Dolar
48,4381
0,14%
Euro
56,2481
-0,15%
Sterlin
65,4881
-0,11%
Bitcoin
3.849.252
-1,73%
BİST-100
14.012,42
0,57%
Gram Altın
6.898,974
-0,83%
Gümüş
66,22
-1,17%
Faiz
39,57
0,00%

İnşa edildiği 1845'ten itibaren tam 85 yıl boyunca ücretli geçilen Galata Köprüsü'nde geçiş ücreti 1930'da kalkınca, İstanbul bayram yaptı

Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik kararın ardından, köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin artacağı iddiaları üzerine tarihte 85 yıl boyunca ücretli olup, sonra ücretsiz hale getirilen köprünün hikâyesini aktarmak istedim sizlere.

06.09.2026 07:07Güncelleme: 06.09.2026 07:09
İnşa edildiği 1845'ten itibaren tam 85 yıl boyunca ücretli geçilen Galata Köprüsü'nde geçiş ücreti 1930'da kalkınca, İstanbul bayram yaptı
16px
32px

Burak ARTUNER 


Köprü ve otoyollarla ilgili resmi gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı üzerine kamuoyundaki güncel tartışmalara değinmeyeceğim ama 'Köprü ve geçiş ücretleri'ne dair tarihten 'gerçek bir köprü hikâyesi'nden bahsedeceğim. 

HAYRATİYE'DEN MAHMUDİYE'YE 

İstanbul ilk köprüsüne 1836'da kavuşmuştu. Reformcu Padişah Sultan II. Mahmut zamanında, halkın da ısrarıyla Haliç'te ilk köprü yapılmıştı. Bizzat II. Mahmut tarafından hizmete açılan köprüden, padişahın emriyle geçiş ücreti alınmıyordu. Bu nedenle köprüye 'hayratiye' adı verildi. Ancak, 1864'ten itibaren, köprünün bakım ve onarım giderlerini karşılamak amacıyla, arabalardan ve hayvanlardan geçiş ücreti alınmaya başlanması üzerine, köprü, 'mahmudiye' diye anılmaya başlanacaktı.

SULTAN ABDÜLMECİD BORÇ ALIP İNŞA ETTİRDİ  

Sultan Mahmut'un ölümünden sonra tahta çıkan Sultan Abdülmecit, Topkapı Sarayı yerine Yıldız ve Dolmabahçe saraylarında oturmayı tercih ettiğinden, köprü trafiği artmış, günden güne eskiyen Haliç Köprüsü de ihtiyacı karşılayamaz olmuştu. Taht sarayını, yani Topkapı'yı bu saraylara yaklaştırmak isteyen Sultan Abdülmecid, bu amaçla Eminönü ile Karaköy arasına bir köprü yapılmasını emretti. Ancak ciddi bir engel vardı, Hazine'de bu inşaat için para yoktu. 

'GEÇİŞ ÜCRETİ'NE KARŞILIK SAĞLANAN FİNANSMANLA YAPILDI

Buna rağmen Sultan Abdülmecid kararında direndi ve şehirdeki tüccar ve sarraflara başvurarak onlardan borç almak suretiyle -borca karşılık olarak, köprüden alınacak müruriye yani geçiş ücreti gösterilmişti- inşaat için gerekli parayı sağladı. 22 Kasım 1845'te hizmete giren bu köprüden, 25 Kasım 1845'ten itibaren, Bahriye Nezareti'ne bağlı olarak görevlendirilen tahsildar' ya da 'müruriyeci' adı verilen kişiler tarafından geçiş ücreti alınmaya başlandı.

YAYAYA AYRI, AT ARABALARINDAN AYRI ÜCRET ALINDI

Bu amaçla belirlenen ilk geçiş tarifesine göre, yayalardan 5 para alınacaktı. Yüklü hamal, 10 para ödemek zorundaydı. Beygirlerden ise boşsa 20, yüklüyse 40 para alınıyordu. Koyun, kuzu ve keçinin her birinden alınacak ücret ise 3 paraydı. Tarifeye göre, en yüklü ücret at arabalarında saptanmıştı. Boş olan arabalar 100, içinde yolcu olan arabalar ise 200 para ödeyecekti.
Köprü parasından muaf tutulan kesimde ilk sırayı milletvekilleri alıyor, onları askerler, polis, jandarma, gümrükçüler, postacılar ve 10 yaşına kadar çocuklar izliyordu.

YOLSUZLUĞA DA KONU OLDU

Müruriye yani geçiş ücreti Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan ikinci Galata Köprüsü'nde de devam etmiş, ancak tahsildarların yolsuzluk yaptıkları yolundaki şikayetlerin Padişah'a aksettirilmesi üzerine, bazı tedbirler alınırken tarife de yeniden düzenlenmişti.  Köprü parasının kaldırılması konusunda, II. Meşrutiyet'in ilanından (1908) sonra bazı kişiler tarafından girişimlerde bulunulmuşsa da bir sonuç alınamamış, ancak ilk fiili hareket 1926'da gerçekleştirilmişti.

BELEDİYE 'GELİR KAYBI OLUR' DİYE KALDIRILMASINI İSTEMEDİ 

Şehremaneti yani Büyükşehir Belediyesi, 1926'da bir komisyon oluşturarak köprü parasının kaldırılması konusunun etraflıca araştırılmasını istedi. Hazırlanan rapor, aynı yılın Kasım ayında görüşüldü. Raporda, köprü parasının kaldırılmasıyla belediyenin büyük bir gelir kaybına uğrayacağı belirtiliyor, bunun, karşılığı olmadan kaldırılmaması tavsiyesinde bulunuluyordu. Bu rapor üzerine köprü parasının kaldırılması için bir süre daha beklenmesi kararı alındı. 

VE BİR GECE ANSIZIN KALDIRILDI

İstanbul köprülerinden geçen vatandaşlardan 85 yıl boyunca alınan “Müruriye (geçiş) ücreti” 31 Mayıs 1930’u 1 Haziran’a bağlayan gece yarısı kaldırıldı. Bir gün önceden köprü parasının kaldırılacağını öğrenen İstanbullular bu anı gece yarısı büyük bir heyecanla bekledi.  Büyük vatandaş kalabalığına bu anın mutluluğunu yaşamak isteyen sürücüler de eklenince kalabalık büyüdü.    

                                                    

SON ÜCRETİ KUNDURACI NACİ ÖDEDİ                                                                 

Taksilerin oluşturduğu konvoy giderek büyürken, son geçiş ücretini Çarşıkapı'da kunduracılık yapmakta olan Nuri Bey ödedi. Nuri Bey, çevredekilerin 'Bekle!' uyarısına aldırış etmeden kuruşu bastırıp yürüdü gitti...

Köprüden parasız geçen ilk kişi olma onurunu, Tuvan Efendi kazandı... Köprünün ücretsiz geçişe açılmasıyla İstanbullular hücum etti.  Ellerinde şapkalarıyla koşarak, güle oynaya geçtiler. Bu arada bazı kişilerin, tahsildarlara ait kulübelerin güneşliklerini ve oturma mahallerini yaktıkları görüldü. Köprü parası böylece tarih oldu. 

"İSTANBULLULARA GEÇMİŞ OLSUN" 

Köprü ücreti kaldırıldığı 40 paraydı. 1 Haziran sabahı insanlar o kadar kanıksadıkları köprüden ellerini kollarını sallayarak özgürce geçince, İstanbul’u bir bayram havası sardı. Gazeteler, “85 senedir bu 40 paralık belayı çeken İstanbullular’a geçmiş olsun” başlıkları attılar. Bunun bir medeniyet devrimi olduğu vurgulanırken, “Tahsildar adı verilen kişilerin yol kesmesine, markajına, para vermekte geciken kişilerin yakasına yapışmalarına, 'kokona', 'babalık' şeklindeki hitaplarına maruz kalmadan köprüyü kat edebileceksiniz. Köprücüler yüzünden vapuru kaçırma endişesi de ortadan kalktı” yorumları peşi sıra geldi.

O tarihten sonra paralı olup sonra ücretsiz olarak bir köprüden geçildi mi inanın sizin gibi bende bilmiyorum.

patronlardunyasi.com