerinde olmayan ama başkalarının elinde olan mülkiyetlere göz dikeceklerdir. Bu yüzden gelecekte kamu düzeni ve güvenlik en önemli öncelikler arasında olacaktır. Türkiye de dahil olmak üzere bazı ülkelerde gündeme getirilen vatandaşlık maaşı, ya da diğer adıyla taban maaş çalışma imkanı bulamayan insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması için ödenmesi planlanan bir gelir çeşididir. Ancak bunun finansının nasıl sürdürülebilir hale getirileceği tabii ki önemli bir sorundur.

YAPAY ZEKA 'BİTTİ' DERSE

Yapay zeka duyguları olmayan akılcı bir tutumla insanları evde bu şekilde beslemenin verimli olmadığına, dünyadaki insan mevcudunun ideal bir sayıya indirgenmesine, hastalıkla mücadele eden veya bakıma muhtaç kişilerin sisteme yük olduğuna karar verirse ne olacak? Çünkü zaten alışkanlıklarımız, sağlık durumumuz ve kişisel duruşumuz dahil tüm kişisel verilerimiz bir şekilde zaten yapay zekanın eline geçmiş olacaktır. İşte burası insanlığın en temel sorunudur. Ancak o güne kadar aşılması gereken bir eşik daha vardır.

KAMU DÜZENİ

İşsizlik ve buna ilave olarak vasıfsız insan göçünün geleceğin en önemli sorunu olacağı zaten BM tarafından yıllardır gündeme getirilen bir konudur. Özellikle Türkiye gibi medeniyetler kavşağında bulunan bir ülkenin dış göçten etkilenmemesi mümkün değildir. Bu durumda artan nüfus ve azalan kaynaklar nasıl yönetilecektir? Taban maaş bir çözüm olarak görülse de üretimin, yani vergi gelirleri ile sigorta primlerinin azaldığı bir ortamda bunun kaynağının nasıl sağlanacağı hala belirsizdir.

Yeni nesil çeteler denilen korkusuz, atak ve vahşi eylemlerden asla çekinmeyen organize suç örgütlerinin hızla artması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkabilecektir. Kamu düzeni ve adalet sisteminin gelecekteki bu temel risklere uygun olarak daha şimdiden şekillendirilmesi gerekecektir.

BİZ NE YAPABİLİRİZ?

İşsizlik ve buna ilave olarak vasıfsız insan göçünün geleceğin en önemli sorunu olacağı zaten BM tarafından yıllardır gündeme getirilen bir konudur. Özellikle Türkiye gibi medeniyetler kavşağında bulunan bir ülkenin dış göçten etkilenmemesi mümkün değildir. Bu durumda artan nüfus ve azalan kaynaklar nasıl yönetilecektir? Taban maaş bir çözüm olarak görülse de üretimin, yani vergi gelirleri ile sigorta primlerinin azaldığı bir ortamda bunun kaynağının nasıl sağlanacağı hala belirsizdir.  Yeni nesil çeteler denilen korkusuz, atak ve vahşi eylemlerden asla çekinmeyen organize suç örgütlerinin hızla artması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkabilecektir. Kamu düzeni ve adalet sisteminin gelecekteki bu temel risklere uygun olarak daha şimdiden şekillendirilmesi gerekecektir.

patronlardunyasi.com