Dolar
45,9595
0,04%
Euro
53,351
-0,13%
Sterlin
61,7774
-0,18%
Bitcoin
3.078.112
-0,94%
BİST-100
14.139,71
-0,43%
Gram Altın
6.590,036
-0,59%
Gümüş
74,23
-1,21%
Faiz
43,45
0,12%

‘Tam sağlıklı’ peynir dönemi

1 Ocak 2016 tarihi itibariyle peynir sektöründe yeni bir dönem başladı.

22.01.2016 13:33
Haberi paylaşın
‘Tam sağlıklı’ peynir dönemi
16px
32px
1 Ocak 2016 tarihi itibariyle peynir sektöründe yeni bir dönem başladı. Yeni yönetmelikle tuz oranından ambalaja birçok şey değişti. Köy, geleneksel, doğal gibi kavramların kullanımı yasaklandı. Açıkta peynir satışı ise ciddi hijyen şartlarına bağlandı…

PEYNİR konusunda zengin bir coğrafyada yaşıyoruz. Türkiye’de 193 çeşit peynir üretiliyor. Beyaz, kaşar gibi yaygın peynir çeşitlerinin yanı sıra üretilen belli başlı yöresel peynirlerde 25 tür üzerinde duruluyor. Her yıl 4 milyon 500 bin ton süt peynire dönüşüyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kayıtlarına göre, 1896 tesisin neredeyse tamamı peynir üretimi yapıyor. Peynirde yöresel ürünler konusunda da oldukça zenginiz. Ezine peyniri, Edirne beyaz peyniri, İzmir tulum peyniri, Erzincan tulum peyniri, Diyarbakır örgü peyniri, Mihaliç peyniri, Van otlu peyniri, Sepet peyniri diye liste uzayıp gidiyor…

İşte bu devasa sektör için yeni bir dönem başladı. 1 Ocak 2015 tarihinde yayınlanan ‘Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği’ 1 Ocak 2016 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Bu tebliği şimdiye kadar alışık olduğumuz birçok görüntünün ortadan kalkmasına neden olacak. 

ÖNCELİK HİJYENE VERİLDİ

Sektör, üniversiteler ve STK’ların görüşleri alınarak uzun süren çalışmalar sonucu Türk Gıda Kodeksine uygun hazırlanan tebliğ, peynirlerin ambalajları, ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği’ne ve ‘Gıda Hijyeni Yönetmeliği’ hükümlerine uygun olacak ve doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş olan peynirler, yönetmelikte yer alan hükümlere uygun bir malzemeye konularak tüketiciye sunulacak. Tulum peyniri üretiminde kullanılan deri tulumlar koyun, keçi ve buzağıdan elde edilecek.

Peynirlerin muhafaza, taşınma ve piyasaya arz süreçlerinde 10 santigrat derecenin altında tutulması zorunlu olacak. Özellikle pazarlarda ve fuarlarda peynirler, ambalajlarda ve 10 santigrat derecenin altında şartlarda sergilenip satılabilecek. Bu şu anlama geliyor; hijyen ve teknik şartlar sağlanırsa pazarda da peynir satılabilecek. Teneke ambalajlarda gelen peynirler 10 derecenin altında bir ortamda satışı yapılabilecek. Bakanlık bu konuda da açıklama yaparak durumu açıklığa kavuşturdu. Avrupa’da da birçok markette açıkta peynir satışı yapıldığını belirtelim. 

‘KÖY, GELENEKSEL, DOĞAL’ YASAK

Peynirler, ürün adlarına veya coğrafi işaret olarak tescil edilmiş adlarına göre piyasaya arz edilecek. Bu şekilde bir adlandırma yoksa yöresel ya da ülkesel adlarına uygun olarak piyasaya sunulacak. Peynirlerin etiketinde, ‘köy peyniri’, ‘geleneksel peynir’, ‘doğal peynir’, ‘çiftlik peyniri’ gibi ibarelere/nitelemelere yer verilemeyecek. Ayrıca ürünlerde, koyun sütü aroması, keçi sütü aroması ve tereyağı aroması gibi süt ve süt ürünleri aroma vericileri kullanılamayacak.

Tebliğe göre, peynirdeki maksimum tuz oranı, yüzde 35 ile yüzde 61 arasında değişen oranlarda azaltılacak. Peynir üretiminde, türüne göre değişmek üzere kuru madde oranının yüzde 3 ile yüzde 7.5 arasında tuz kullanılabilecek. Ayrıca peynirlerin türüne göre nem miktarı en az 40, en fazla 80 şeklinde sınırlandırılacak. Peynir üretiminde nişasta ve nişasta bazlı ürünler, soya ve soya ürünleri, süt yağı dışındaki hayvansal yağlar, jelatin, bitkisel yağlar ile süt proteini dışındaki proteinler kullanılmayacak.

DÖRT GRUPTA SINIRLANDIRILDI

Ülke genelinde yaygın olarak üretilen beyaz peynir, kaşar peyniri, tulum peyniri gibi peynirleri tanımlayan tebliğe göre, peynirler tam yağlı, yarım yağlı, az yağlı ve yağsız olmak üzere dört grupta satışa sunulacak. Kuru maddede en az yüzde 45 yağlı olan peynirler, tam yağlı kategorisinde yer alırken, yüzde 45-25 yağlı olanlar yarım yağlı, yüzde 25-10 yağ içerenler az yağlı, yüzde 10 ve altında yağ içerenler ise yağsız şeklinde adlandırılacak.

Daha önce kuru maddede en fazla yüzde 30 yağ içeren peynirler için kullanılan ve halk arasında ‘light’ olarak da bilinen yağı azaltılmış ifadesi, kuru maddede yüzde 25’in altında yağ içeren peynirler için kullanılabilecek. Bu ürünlerin yağ içeriği etiket bilgilerinde en az 3 milimetre punto büyüklüğünde karakterler kullanılarak yazılacak.

ESKİ KAŞARA 120 GÜN ŞARTI

En az 120 gün süre ile olgunlaştırılarak üretilen kaşar peynirlerinde ‘eski’ ifadesi kullanılabilecek. Küf kültürleri ile olgunlaştırılan peynirlerin küflendirme işlemleri ise kontrollü iklimlendirme sağlanabilen ve hijyen şartlarına uygun yerlerde yapılabilecek.
Tebliğin yayımı tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri tarafından 1 Ocak 2016’dan önce piyasaya arz edilen ürünler 31 Aralık 2016’ya, 1 Ocak 2016 tarihinden önce piyasaya arz edilen ve son tüketim tarihi bir yıldan fazla olan peynirler 31 Aralık 2017’ye kadar piyasada bulunabilecek.

SANAYİCİ MEMNUN
Tebliğ ile ilgili değerlendirme yapan ASÜD (Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği) ve Ulusal Süt Konseyi Başkanı Harun Çallı, yeni yönetmeliğin işini düzgün yapan üreticiler için fırsat olduğunu söylüyor. Çallı, mevzuatın doğru okunması gerektiğini belirterek, “Bu mevzuat ambalajlama konusunda yeni bir düzenleme getirmiş değil. Dün ne ise bugün de aynı. Tebliğ kapsamında doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş olan peynirler, ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği’nde yer alan hükümlere uygun bir malzemeye konularak tüketiciye arz edilir’ demektedir. Pazar ve marketlerde açıktan peynir satışlarının değişmesi tamamen tüketicilerin taleplerine bağlı olarak değişecektir” diyor.

Mevzuatın yöresel üretim yapan butik markalara da zararının olmayacağını vurgulayan Çallı, “Bu mevzuat butik üretim yapan yöresel ürünlere zarar vermez. Çünkü peynirler, ürün adlarına veya coğrafi işaret olarak tescil edilmiş adlarına göre piyasaya arz edilecek. Bu şekilde bir adlandırma yoksa yöresel ya da ülkesel adlarına uygun olarak piyasaya sunulacak. Bu sebeple onlar bu tebliğ dolayısıyla işleri daha iyi gelişecektir” diyor.

İKİ NOKTADA UYARI

Muratbey Peynir’lerinin sahibi Necmi Erol da yeni tebliği genel olarak olumlu bulurken birkaç konuda uyarıda bulunuyor. Sanayicinin, markaların zaten gıda kodeksine uygun üretim yaptığını belirten Erol, yeni tebliğin bazı konularda sanayiciye maliyet getireceğini söylüyor. Erol, “ Özellikle eritme kavramı üzerinde endişelerim var. Eritme ismi kirlenmiş bir kavram. Şimdi ambalajlarda kaşarlar için eritilmiş ifadesi de yazılacak. Bu intihar demek. Çünkü erimiş ürün denince her şeyin içine karıştırıldığı ürün gibi algılanacak” diyor. Erol, satış noktalarıyla ilgili de bir uyarıda bulunuyor ve “Market raflarında ısı 12-18 derecede. Yönetmelik 10 derecenin altında satılacak diyor. Hatta altı derecenin altı olması gerekir. Bu noktada ürünlerimizin iadelerinde artış yaşanabilir. Burada marketlere sorumluluk düşüyor” diyor.

“BELİRSİZLİK ORTADAN KALKACAK”

Peynir sektörünün önemli oyuncularından Antalya merkezli Ekici Peynir Pazarlama Direktörü Elçin Ekici Öztürk, yeni tebliğin sektörde belirsizlikleri kaldıracağını söylüyor. Tüketicinin artık yanıltılamayacağını söyleyen Öztürk, şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Hali hazırda bu tebliğe uygun olarak üretim yapıyoruz. Zaten, markalı üreticiler yeni tebliğde yer verilen değişiklikleri büyük ölçüde uyguluyordu. Tüketiciye saygılı ve kaliteden ödün vermeyen bu firmalar için yeni düzenlemeye uyum sağlamada bir sorun yaşanacağını düşünmüyoruz. Yeni tebliğ ile birlikte kaliteli üretim yapan markalı üreticilerin yaşadığı haksız rekabetin önüne geçilecektir. Yeni düzenlemenin uygulanabilirliği tam sağlanabilirse, merdiven altı üretimin azalacağını ve tüketicilerin daha bilinçli bir şekilde, kaliteli üretim yapan ambalajlı ürünlere yöneleceğini tahmin ediyoruz. Bu da elbette sektöre olumlu yansıyacaktır.”

Yıllardır Türkiye’de eksikliği hissedilmiş, peynir üretiminde tüketiciyi yanıltan ve haksız rekabete neden olan pek çok uygulamaların bu tebliğ ile birlikte kontrol altına alınacağını belirten Ekici, tebliğ ile ürün tanımlarının çok daha net hale geldiğine dikkat çekiyor. Bu durumun tüketicide ürünle ilgili oluşan bilgi kirliliğini azaltacağını ve tüketici güveninin sağlanması konusunda yararlı olacağını belirten Ekici, “Ancak söz konusu tebliğin uygulanabilmesi için, gerekli kontrol mekanizmalarının etkin şekilde tüm bölgelerde uygulanabilir olması gerekiyor” diyor. 

“ÜRÜN VE HİZMET KALİTESİ ARTACAK”

İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya ve Zonguldak’ta 64 mağazası bulunan Peynirci Baba Yöresel Kahvaltılık Marketleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Keskin de yönetmelikle ilgili yanlış algılamaların olduğunu belirtiyor. Teknik ve hijyenik şartlara uygun hareket edenlerin her yerde peynir satışı yapabileceğini söyleyen Keskin, yeni tebliğin hizmet ve ürün kalitesini artıracağını vurguluyor. Keskin, açıkta peynir satışının yönetmelik kuralları çerçevesinde devam edeceğini belirterek, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Yeni dönemde, mevzuat gereklerini yerine getiren işletmelerin bu durumdan kazanç sağlayacağını düşünüyorum. Tebliğde, peynir satışı yapmak isteyen perakendecilerin büyük teneke gibi ambalajdaki peyniri çıkarıp, gıda ile temasa uygun olarak üretilmiş başka bir ambalaj malzemesine koyarak daha küçük miktarlarda markette veya başka satış yerinde satışa sunabilecekleri de belirtiliyor. Biz zaten yıllardır bu standartlarda müşterilerimize hizmet veriyoruz. Ambalajlı ürünlerle alakalı, yeni baskı çalışmalarımızı yaptığımız ürünler raflarımızdaki yerini aldı. Tüketicileri yanıltmaması için ‘köy peyniri, geleneksel peynir’ gibi ifadeler ambalajlardan kaldırıldı.”

Prof. Dr. Yavuz TEKELİOĞLU / Coğrafi İşaret ve Tescil Uzmanı
“Avrupa’da da açıkta peynir satılıyor”

Dünyada, coğrafi işaretin en çok uygulandığı ürünlerden biri peynirdir. Fransa, Hollanda, İtalya gibi peyniri ünlü ülkeleri yakından tanırım. Açıkta peynir satışı oralarda da vardır. Küçük gramajlı ürünler ambalajdadır. Raflardaki ürünlerin tamamı ambalajlıdır. 100 gramlık da ürün var 500 gramlık da. Bizim Kars kaşarına benzer tekerlek peynirler ise reyonlarda kesilerek tüketiciye verilir. Hijyen ve teknik şartlar sağlanarak açıkta peynir satışı yapılabiliyor. Bizim halkımız tatmadan peynir almak istemez. Yönetmelikte belki Türkiye gerçekleri ve gelenekleri de gözetilerek değişiklikler yapılabilir. Yeni yönetmelik peynirciliğe bir kalite standardı getirecektir. Birçok etiket yanıltıcıydı. Bu bitecek. ‘Ezine peyniri’ diye satılan peynirlerin büyük bölümü Ezine peyniri değil. Bu peynir koyun, keçi ve inek sütünün karışımından elde edilir. Bakın ürünlere Ezine inek, Ezine koyun, Ezine keçi diye satılıyor. Bu yeni tebliğ hiç olmazsa bunun önünü geçecek. Coğrafi işaret ile ilgili henüz bir kanunumuz yok. 20 yıldır bir türlü çıkarılamadı. Bu kanun çıktığı zaman ise Ezine dışında üretilen peynirler zaten ‘Ezine’ ismiyle satılamayacak. Ayrıca ambalajların üzerine coğrafi işaret logosu da konulacak. Avrupa’da bu yıl itibariyle coğrafi işaret logosu koymak zorunlu hale geldi. Biz ise halen yönetmeliği konuşuyoruz…

İdriz Çokal/Para Dergisi