Rönesans Holding ENR 2026 listesinde 11’nci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında girdi
Rönesans Holding, uluslararası müteahhitlerin yurtdışı gelirlerini esas alan ENR 2026 listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasına girdi. Bu başarının arkasında yaklaşık 40 ülkede 1000’i aşkın proje, 50 milyar dolarlık uluslararası proje geliri ve Türkiye’den yurtdışı şantiyelerine taşınan 2 milyar doları aşkın mal ve hizmet var. Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak ise 11 yıllık istikrarın kolay bir dönemde gelmediğine dikkat çekiyor: “11 yıl deyip geçmemek lazım. Bu yıllarda dünya birkaç kez değişti. Pandemi oldu, savaşlar başladı, enerji krizi yaşandı, finansman koşulları değişti.”

PD HABER MERKEZİ
Rönesans Holding’in 1993 yılında yurtdışında başlayan hikâyesi, 33 yıl sonra Türk müteahhitlik sektörünün dünyadaki en büyük ölçeklerinden birine ulaştı.
Engineering News-Record’un (ENR), şirketlerin kendi ülkeleri dışında elde ettikleri inşaat gelirlerini esas alarak hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” 2026 listesinde Rönesans bir kez daha ilk 50 içerisinde yer aldı.
Böylece şirketin dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhidi arasındaki kesintisiz dönemi 11 yıla çıktı.
Ancak Rönesans’ın ENR tablosundaki yeri kadar, o sıralamanın arkasındaki ekonomik büyüklük de dikkat çekiyor.
2006’DA 86’NCI SIRADAN GİRMİŞTİ
Rönesans ENR listesine ilk kez 2006 yılında 86’ncı sıradan girdi.
Aradan geçen 20 yılda şirketin faaliyet gösterdiği coğrafya ve üstlendiği projelerin ölçeği önemli ölçüde büyüdü
Bugün yaklaşık 40 ülkede faaliyet gösteren Rönesans’ın imza attığı proje sayısı 1000’i aşarken, bugüne kadar elde ettiği uluslararası proje geliri 50 milyar dolara ulaştı.
Rönesans’ın portföyünde Avrupa’nın en yüksek binası Lakhta Center’dan İsviçre Alpleri’nin altından geçen Gotthard Base Tüneli’ne, Hollanda’nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel’dan Türkmenistan’daki doğalgazdan benzin üretim tesisine kadar farklı coğrafyalarda ileri mühendislik gerektiren projeler bulunuyor.

50 MİLYAR DOLARLIK İŞİN TÜRKİYE AYAĞI
Patronlar Dünyası açısından tablonun dikkat çekici taraflarından biri ise Rönesans’ın yurtdışında aldığı işlerin Türkiye’de oluşturduğu ekonomik hareketlilik.
Şirket, uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik 3 bin üretici ve 500 taşeron firmayla çalıştı.
Sadece son 10 yılda bu şirketlerden alınarak yurtdışındaki projelere gönderilen mal ve hizmetlerin değeri 2 milyar doları aştı.
Bu rakam, uluslararası müteahhitliğin yalnızca yurtdışında kazanılan ihale ve elde edilen proje gelirinden ibaret olmadığını da gösteriyor.
Bir Türk şirketinin Avrupa’da, Orta Doğu’da ya da başka bir coğrafyada aldığı proje; Türkiye’deki yapı malzemesi üreticisinden taşerona, lojistik şirketinden mühendislik ve mimarlık hizmetlerine kadar uzanan daha geniş bir ekonomik zinciri harekete geçiriyor.
Başka bir ifadeyle yurtdışına yalnızca müteahhitlik hizmeti değil, Türkiye’de üretilen mal, hizmet ve mühendislik bilgisi de taşınıyor.
28 BİN 853 TÜRK ÇALIŞAN
Rönesans’ın uluslararası projelerinin bir başka dikkat çekici boyutu ise insan kaynağı.
Şirket verilerine göre bugüne kadar uluslararası projelerde 28 bin 853 Türk çalışan görev aldı.
Bu çalışanların 3 bin 500’ünü mühendis ve mimarlar oluşturdu
Rönesans’ın uluslararası projelerinde bugüne kadar görev yapan toplam çalışan sayısı ise 271 bin 888’e ulaştı.
Böylece yurtdışında alınan projeler Türkiye açısından yalnızca mal ve hizmet ihracatı değil, mühendislik ve yönetim tecrübesinin uluslararası pazarlara taşınması anlamına da geldi.

ILICAK: 11 YIL DEYİP GEÇMEMEK LAZIM
Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak ise şirketin 11 yıldır kesintisiz biçimde ilk 50 içerisinde bulunmasını yalnızca bir sıralama başarısı olarak değerlendirmiyor.
Ilıcak, bu 11 yıllık dönemin aynı zamanda dünya ekonomisinin en sert sınavlarından geçtiği yıllar olduğuna dikkat çekti:
“11 yıl deyip geçmemek lazım. Bu yıllarda dünya birkaç kez değişti. Pandemi oldu, savaşlar başladı, enerji krizi yaşandı, finansman koşulları değişti. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, CIS ülkelerinden Afrika’ya kadar çalıştığımız coğrafyalarda neredeyse her yıl önümüze yeni bir denklem geldi.”
Ilıcak’a göre böyle dönemlerde şirketleri birbirinden ayıran temel unsur, yaşanan sorunlardan çok değişen koşullara nasıl cevap verdikleri:
“Böyle dönemlerde önemli olan, şartların ne kadar zor olduğunu anlatmak değil, o şartlarda ne yapacağınıza karar vermek. Biz de hep buna odaklandık. Ekiplerimiz her yeni duruma adapte oldu, çözüm üretti, gerektiğinde yön değiştirdi ve yoluna devam etti.”

Ilıcak, Rönesans’ın 11 yıllık performansının arkasında şirketin farklı ülkelerde oluşturduğu organizasyon yapısının bulunduğunu belirterek, “Bu sürede dünya değişti, pazarlar değişti, biz de değiştik. Yeni ülkeler öğrendik, yeni ortaklıklar kurduk, yeni yetkinlikler geliştirdik” dedi.
AVRUPA’YA PROJE ALARAK GİRDİ, ŞİRKET SATIN ALARAK YERLEŞTİ
Rönesans’ın uluslararası büyüme hikâyesinde Avrupa’nın ayrı bir yeri bulunuyor.
Şirket, Avrupa’daki büyümesini yalnızca yeni projeler üstlenerek gerçekleştirmedi; satın alma ve ortaklıklarla da kalıcı hale getirmeye çalıştı.
Rönesans 2009 yılında Avusturyalı PORR’un yüzde 10 hissesini satın aldı.
Bunu 2013’te Alpine Bau grubunun bir iştiraki, 2014’te Almanya’nın köklü mühendislik şirketlerinden Heitkamp ve 2015’te Hollandalı inşaat şirketi Ballast Nedam’ın satın alınması izledi.
Özellikle Ballast Nedam operasyonu dikkat çekici oldu. Rönesans tarafından satın alındıktan sonra yeniden yapılandırılan Hollandalı şirket, üç yıl içerisinde yeniden kârlı hale geldi.
Bu satın almalar Rönesans’ın Avrupa’daki modelini de değiştirdi. Grup artık yalnızca Türkiye’den gidip Avrupa’da proje üstlenen bir müteahhit değil; yerel şirketleri bünyesine katarak Avrupa inşaat ve mühendislik ekosisteminin içinde büyüyen uluslararası bir oyuncu haline geldi.
ILICAK: BUNDAN SONRASI DAHA BÜYÜK SORUMLULUK
Erman Ilıcak da gelinen noktayı değerlendirirken 50 milyar dolarlık uluslararası proje deneyiminin bundan sonrası için yeni bir eşik oluşturduğunu söyledi.
Ilıcak, “Ben bu tabloya sadece bir sıralama olarak bakmıyorum. Arkasında dünyanın dört bir yanında aynı hedef için çalışan çok güçlü bir ekip var” ifadelerini kullandı.
Rönesans’ın asıl gücünün farklı coğrafyalarda ve farklı koşullarda aynı çalışma kültürünü sürdürebilmek olduğunu belirten Ilıcak, “50 milyar dolarlık uluslararası proje deneyimi ve bu listedeki istikrar bize bundan sonrası için daha büyük bir sorumluluk veriyor” dedi.
ENR listesinde 11 yıl boyunca ilk 50 içerisinde kalmak, Rönesans açısından uluslararası ölçekte bir istikrar göstergesi.
Ancak Türkiye açısından başka bir hesap daha var.
Yaklaşık 40 ülke, 1000’i aşkın proje ve 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirinin yanında Türkiye’deki 3 bin 500 üretici ve taşeronun bu zincire dahil olması ve son 10 yılda yurtdışındaki projelere 2 milyar doları aşkın mal ve hizmet taşınması…
patronlardunyasi.com















