İTO Başkanı Şekib Avdagiç'ten 'Yüksek faiz ortamı reel sektör üzerindeki baskısını sürdürüyor' açıklaması
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Yüksek faiz ortamı, reel sektör üzerindeki baskısını sürdürüyor. Özellikle ihracatçı şirketler yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor." değerlendirmesinde bulundu.

İTO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre Avdagiç, Oda'nın haziran ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye ekonomisinde dezenflasyon programının 3 yılı geride bıraktığını belirten Avdagiç, sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için sanayi odaklı, ihracata dayalı ekonomi modelinin güçlendirilmesini temel öncelik olarak gördüklerini kaydetti.
"İHRACATÇI ŞİRKETLER KÂRLILIK BASKISINI GİDEREK DAHA FAZLA HİSSEDİYOR"
Avdagiç, "Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanları ile desteklenen bir üretim modeli Türkiye'yi dünyada yeniden şekillenen ticaret haritasında güçlü bir konuma taşıyacaktır. Enflasyonla mücadele önceliğimizi tehlikeye atmayacak şekilde finansman ve kur politikalarını revize ederek ihracattaki sıkıntıları aşabileceğimize inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, reel sektörün karşılaştığı zorluklara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Yüksek faiz ortamı, reel sektör üzerindeki baskısını sürdürüyor. Özellikle ihracatçı şirketler yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor. Nitekim son büyüme verileri, 'gayrisafi katma değer' içinde kâr anlamındaki 'net işletme artığı' payının düşüş kaydettiğini gösteriyor."
"TÜRKİYE JEOPOLİTİK KONUMUYLA ÖNE ÇIKIYOR"
Dünya ekonomisinin son 30 yılın en büyük dönüşümlerinden birini yaşadığını belirten Avdagiç, şirketlerin üretim tercihlerindeki değişime ilişkin şunları kaydetti:
"Son 30 yılda şirketler üretimi en ucuz işgücünün bulunduğu ülkelere taşırken, artık maliyet kadar güvenlik, siyasi istikrar ve lojistik erişim de önem kazanıyor. Devam eden savaşlar ve potansiyel savaş riskleri nedeniyle ülkeler bugün artık 'nerede daha ucuz üretirim' değil, 'nerede daha güvenli üretirim?' sorusunun cevabını önemsiyor."
Türkiye'nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı, savunma sanayii kapasitesi ve çok yönlü diplomatik ilişkileri sayesinde ciddi avantajlar elde edebilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Avdagiç, "Türkiye'nin önemi tam da bu noktada artıyor: Bu yeni dönemde jeopolitik konumu ve potansiyeliyle öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, son dönemde öne çıkan Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının yalnızca ulaştırma projeleri değil, aynı zamanda ekonomik güç projeleri olarak da görüldüğünü belirtti.
Şekib Avdagiç, şöyle devam etti:
"Şuna inanıyoruz: Eğer bu avantajları doğru kullanabilirsek, önümüzdeki 10 yılda üç farklı alanda sıçrama yapabiliriz. Bu avantajların ilki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli; ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli; üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır. Avrupa şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye çalışırken Türkiye yakın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı geçişlerinin taşıdığı güvenlik riski, özellikle kara taşımacılığı koridorlarını daha da değerli hale getiriyor."
patronlardunyasi.com















