Dolar
45,0072
0,04%
Euro
52,7667
0,37%
Sterlin
61,0098
0,55%
Bitcoin
3.486.348
-0,39%
BİST-100
14.409,07
0,51%
Gram Altın
6.811,744
0,32%
Gümüş
75,72
0,40%
Faiz
40,01
0,00%

Sağlık Bakanlığı’ndan kritik adım, doğumsal kalp hastalıkları artık doğumdan hemen sonra yapılan tarama ile erken tespit edilecek

Türkiye’de her yıl yüzlerce bebek doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Hiçbir belirti göstermeyen bu sessiz tehlike, Sağlık Bakanlığının startını verdiği ve sadece 1 ile 5 dakika süren basit bir tarama testiyle risk olmaktan çıkıyor.

25.04.2026 03:48Güncelleme: 25.04.2026 03:49
Sağlık Bakanlığı’ndan kritik adım, doğumsal kalp hastalıkları artık doğumdan hemen sonra yapılan tarama ile erken tespit edilecek
16px
32px

Türkiye’de her yıl yaklaşık 12 bin bebek doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Bunların yaklaşık 3-4 binini doğumdan hemen sonra müdahale edilmezse hayatını kaybedebilecek kritik vakalar oluşturuyor...

Sağlık Bakanlığı bu sebeple yenidoğan bebeklerde ölüme yol açan doğuştan kalp hastalıklarının erken dönemde teşhis edebilmek amacıyla bir tarama programı başlattı. İlk startı Etlik Şehir Hastanesinde verilen “Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı” çerçevesinde Türkiye çapındaki bütün kamu, özel ve üniversite hastanelerinin yenidoğan servislerine nabız oksitometre cihazı konularak, yeni doğmuş bebeğin kalp hastalığı belirlenecek.

Antalya’da düzenlenen 33. Ulusal Neonatoloji Kongresi (UNEKO 33) de yenidoğan kalp sağlığı, yenidoğan aşılama ve prematüre doğumlarda bebek gelişimini olumlu etkileyen “Ten Tene Temas” projeleri ele alındı.

BEBEK KALP ÖLÜMLERİNE ‘DUR’ DİYECEK ADIM!

Yenidoğan döneminde fark edilmeyen bu hastalıkların ilerleyen aylarda hayatı tehdit eden ciddi sağlık problemlerine yol açabildiğini söyleyen Türk Neonatoloji Derneği Başkanı ve UENPS Gelecek Dönem Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, doğumsal kritik konjenital kalp hastalıklarının erken teşhis ve tedavisinin çok önemli olduğunu belirterek, “Bu amaçla Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen yenidoğan tarama programı son derece önemli. Bütün bebeklere doğumdan kısa süre sonra uygulanıyor.

Genellikle bebeğin parmağına takılan ‘pulse oksimetre’ adı verilen cihazla, 1-5 dakika gibi kısa bir süre içinde basit ve ağrısız bir yöntemle bebeğin kandaki oksijen seviyesi ölçülüyor. Kandaki düşük oksijen seviyesi, kalp hastalığının erken işareti olabiliyor. Taramalar sayesinde belirti vermeyen ama ciddi risk taşıyan kalp hastalıklarını erken yakalayabiliyoruz. Bu da tedavi başarısını ciddi şekilde artırıyor.

Şüpheli durumlarda süreç hızla ilerliyor:

Önce çocuk kardiyoloğu devreye giriyor, gerekirse ekokardiyografi yapılıyor, hayati risk varsa derhâl cerrahi müdahale planlanıyor... Derneğimiz bu büyük projeye iki yıl önce dâhil oldu. Rehberlerimizi hazırladık, doktorlarımızı cihazın kullanım şekli konusunda bilgilendirdik” dedi.

AKRABA EVLİLİKLERİ HÂLÂ BÜYÜK PROBLEM

Türkiye’de yenidoğan ölümlerinin en önemli sebeplerinden biri prematüre doğumlar olduğuna işaret eden Prof. Dr. Koç, ikinci sırada doğumsal anomalilerin yer aldığını belirterek, “Bu grubun içinde ise konjenital kalp hastalıkları öne çıkıyor. Türkiye, birçok alanda önemli ilerleme kaydetmiş olsa da özellikle kalp hastalıklarına bağlı bebek ölümlerinde hâlâ istenen seviyeye ulaşabilmiş değil. Bu durumun arkasında yatan en önemli sebepler ise, akraba evliliklerinin yaygınlığı, gebelik takibinin her bölgede yeterli düzeye ulaşmaması ve bazı hastalıkların anne karnında fark edilememesi” şeklinde bilgilendirme yaptı.

MORARMA VE EMERKEN ÇABUK YORULMAYA DİKKAT

Bazı kalp hastalıklarının doğumdan hemen sonra belirti vermediğine dikkat çeken Prof. Dr. Koç, “Bu sebeple tarama programları ve ebeveyn farkındalığı büyük önem taşıyor. Eğer bebeğiniz emme sırasında çabuk yoruluyor, özellikle dudak ve tırnaklarda morarma, hızlı nefes alıp verme, yetersiz kilo alımı, sürekli huzursuzluk veya aşırı uyku hâli varsa doğumsal kalp hastalığını düşündürmelidir” dedi.

Türkiye gazetesinin haberine göre, Prof. Dr. Koç, ailelerin sadece doğum sonrası değil, gebelik sürecinde de dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Düzenli gebelik kontrolleri, riskli durumların önceden fark edilmesini sağlayabiliyor. Ayrıca doğumdan sonra yapılan taramaların ihmal edilmemesi ve bebekteki küçük değişimlerin bile ciddiye alınması gerekiyor.

YENİDOĞANDA HAYAT KURTARAN ÜÇ TARAMA TESTİ

Prof. Dr. Esin Koç, yenidoğan döneminde bütün taramaların önemli olduğunu belirterek, özellikle üç taramanın hem bebeğin hayatını hem de uzun dönemde ortaya çıkabilecek fiziksel ve zihinsel hasarları önleyebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Koç. şöyle devam etti:

Devletimizin ücretsiz yaptığı bu tarama programlarından biri altı önemli kalıtsal (irsî) hastalığın tarandığı topuk kanı taraması. Bebeğin topuğundan alınan birkaç damla kanla hayatını etkileyecek önemli metabolik hastalıklar taranır. Çocuğa hiçbir zararı yoktur.

Bebekler için hayat kurtaran ikinci tarama ise Kritik Konjenital Kalp Hastalıkları Tarama testidir.

Üçüncüsü ise işitme testidir. Bebeğin duymadığı fark edilmezse, geç fark edilirse çocuklar bazen zekâ geriliği veya otizm gibi yanlış teşhisler alabiliyorlar. Hâlbuki bebek duymadığı için konuşamıyor, çevreyle iletişim kuramıyor, anlayamıyor. Bebeğe hiçbir zararı olmayan bu taramalar, hem aileyi hem de ülke sağlığını ileri götürecek uygulamalardır ve devlet tarafından ücretsiz yapılır.

patronlardunyasi.com