Dolar
49,9413
0,10%
Euro
55,6986
-0,11%
Sterlin
66,9713
0,31%
Bitcoin
3.884.948
-1,03%
BİST-100
10.759,56
-3,64%
Gram Altın
6.222,592
-3,54%
Gümüş
49,13
-5,78%
Faiz
39,62
0,00%

Galatasaray’da bir kavga, iki istifa, GSİYAD sorunu, Dursun Özbek soruları

Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu’nun istifaları Galatasaray’da yıllardır kurulan ittifakları yeniden gündeme getirdi. Ben de bugün bu kavganın peşine düştüm. Kulübü yakından tanıyan bir Galatasaraylının anlattıklarının izini sürünce karşıma GSYİAD, eski dostluklar, bozulan ortaklıklar ve farklı adli soruşturmalarda isimleri geçen yöneticiler çıktı.

01.11.2026 17:36 • Güncelleme: 01.11.2026 17:47
Galatasaray’da bir kavga, iki istifa, GSİYAD sorunu, Dursun Özbek soruları
16px
32px

Toygun ATİLLA

Bugün Galatasaray camiasının içindeki bir arkadaşımla uzun uzun sohbet ettim.

Kulübün içini, başkanlık seçimlerini, yönetim kurullarını, kimin kiminle hareket ettiğini yakından bilen bir Galatasaraylı.

Bana Galatasaray’ın son yıllardaki yönetim ilişkilerini anlattı.

Doğrusu, anlattıkları üzerinde düşünmeye değerdi.

Çünkü dışarıdan bakınca şampiyonluklar kazanan, büyük transferler yapan, milyonlarca taraftarını sevindiren bir Galatasaray var. Yönetim katına baktığınızda ise başka bir hikâyeyle karşılaşıyorsunuz.

Eski dostluklar.

Yeni ittifaklar.

Güç kaybeden yöneticiler.

Birbirinden uzaklaşan yol arkadaşları.

Nihayet aynı yönetim kurulu toplantısında yaşanan bir tartışmanın ardından gelen iki istifa.

Metin Öztürk ve Abdullah Kavukcu.

Öztürk, 27 Ekim’deki toplantıda fiziksel saldırıya uğradığını ve merhum annesine hakaret edildiğini ileri sürerek istifa etti.

Kavukcu ise yaşananların karşılıklı sözlü tartışmadan ibaret olduğunu savundu ve o da görevinden ayrıldı.

İki anlatım birbirinden farklı.

Sonuç ise aynı.

Galatasaray’ın iki önemli yöneticisi aynı gün görevlerini bıraktı.

Peki mesele yalnızca iki yöneticinin kavgası mı?

GALATASARAY’IN İÇİNDEKİ GSYİAD

Konuştuğum Galatasaraylı, sohbet boyunca özellikle bir derneğin üzerinde durdu.

GSYİAD.

Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneği.

Bana kulüp ve Sportif A.Ş. yönetimlerinde bu dernekle bağlantılı 17 isim bulunduğunu söyledi.

Ancak eski yönetim listelerini inceleyince gerçekten dikkat çekici bir kadro sürekliliğiyle karşılaştım.

Metin Öztürk.

İbrahim Hatipoğlu.

Nihat Kırmızı.

Ömer Sarıgül.

Maruf Güneş.

Bu isimler farklı dönemlerde GSYİAD yönetiminde görev almış veya dernekle ilişkili olmuş isimler.

Örneğin 2018 yılında GSYİAD’ın başında Metin Öztürk bulunuyordu.

İbrahim Hatipoğlu başkan yardımcısı, Nihat Kırmızı genel sekreterdi.

Yıllar sonra bu isimleri Galatasaray’ın kulüp ve şirket yönetimlerinde görüyoruz.

Metin Öztürk ikinci başkanlığa yükseliyor.

İbrahim Hatipoğlu sportif yönetimde önemli sorumluluklar üstleniyor.

Nihat Kırmızı, Galatasaray Sportif A.Ş.’de bağımsız yönetim kurulu üyeliği ve Denetim Komitesi Başkanlığı yapıyor.

Buraya kadar şaşırtıcı bir şey olmayabilir.

Galatasaraylı iş insanlarının Galatasaray yönetiminde görev alması kadar doğal ne olabilir?

Ancak hikâye burada bitmiyor.

AYNI DERNEK, FARKLI ADLİ DOSYALAR

Araştırmanın bu bölümünde karşıma üç isim çıktı.

Ömer Sarıgül.

Nihat Kırmızı.

Maruf Güneş.

Üçünün de GSYİAD geçmişi bulunuyor.

Üçü de Galatasaray’ın yönetim yapısında görev aldı.

Ve üçü de farklı adli soruşturmalarla gündeme geldi.

Ömer Sarıgül, suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklandı.

Nihat Kırmızı, sermaye piyasası işlemlerine yönelik fon soruşturmasında gözaltına alındı; hakkında daha sonra tutuklama kararı verildiği bildirildi.

Maruf Güneş ise bahis soruşturmasında gözaltına alındı ve hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı uygulandı.

Burada özellikle altını çizmek istediğim bir nokta var.

Bu soruşturmalar birbirinden bağımsız.

Konuştuğum Galatasaray camiasındaki arkadaşım peş peşe iki soru yöneltti bana… 

Galatasaray gibi büyük bir kurum, yönetim kadrolarını oluştururken hangi ölçütleri kullanıyor?

Neden farklı adli dosyalarda isimleri geçen bazı yöneticilerin geçmişinde aynı dernek bulunuyor?

Elbette ne dediğini ne demek istediğini anladım. 
Bu soruların cevabı bir suç ilişkisi aramakta değil, yönetici seçme mekanizmasını anlamakta yatıyor ve bu konuda camiada oluşan rahatsızlığı dile getiriyordu. 

( METİN ÖZTÜRK )

METİN ÖZTÜRK’ÜN MOR LİSTESİ

Konuştuğum Galatasaraylı, Metin Öztürk’ün geçmişine de dikkat çekti.

2021 yılına döndük.

Burak Elmas’ın kazandığı başkanlık seçiminde Metin Öztürk, mor listeyle aday olmuştu.

Yanında uzun yıllardır birlikte hareket ettiği bir ekip vardı.

Merhum Mehmet İsmail Sarıkaya ve Dikran Gülmezgil gibi isimler de bu çevredeydi.

Ancak Öztürk daha sonra Dursun Özbek yönetimine katıldığında eski yol arkadaşlarıyla ilişkilerinin değiştiği anlatılıyor.

Kendisini destekleyen bazı isimlerin yönetimde yeterince temsil edilmediği, Öztürk’ün yeni ittifaklar kurduğu yönünde kulisler var.

Bu anlatımda özellikle Eray Yazgan ve Alper Narman isimleri öne çıkıyor.
Ben konuyu deştikçe kendisinden yine sorularla yanıt aldım. 

Metin Öztürk, başkanlık mücadelesindeki eski arkadaşlarıyla neden aynı siyasi çizgide kalmadı?

Bugün yaşadığı yönetim krizinde bu kopuşların payı var mı?

İBRAHİM HATİPOĞLU’NA NE OLDU?

Bu sorunlar ardından devam etti. “Aynı sorular İbrahim Hatipoğlu için de geçerli.” 

GSYİAD’ın eski başkanı olan Hatipoğlu, Dursun Özbek döneminde sportif yapılanmada önemli görevler üstlendi.

Ancak zamanla etkisi azaldı.

Sportif A.Ş.’deki görevi sona erdi.

Konuştuğum Galatasaraylı, Hatipoğlu’nun eski dernek çevresindeki güç mücadelelerinin sonucunda etkisizleştirildiğini düşünüyor.

Elbette bunlar yorum.

( DURSUN ÖZBEK )

DURSUN ÖZBEK BU HİKÂYENİN NERESİNDE?

Gelelim asıl meseleye.

Yani, Dursun Özbek’e.

Galatasaray’da şampiyonluklar kazanılıyor.
Büyük transferler yapılıyor.
Taraftarlar mutlu.

Ancak bütün bunlar yönetim yapısıyla ilgili soruların sorulmasına engel değil.

Galatasaray camiası aslında uzun zamandır deyim yerindeyse kaynıyor. 

Metin Öztürk’ü de Abdullah Kavukcu’yu da aynı yönetim yapısında buluşturan Dursun Özbek.

GSYİAD geçmişi bulunan birçok isim onun başkanlığı döneminde önemli görevler üstlendi.

Farklı soruşturmalarda isimleri geçen yöneticiler de aynı dönemde kulüp veya Sportif A.Ş. yönetiminde yer aldı.

Galatasaray camiası özellikle bu konular özelinde Dursun Özbek’in tarzından rahatsız… 

Camia içinde en çok dillendirilen sorular ise şöyle : 

Yönetici adayları hangi kriterlerle belirleniyor?

İş insanlarının ticari ilişkileri ve olası çıkar çatışmaları nasıl değerlendiriliyor?

Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin seçiminde hangi ölçütler kullanılıyor?

Yönetim içindeki güç mücadelelerine başkan nasıl müdahale ediyor?

GSYİAD çevresinin Galatasaray yönetimindeki gerçek ağırlığı ne?

KUPALAR HER ŞEYİ ÖRTER Mİ?

Konuştuğum Galatasaraylının anlattıklarını dinlerken bir şeyi düşündüm.

Galatasaray, 121 yıllık tarihi olan bir kurum.

Başkanlar değişmiş.

Yönetimler değişmiş.

İttifaklar kurulmuş, bozulmuş.

Kulüp yaşamaya devam etmiş.

Galatasaray’ı ayakta tutan yalnızca kazandığı kupalar değil, kurumsal kimliği.

Bugün de mesele tam olarak bu.

Sportif başarı, yönetimdeki sorunların konuşulmasına engel olmamalı.

Galatasaray’ın yöneticileri yalnızca transferlerden ve şampiyonluklardan değil, kurumun yönetiminden de sorumlu.

Sohbetimizin ardından benim aklıma en çok takılan ise …

Dursun Özbek, Galatasaray’daki güç dengelerini mi yönetiyor, yoksa kurduğu ittifakların arasında denge kurmaya mı çalışıyor?

Bu sorunun cevabı, belki de Galatasaray’ın kazandığı bir sonraki kupadan daha uzun süre konuşulacak.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri
TOKİ, Bodrum Gündoğan’daki beş taşınmazın fiyatını dört ayda 1,3 milyar lira düşürdü, peşinatı yüzde 35’ten 20’ye indirdi
TOKİ, Bodrum Gündoğan’daki beş taşınmazın fiyatını dört ayda 1,3 milyar lira düşürdü, peşinatı yüzde 35’ten 20’ye indirdi#TOKİ
benzer haberler
Galatasaray yönetiminde ikinci istifa, Metin Öztürk'ün ardından Abdullah Kavukcu da istifa etti
Galatasaray yönetiminde ikinci istifa, Metin Öztürk'ün ardından Abdullah Kavukcu da istifa etti