Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'da süren savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla ilgili konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrasında Orta Doğu'da süren savaşla ilgili değerlendirmeler yaptı. Kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek süreci yönettiklerini belirten Erdoğan, "Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili olarak "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur" ifadesini kullandı. Erdoğan, "Şu gerçeği bugün bir kez daha tüm samimiyetimle ifade etmek isterim, bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, yaklaşık 2 saat 45 dakika sürdü.
Erdoğan'ın toplantı sonrasındaki mesajlarında ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle büyüyen Orta Doğu'daki savaş öne çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'daki gerilimle ilgili şunları söyledi:
'KOMŞULUK HUKUKUNA RİAYET EDEREK SÜRECİ YÖNETİYORUZ'
"Türkiye büyüklüğünün bilincinde bir ülke olarak bölgesinde ve dünyada duruşuyla, tutumuyla, söylem ve icraatlarıyla temayüz etmektedir. Türkiye doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilme cesareti gösteren nadir ülkelerden biridir.
28 Şubat'ta komşumuz İran'a yönelik İsrail'in baskısıyla başlayan saldırılar sonrasında ülkemizin bu vasfı daha çok konuşulmaya başlandı.
Türkiye bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan bu süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, doğru analiz eden, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Hamd olsun ki tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz.
Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükuneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz."
'ÜLKEMİZİ ATEŞ ÇEMBERİNİN DIŞINDA TUTMAKTA KARARLIYIZ'
"Tekrar ediyorum, ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın, bölge ülkeleri arasında bir yıptarma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz.
Şurası bir gerçek ki savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Özellikle de Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır.
Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir. Savaş uzadıkça maalesef başka komplikasyonlar da ortaya çıkıyor.
Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır.
Bunun üzerine kimi ülkeler yakıt tüketimini düşürmek amacıyla tepolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye almıştır. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazandırmıştır.
Son 25 gün bize şunu göstermiştir. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemeledir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden tüm bunların yanısıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır.
İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir.
Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir."
PETROL FİYATLARININ ETKİSİ
"İran'daki savaşın piyasalarda sebep olduğu dalgalanmaları yakından takip ediyoruz.
Petrol fiyatlarını aniden yükselten bu küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandalarımızı korumak için eşel-mobil gibi farklı tedbirleri devreye alıyoruz."
'TÜRKİYE EKONOMİSİ DİRENÇ EŞİĞİ TARİHİNİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE'
"Şu gerçeği bugün bir kez daha tüm samimiyetimle ifade etmek isterim, bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddütü olmasın.
Milletim şu hususu da lütfen aklından çıkarmasın, Türkiye'nin bugünkü seviyelerine gelmesinin temelinde siyasette istikrar ve güven ortamının kökleşmesi vardır. Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle her türlü engeli aşar her türlü sıkıntının üstesinden kolayca geliriz.
Ancak burada bir zafiyet oluşursa bu sefer hep beraber zorluk çekeriz. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum.
Biz asırlara sari, tarihinde feleğin çemberinden geçmiş, akrebin kıskacında yoğrulmuş bir milletiz."
patronlardunyasi.com















