Dolar
43,7618
-0,01%
Euro
51,6138
-0,01%
Sterlin
59,1183
-0,03%
Bitcoin
2.902.694
0,05%
BİST-100
14.259,9
0,23%
Gram Altın
7.004,597
-0,15%
Gümüş
77,2
-0,23%
Faiz
35,75
0,00%

Türk tenisinde yeni sayfa; gürültü çağında Zeynep Sönmez'in sessiz hikayesi

Melbourne'de yakıcı güneş altında oynanan maçın ortasında, genç bir tenisçinin aniden elini kaldırarak oyunu durdurduğunu gördük. Zeynep Sönmez, servis atmaya hazırlanan dünya 11 numarası Ekaterina Alexandrova'ya karşı ilk tur maçında, kenarda görev yapan bir top toplayıcının fenalaştığını fark eder etmez oyunu bıraktı. Koşarak yanına gittiği bu genç kızın koluna girip onu gölgeye taşıyan Zeynep, sağlık ekibi gelene kadar destek oldu. Maç, yaklaşık altı dakikalık bir aranın ardından devam etti ve Zeynep oyunun ritmine yeniden odaklanarak Alexandrova’yı 7-5, 4-6, 6-4’lük setlerle mağlup etti. Ancak bu sahne, alınan galibiyet kadar Sönmez’in karakterini de ortaya koyuyordu. Kendi ifadesiyle “iyi bir insan olmak, iyi bir tenisçi olmaktan daha önemli” diyebilen sporcumuz, sadece performansıyla değil, insanlığıyla de alkış topladı.

25.01.2026 06:13Güncelleme: 25.01.2026 06:22
Türk tenisinde yeni sayfa; gürültü çağında Zeynep Sönmez'in sessiz hikayesi
16px
32px

Halil KASAPOĞLU

23 yaşındaki milli tenisçi Zeynep Sönmez, bu yıl Avustralya Açık'ta elde ettiği tarihi başarıyla Türk spor tarihinde yeni bir ilki gerçekleştirdi. İstanbul doğumlu Sönmez, 6 yaşında tanıştığıtenis branşında yıllar süren emeğinin karşılığını uluslararası arenada almaya başladı. Sezonun ilk Grand Slam turnuvası olan Avustralya Açık’ta elemelerden gelip ana tabloya kalan Zeynep, ilk turda güçlü rakibi Alexandrova’yı eleyip ikinci tura çıkarak bunu başaran ilk Türk kadın tenisçi unvanını aldı. Bu başarıyı bir adım öteye taşıyarak Macar tenisçi Anna Bondar’ıda 6-2, 6-4’lük setlerle geçti ve Avustralya Açık’ta üçüncü tura yükselen ilk Türk sporcu oldu. Bir buçuk saat süren karşılaşmada 24 winner vuruşa imza atan Zeynep, böylece adını dünya tenis çevrelerine de duyurmuş oldu. Sonraki turda Kazak Yulia Putintseva’ya yenilip elense de üçüncü tura kadar ilerlemesiyle Türk tenisinde yeni bir sayfa açtı.

SABIR VE DAYANIKLILIK SPORU: TENİS

Tenis, fiziksel dayanıklılık kadar zihinsel güç de gerektiren, teknik ve taktik açıdan son derece zorlu bir branş. Bir tenis maçında sporcular bazen 2-3 saat boyunca tek başlarına kortta kalıp, her puan için defalarca sprint atıyor, servis atarken milimetrik hassasiyet göstermeye çalışıyorlar. Oyunun temposu yüksek. Mücadelenin bir anında konsantrasyonu düşürmek maçın elden kaçmasına yol açabiliyor. Ayrıca yıl boyunca farklı ülkelere seyahat etmeyi, farklı zeminlere uyum sağlamayı gerektiren uzun bir sezonu var. Bu açıdan tenis, her yönüyle disiplin, özveri ve tutku isteyen bir spor dalı. Zeynep Sönmez işte bu rekabetçi ortamda zirveye yürümeyi hedefleyen, bunun için çocukluğundan beri ter döken bir isim.

AZMİN VE EMEĞİN ZAFERİ: ZEYNEP'İN YÜKSELİŞİ 

Türk tenisinde ilk uluslararası çıkışlar, geçmişte birkaç öncü isim sayesinde olmuştu. Örneğin İpek Şenoğlu, Wimbledon’da (çiftlerde) ana tabloda oynayan ilk Türk kadın tenisçi olarak tarih yazmıştı. 2016’da Çağla Büyükakçay, İstanbul Cup’ı kazanarak WTA tekler seviyesinde şampiyonluk yaşayan ilk Türk raket oldu. Erkeklerde Marsel İlhan’ın dünya sıralamasında ilk 100’e giren ilk Türk olması da önemli bir mihenk taşıydı. İşte bu bayrağı devralan Zeynep Sönmez, daha da ileriye taşıyan isim olarak dikkat çekiyor.

Zeynep, genç yaş kategorilerinden itibaren kendini göstermeye başladı ve 2020’lerin başında profesyonel arenada yükselişe geçti. 2024 yılında Meksika’daki WTA 250 Merida Açık Turnuvası’nda, Amerikalı Ann Li’yi finalde 6-2, 6-1 yenerek kariyerinin ilk WTA şampiyonluğunu kazandı. Böylece Çağla Büyükakçay’dan sonra WTA düzeyinde tekler şampiyonluğu gören ikinci Türk kadın tenisçi olmayı başardı. Bu zafer ona dünya sıralamasında önemli puanlar kazandırdı ve ilk 100 içine girmesini sağladı. Nitekim Ekim 2025’te WTA sıralamasında dünya 69 numarasına kadar yükselerek kendi kariyer rekorunu kırdı. Güncel olarak da Türkiye’nin kadınlar dünya sıralamasındaki en üst sıradaki temsilcisi konumunda.

Grand Slam turnuvalarında da adım adım tarih yazdı. 2024 Roland Garros’ta elemeleri geçip ana tabloya kalarak 2017’den bu yana Fransa Açık’ta mücadele eden ilk Türk kadın tenisçi oldu. 2025 Wimbledon’da Rumen rakibi Jaqueline Cristian’ı ve Çinli Wang Xinyu’yuyenerek üçüncü tura yükselen Zeynep Sönmez, Açık Dönem’de bir Grand Slam’de son 32’ye kalan ilk Türk tenisçi oldu. Bu tarihi başarı, uluslararası medyada da geniş yankı uyandırdı.Aynı yıl Amerika Açık’ta ikinci turu gördü. Zeynep’in dört Grand Slam’in tamamında ana tabloda boy göstererek tecrübe kazanması, artık Türk tenisçilerinin de büyük sahnelere çıkabildiğinin önemli bir göstergesi.

Elbette bu başarıların hiçbiri tesadüf değil. Zeynep Sönmez, yıllardır süre gelen sistemli bir çalışmanın ürünü. Ailesinin ve antrenörlerinin desteğiyle küçük yaşlardan itibaren yurt içi ve yurt dışı turnuvalarda pişerek bugünlere geldi. Yakın zamanda 3 Grand Slam finalisti Ons Jabeur’ün kendisine mentörlük yapmaya başlaması da gelişimine katkı sağladı.

Zeynep Sönmez’le ilgili aktarmak istediğim bir detay daha var. Maçlardan birinin ardından yaptığı basın toplantısını izledim. Sorulara gayet akıcı bir İngilizceyle, hiç gerilmeden, sakin sakin cevap verdi. Açıkçası hem akıcı İngilizcesi hem de rahatlığı hoşuma gitti. Zeynep’in kort dışındaki performansı da kişisel gelişimine önem verdiğini ve kendini sadece antrenmanla sınırlamadığını gösteriyor.

GÜRÜLTÜ ÇAĞINDA SESSİZ HİKAYELER

Ne yazık ki ülkemizde spor gündemi çoğu zaman başarıların değil, dedikoduların etrafında dönüyor. Günlerce süren hakem tartışmaları, bitmeyen polemikler, kısır futbol manşetleri arasında, hepimizin iftihar ettiği başarılar çoğu zaman hak ettiği ilgiyi görmüyor. İşte tam da bu yüzden Zeynep gibi sporcular çok kıymetli. Çünkü tüm bu gürültünün içinde, saf bir emek ve gerçek bir hikaye olarak çıkıp geliyorlar. Başarının ötesinde bir emeği, bir yolculuğu, bir karakteri temsil ediyorlar. İyi ki varlar…

patronlardunyasi.com