Dolar
44,3492
0,01%
Euro
51,501
0,00%
Sterlin
59,4247
0,02%
Bitcoin
3.151.606
1,34%
BİST-100
12.930,16
-1,81%
Gram Altın
6.494,559
1,79%
Gümüş
73,09
2,62%
Faiz
43,56
0,00%

Vergi ziyaı şüphesiyle 16 bin 300 kişiye yazı gönderildi, 30 gün içinde açıklama isteniyor

Maliye tarafından son günlerde yaklaşık 16 bin 300 kişiye gönderilen mek­tuplarda; bilgi, belge, bulgu ve verilerden hareketle yapı­lan analizler neticesinde tes­pit edilen konular kapsamın­da, vergi ziyaına neden olma ihtimalleri bulunan mükellef­ler hakkında yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespit­lerle ilgili olarak aynı merci­ler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmekte. Yüksek gelirli ve lüks harcamalar yaptığı tespit edilen mükelleflerin izaha davetinde izlenecek yol haritası ise şöyle:

25.03.2026 04:20Güncelleme: 25.03.2026 04:26
Vergi ziyaı şüphesiyle 16 bin 300 kişiye yazı gönderildi, 30 gün içinde açıklama isteniyor
16px
32px

Konuyla ilgili Dünya gazetesi yazarı Talha Apak "Banka hareketleriniz ve harcamalarınız Maliye’nin radarında" başlıklı yazdı kaleme aldı. İşte o yazının tamamı:

Vergi denetiminde yeni for­mat olarak adlandırılan, “gelir­ler yerine giderlerden yola çı­karak” izaha davet uygulaması ile belirlenen konular kapsa­mında İdare tarafından yapılan tespitlere ilişkin olarak öncelik­le mükelleflerden açıklama talep edilerek mükelleflerin olayla­rın gerçek mahiyetinin tespitin­de katkıda bulunması, vergiye gönüllü uyumun artırılması ve İdare ile mükellefler arasında­ki uyuşmazlıkların azaltılması amaçlanmakta.

Vergi idaresi, gelişen teknolo­jiyle beraber yeni inceleme uy­gulamasına yönelmiş bulunuyor. Başta şirket ortakları olmak üze­re kişilere gönderilen mektup­larda; banka hesaplarında yer alan hareketler, kredi kartlarıyla yapılan yüksek harcamalar, lüks tüketim alışkanlıkları değerlen­dirilerek, gelir/harcama etki analizi yapılmakta.

Bu analizlerde, harcamalara ilişkin gelirler sorgulanmakta. Özellikle; kişilerin maaş ve hu­zur hakkı gelirleri, hisse ve gay­rimenkul satışı, kira gelirleri, şirketlerinden aldıkları kar pay­ları gibi işlemler sorgulanmakta.

Vergiye gönüllü uyumun artı­rılması, vergiye uyum maliyeti­nin azaltılması ve kayıt dışı eko­nomi ile etkin bir şekilde müca­dele edilmesi amaçlarıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesinde “İzaha da­vet” uygulaması düzenlenmiştir. Ayrıca, izaha davet uygulaması hakkında yayımlanan 519 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar çerçevesinde uygulama yapılmakta.

ÖN TESPİT YAPILIR

Vergi kanunlarının verdiği yetki kapsamında vergi incele­mesi yapmaya ve/veya mükellef­lerle ilgili bilgi toplamaya yetkili olan kişiler tarafından doğrudan veya dolaylı olarak elde edilen bilgi, bulgu veya verilerin Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonuna iletilmesi sonu­cunda, yetkili komisyon tarafın­dan verginin ziyaa uğramış ola­bileceği yönünde tespit yapılır.

İzaha davet tarihine kadar ön tespit konusu ile ilgili olarak;

-İhbarda bulunulmamış,

-Vergi incelemesine başlanıl­mamış,

-Takdir komisyonuna sevk iş­lemi yapılmamış, olması gerekir.

Haklarında ön tespit konusuy­la ilgili ihbar bulunan mükellef­lere izaha davet yazısı ya da sah­te veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB) kulla­nılmasına ilişkin ön tespit yazı­sı (SMİYB ön tespit yazısı) teb­liğ edilmeyecek, ön tespit konu­su ile ilgisi bulunmayan ihbarlar ise izaha davete veya SMİYB ön tespit yazısının tebliğ edilmesi­ne engel teşkil etmeyecek.

MÜKELLEFLERE FAYDASI VAR

İzaha davet uygulaması; İdare­nin bilgisi dahilinde olması ne­deniyle pişmanlık yolunun ka­pandığı durumlar için getirilen mükellef lehi­ne bir düzenlemedir. Bu uygulama ön tespit ko­nusuyla ilgili olarak;

Yapılan değerlendir­meler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet ver­mediği anlaşılan mü­kelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte,

Vergi ziyaına sebebiyet veril­diği durumlarda ise belirli şart­lar dahilinde indirimli ceza uy­gulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden koru­makta.

İZAHAT VE SONRASI YAPILACAK İŞLEMLER

İzaha davet uygulamasında 30 günlük izahta bulunma ve be­yanname verme ve ödeme süre­leri çok önemli olup, kendileri­ne izaha davet yazısı tebliğ edi­len mükelleflerin indirimli ceza uygulamasından yararlanabil­meleri için bu süreleri geçirme­den izahta bulunma, beyanname verme ve ödeme yapmaları ge­rekmekte.

Mükellefler tarafından vergi ziyaına sebebiyet verilmediğine dair yapılan izahın;

Komisyonca kabul edilmesi yani vergi ziyaı olmadığının de­ğerlendirilmesi durumunda, bu durum mükellefe bildirilir.

Komisyonca yeterli bulunma­ması halinde ise alınan karar mükellefe bildirilerek ön tes­pit tutanağındaki tutarın beyan edilerek ödenmesi gerektiği be­lirtilir. Bu bildirim üzerine mü­kellefin, kararın tebliğ tarihten itibaren 30 gün içerisinde hiç verilmemiş olan beyannamesi­ni vermesi veya eksik ya da ha­talı beyanını düzeltmesi gerek­mekte.

İzahı kabul edilmeyen mükel­lefler tarafından ön tespitte be­lirtilen hususlara ilişkin olarak izaha davet kapsamında beyan­name verilmesi ve beyan üze­rine tahakkuk edecek vergile­rin de ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanu­nun 51’inci maddesinde belir­tilen nispette uygulanacak ge­cikme zammı oranındaki izah zammıyla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden yüzde 20 oranında kesilir.

Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi kapsamında indirimli ceza uygulanması için gereken şartlardan herhangi bi­rini taşımadığı anlaşılan mü­kelleflerin, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir ko­misyonuna sevk edilmeden be­yannamelerini vermeleri du­rumunda, ziyaa uğratılan vergi üzerinden Vergi Usul Kanunu­nun 344’üncü maddesi gereği yüzde 50 oranında vergi ziyaı ce­zası kesilir.

Yapılan izahın; ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarını doğru­lar nitelikte olması veya yeter­li bulunmaması ve mükellef ta­rafından da ön tespit konusuyla ilgili olarak beyanname verilme­miş olması halinde vergi incele­mesine veya takdir komisyonu­na sevk işlemleri yapılır.

BAZI SUÇLAR KAPSAM DIŞINDA OLUP DİREKT İNCELEME NEDENİDİR

Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yer alan ka­çakçılık fiilleriyle verginin zi­yaa uğratılmış olabileceği haller­de haklarında ön tespit yapılan­lar izaha davet edilmezler. Ancak sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair ya­pılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, 2025 tak­vim yılında 700.000 TL’yi geç­meyen veya bu tutarı geçse dahi ilgili yıldaki toplam mal ve hiz­met alışlarının %5’ ini aşmayan mükelleflere SMİYB ön tespit yazısı tebliğ edilir.

Mükelleflerce, haklarında ya­pılan tespite ilişkin yazının teb­liğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin ve­rilmesi, eksik veya yanlış yapı­lan vergi beyanının tamamlan­ması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergile­rin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanu­nun 51’inci maddesinde belir­tilen nispette uygulanacak ge­cikme zammı oranında bir zam­la aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden yüzde 20 ora­nında kesilir.

Bu durum vergi in­celemesi yapılmasına ve gerekir­se tarhiyatın ikmaline engel teş­kil etmez. Mükelleflere SMİYB ön tespit yazısının tebliğ edilip edilmeyeceğinin belirlenmesin­de sahte veya muhteviyatı itiba­rıyla yanıltıcı olarak kullanılmış olabilecek belgeler, her bir ön tespit itibarıyla, daha önce o yıl için yapılan ön tespitlerdeki tu­tarlar da dikkate alınarak 2025 takvim yılında 700.000 TL’yi ve­ya bu tutarı geçse dahi ilgili yıl­daki toplam mal ve hizmet alışla­rının yüzde 5’inin aşılıp aşılma­dığı bakımından değerlendirilir. Söz konusu tutar, her yıl bir ön­ceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen ye­niden değerleme oranında artı­rılmak suretiyle uygulanır.

RİSKLİ PARA HAREKETLERİ VEYA HARCAMALAR SORGULANMAKTA

İdare, önce kişilerin banka ha­reketlerini alarak analizler yap­makta. Bu analizlerde; banka he­sabına yatan veya çekilen pa­raların kaynağı ve harcamalara ilişkin gelirler sorgulanmaktadır. Özellikle; kişilerin maaş ve hu­zur hakkı, hisse ve gayrimen­kul satışı, şirketlerinden aldık­ları kar dağıtımı gibi işlemler sorgulanmaktadır. Temel amaç kayıt dışıyla mücadele, ancak bu­nu yaparken uygulamanın yatı­rım ortamını olumsuz etkileme­yecek şekilde yürütülmesi, eşit­lik ilkesi, özel hayata müdahale ve hukuki dayanakların sağlan­ması önemlidir. Kayıt dışıyla mü­cadele önemli ancak sadece kayıt altındakilerin üzerine giderken, hiç kayda girmeyenleri gözden kaçırmamak gerekir.

Bir sonraki yazımda; şirket or­taklarına kar dağıtımı yapılma­sı ve huzur hakkı ödenmesi ko­nularının şirketlere getireceği avantaj ve dezavantajlar ile, bu konuların izaha davet ve vergi in­celemelerinde kişilere sağlaya­cağı faydaları ele alacağım.

patronlardunyasi.com